Çöp Torbası Ve Hayatın Yükleri
Çöp Torbası ve Hayatın Yükleri


Sabahın erken saatleri… Henüz kahve bile içilmemiş, gözler
tam açılmamış. Ama mutfakta bir görev bekliyor: çöp torbası dolmuş. Ağzına
kadar. Bir günün, belki birkaç günün birikimleri... Kabuklar, ambalajlar,
kullanılmayanlar, unutulanlar… Hayat gibi. Çöp torbasını bağlarken insan ister
istemez düşünür: “Ne çok şey birikmiş.” Sadece mutfakta değil, içimizde de.
Söylenmeyen sözler, ertelenen kararlar, kırılan kalpler, tutulmayan sözler…
Hepsi bir torbanın içinde... Görünmez ama ağır. Sonra o torbayı alırsın, kapıya
yönelirsin. Belki merdiven inersin, belki asansöre binersin. Ama o torba
elindedir. Hayatın yükü gibi... Kimse görmez, kimse bilmez. Ama sen taşırsın.
Sessizce.
Çöp kutusuna attığında bir hafiflik gelir. Sanki bir
şeylerden kurtulmuşsun gibi. Ama bilirsin ki, yarın yine dolacak. Hayat bu. Her
gün bir şeyler birikir, her gün bir şeyler atılır. Önemli olan, biriktirmemek...
Zamanında fark etmek, zamanında bırakmak... Ve bazen, o çöp torbası sana şunu
fısıldar: “Hayat, temizlenmeyi bekleyen bir mutfak gibidir. Ne kadar düzenli
olursan ol, bir şeyler hep birikir. Ama sen yeter ki farkında ol, yeter ki
cesaretin olsun atmaya.”
Her sabah bir görev gibi... Mutfakta dolmuş bir çöp torbası.
Sessizce bekliyor. Kimse ona bakmıyor, kimse onunla konuşmuyor. Ama o orada.
Bir günün, belki birkaç günün tanığı... Elimizle attığımız her şey, aslında
içimizden geçen bir düşüncenin, bir hissin, bir kararsızlığın izi. Bir muz
kabuğu: “Bugün sağlıklı besleneceğim,” diye başlayan ama öğleye doğru pizzayla
bozulan bir niyetin kanıtı. Bir kahve filtresi: “Biraz daha uyanık olayım,”
diye içilen ama yine de dalıp gidilen bir sabahın kalıntısı. Bir boş çikolata
ambalajı: “Sadece bir tane,” diye başlayan ama vicdan azabıyla biten bir
kaçamak.
Çöp torbası doldukça insan fark eder: Hayat da böyle
biriktiriyor. Küçük kararlar, büyük pişmanlıklar, unutulan sözler, ertelenen
hayaller… Hepsi bir torbanın içinde... Görünmez ama ağır. Ve biz, her sabah o
torbayı alıp dışarı çıkarırken, aslında içimizdeki yükleri de taşırız. Kimse
görmez, kimse bilmez. Ama biz biliriz. Merdivenlerden inerken torba hafif gibi
gelir. Ama bazen bir düşünce takılır akla: “Bu torbanın içinde ne var?” Sadece
çöp mü? Yoksa dün geceki tartışmanın izleri mi? O cevapsız mesajın sessizliği
mi? Ya da bir türlü cesaret edilemeyen o adımın ağırlığı mı? Siz siz olun
çöpleri fazla biriktirmeyin, ağırlık yapmayın
Çünkü bazı yükler, sadece çöpe atılınca hafifler, vesselam.
Mehmet Aluç
- Yorumlar 4
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.