Mansî der ki sabır gerek
Hayat nefes çarpan yürek
Hak’tan gelir ferman direk
Kendin almak yetmiyor mu?
Sabrın sonu selamettir
Bu devir farklı hocam kimseye yetmiyor ne güzel anlatmışsın duygun daim olsun
Saygılarımla
Bu gönülden gelen bir duygudur. Asla yalan kabul etmez.
Yalan olunca sevgiye ihanettir değerli şairem.
Şairler gönülden seven insanlardır.
Hele ki gönlü insan sevgisiyle dolu değerli şairem. O asla kimseyi yalandan sevmez.
Selamlarımla.
Yalandan seven, yalandan sevilir. O sebeple hiç bir zaman yalandan sevmemek lazım.
Selam ve saygılar.
İnsan azla yetinmeyi bilseydi bu kadar çok savaş olur muydu hiç?
Selam ve saygılar.
Güzel bir şiir tebrikler selamlar
Bu şiir, derin bir melankoli ve aşkın yaralı izleriyle dokunmuş, şairin iç dünyasının kaotik ama bir o kadar da zarif bir yansıması. Şehir, serçeler, göğün çadırları ve kuş yumurtaları gibi imgeler, doğanın ve insan ruhunun kırılganlığını ustalıkla harmanlıyor. Şiir, aşkın pamuktan lehçesinden tutun da yoldan çıkan düşlerin vedasına kadar, hem isyankâr hem de teslimiyetçi bir tonda ilerliyor. Şairin kalemi, nefsle sükûnun, özlemle acının arasında gidip gelirken, her dizede bir yaranın dikiş tutmaz izlerini bırakıyor. Maviden çalınan umut, yeşeren tohum ve gök kubbede asılı rubai gibi güçlü metaforlar, evrensel bir yalnızlık ve arayış hissini çağırıyor. Kısacası, bu şiir, ruhun kaybolmuşlukla barışık ama bir o kadar da huzur arayan çığlığı; her okunduğunda başka bir yaranın örtüsünü aralıyor. Kutluyorum sevgili Gülüm'ü...
Yalnızlık Allah'a mahsus derler
Zordur yalnız yaşamak
En azından insanın bir dostu olmalı içini boşaltacak
Güzel bir çalışma
Nice böyle şiirlere
Tebrik ederim
Selam ve sevgiler
Hocam,
Şiirinizde gökkuşağının canlılığı ve parlaklığı öne çıkıyor; okurken renklerin ve duyguların iç içe geçtiğini hissediyorsunuz.
Hocam, “Saçlarından, yüzüne akan pırıltı tanecikleri” kısmı özellikle dikkat çekici; hem görsel hem de duygusal bir yoğunluk katıyor.
Hocam, şiir, nadir güzellikleri ve özel anları yakalama hissini çok iyi aktarıyor; okuyanı düşündürüyor ve belleğinde bir iz bırakıyor.
Selam sevgiler.
Hocam,
Şiirinizde yalnızlık ve içsel yolculuk öylesine güçlü ki, okurken insan hem kendi içine dönüyor hem de etrafındaki dünyayı yeniden sorguluyor.
Her dize, bir ruh hâlinin yankısı gibi; hem melankoli hem de umut taşıyor.
“Gece mehtap rengi, ruhuma sevinç katsın…” tekrarları, şiirin karanlık atmosferinde bir ışık, bir nefes alanı yaratıyor ve ritmi güçlendiriyor.
Yalnızlık burada bir savunmasızlık değil, daha çok ruhun kendi derinliklerini keşfetme hali olarak geliyor.
Şiir adeta bir içsel yolculuk haritası sunuyor; okuyanı hem düşündürüyor hem de kendi duygularıyla yüzleşmeye davet ediyor.
Samimi bir dokunuşla söylemek gerekirse, bu şiir hem yoğun hem de derin bir his bırakıyor; okuyucuda iz bırakacak türden.
Selam sevgiler.
Bu atalar da hiç söylenilmemiş bir söz bırakmamışlar ki biraz da bizler söyleyelim üstadım.
Her konuda kalem oynatmışlar.
Selamlarımla.
Hangi atamız ne söylemiş biliyorsak o artık ata sözü değil vecize oluyor da şimdiki nesil vecize diyemediği için ''Özlü söz '' Diyor
Ama bir sözü hangi atamız söylemiş bilmiyorsak ona ''Ata sözü '' diyoruz.
Yani Fatih Sultan Mehmet'in sözü ( Ki bazıları Mete Han'a ait olduğunu iddia eder. ) bir vecizedir.
''Sakla samanı gelir zamanı'' diyen atamız kim bilmiyoruz. O sebeple de bu söz ata sözü oluyor.
Selam ve sevgiler.
Hayatımda üç defa morga girdim.
İlkinde henüz dokuz aylık bir bebekken tüm vücudu kangren olan ilk evladımın naaşını aldım.
İkincisinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde hayata gözlerini yuman Annemin naaşını aldım.
Üçüncüsünde Fethiye Devlet Hastanesinde son nefesini veren babamın naaşını almak için girdim morga.
Her üçünde de ağladım elbette ama bazıları gibi kafamı duvarlara vurmadım.
Yaş 71... Rabbimden niyazım ben bir daha morga girmeyeyim, bundan sonra benim için girilsin morga.
Evet, yine etkileyici bir hikayeydi. Tebrikler.
Selam ve saygılar.
Selam ve saygılar
hocam
şiiriniz insanın kalbine dokunuyor, hüzünle huzuru aynı anda hissettiriyor
satır satır ilerlerken sanki geceyle sabah arasında bir yolculuğa çıktım
bazı dizelerde öyle bir durdum ki, hocam, sanki kendi içimden bir sesle konuştum
özellikle kul hakkına dair söylediğiniz yerde kalbim titredi
çünkü bu hayatta belki de en çok unuttuğumuz hakikat bu
dostane bir sofra başında oturmuş gibi samimi hissettirdi mısralarınız
hocam, yine merak ettim: sizce insanı daha çok büyüten şey
gecenin karanlığında sabahı beklemek midir
yoksa sabahın aydınlığında geceyi hatırlamak mı?
selam sevgiler
Görsün menfaati, dağları aşar
Fikirler bozuksa düz yoldan şaşar
Her gün başka başka bir karı boşar
Yeter ki parayı bulmayagörsün.
Diyerek ben de eşlik edeyim dedim şiire.
Evet, oldukça güzel ve ilham verici bir şiirdi. Tebrikler.
Selam ve saygılar.
Harika bir şiirdi üstadım.
İnsan ruhunun çelişkilerle dolu yolculuğunu
ve varoluşsal arayışını yoğun bir duygusallıkla işlemişsiniz.
Hayattan kaçış ve hidayete eriş arasındaki gelgitler,
bilinmezin günahı gibi imgeler, derin bir iç sorgulamayı yansıtıyor şiir.
Hüznün ve aşkın iç içe geçtiği bir atmosfer yaratıyor.
Melankolik ama anlam arayışıyla dolu bir tonda,
okuyanı düşünmeye ve hissetmeye sevk ediyorsunuz.
Her şey gönlünüzce olsun.
Selam ve saygılarımla
Çok güzel bir şiir olmuş.
"Hapanuva"ya hitap ederek geçmişe dönük bir özlemi
ve ilk aşkın masumiyetini yansıtmışsınız Üstadım.
Zamanın acımasız geçişi, kaybolan yıllar ve hayatın savruluşu,
"kırk takvim" metaforuyla güçlü bir şekilde ifade etmişsiniz.
Duygusal ama bir o kadar da hayatın gerçekliğini kabul eden bir tonda,
aşkın ve ömrün harcanışı arasındaki çelişkiyi hissettiriyor.
Samimi, dokunaklı ve hayatın geçiciliğini hatırlatan bir şiirdi
Daha nicelerine
Selam ve saygılarımla
Çocukluğumda en çok okuduğum kitabın adı '' Karanlık Gecelerin Nurlu Sabahı'' adlı dini bir kitaptı.
Evet her gecenin bir sabahı vardır. Rabbim en hayırlı sabahlara kavuştursun bizleri
Selam ve saygılar.
Harika bir şiirdi Mehmet Bey Üstadım.
Aşkın hayatı tatlandıran, yenileyen ve şifa veren bir güç olduğunu
ne güzelde yansıtmışsınız.
Mevsim metaforları ile ruhun tazeliğini vurgulayan
samimi ve çok sıcak dizelerdi.
Daha nicelerine
Selam ve saygılarımla
Şiiri okudum ve ''Keşke bestekar olsaydım. Bu şiir besteye oldukça uygun bir şiir.'' dedim.
Evet oldukça güzeldi. Zaman eskise de insanın gönlü eskimedikçe hep yeni kalır her şey.
Öyle yaşlılar bilirim ki yaş sekseni-doksanı bulmuştur yani zaman çok çok eskimiştir ama vatandaş bakarsın yetmiş sene önceki kadar aşık hâlâ sevdiğine..
Zamanı eskitip kendisi eskimeyenlere ne mutlu.
Selam ve sevgiler.