Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Teşekkür ederim hocam ne güzel haz vermiş daim olun
Tebrikler Şampiyon gardaşım, şiirler ayrı bir madalya gecenin. duvarına asılan Kutlarım Düzeltme yerini buldum
Ben ödevimi yaptım öğretmenim ama sınıfta kaybettim kesin yanımdaki Hayriye yırttı attı çünkü o hep kıskanır beni öğretmenim. Geçmişi hatırlamak güzeldi satirlarınizda hocam Saygılar selamlar
Beğeni ile okudum yüreğinize kaleminize sağlık Çok duygulandırdı anlamlı sözleriniz Gönülden kutlarım şairem🤲🌹
Yüreğine gönlüne sağlık
Üstadım; Derin ve etkileyici bir şiir olmuş Adaletin yitirildiği, ahlakın çöktüğü bir çağın sonunu güçlü imgelerle anlatmışsınız. Kısaca: Düşündürücü, sarsıcı, hakikati hatırlatan bir çağrıydı bu. Umarım bu sesleniş çokça insanların kulaklarına ulaşır. Her şey gönlünüzce olsun. Selam ve saygılarımla
Güne yakışan ve yerini bulan bu güzide şiir için gönülden kutlarım Gülüm şairem 'Aşkla yaşarım Aşkla yazarım İçimde saklı cennetin duvarlarını aşarım' Tam bir şair ruhu Öyle olmasa idi yazılanların kıymeti harbiyesi olur muydu hiç Hissetmeden yaşamadan ne yazılabilir ki? İlhamınız âli olsun En kalbi muhabbetlerimle💐
Hocam Şiirinizde zaman, adalet ve doğa imgeleri bir arada güçlü bir şekilde işlenmiş. Kış ve bahar metaforlarıyla yaşamın döngüsü güzel yansıtılmış, uyarı ve hatırlatma tonları okuyan üzerinde etkili bir iz bırakıyor. Dizeler hem düşündürücü hem de akıcı bir ritimle ilerliyor, son kıtadaki uyarı hissi güçlü bir kapanış sunuyor Selam ve sevgiler
hece şiirinin duayenidir Harun Hocam yüreğinize bin sağlık içten selamlar saygılar kıymetli hocam
Bir gün Atatürk ve yakın arkadaşı -yaveri Nuri Conker Ankara'da birlikte ama sadece ikisi dolaşmaya başlamışlar. Derken yaşlı bir adam görmüşler ve onunla az muhabbet etmişler. Bu muhabbet esnasında yaşlı adam devamlı Atatürk'ün kahramanlıklarından bahsedince Atatürk sormuş. ''Sen Atatürk'ü tanıyor musun'' Yaşlı adam cevap vermiş. '' Nasıl tanımam ki. Bembeyaz sakalları göbeğinde olan nur yüzlü bir yaşlıdır o. Her hafta Hacıbayram Camiine gelir Cuma namazına.'' Nuri Conker tam '' Karşındaki adam Atatürk'tür. Ne sakalı ne yaşlılığı '' Diyecekken Atatürk işaret eder ''Sus'' diye. Adamın yanından ayrılırlar; Nuri Conker sorar: '' Paşam niye ona gerçeği söylememe izin vermediniz?'' Atatürk cevap verir '' onun hayallerindeki Atatürk'ü yıkmanın anlamı var mı? Evet, ben de senin hayallerindeki Sami Hoca'yı yıkmamak adına bu yazı ile ilgili yoru...
Nazlı bir tayın ayaklarına pek güvenmem zira Ziya Paşa'nın da dediği gibi '' Allah'a sığın hal-i selimin gazabından zira / Yumuşak huylu atın çiftesi pektir.'' Ama sizin şiirlerinizdeki zarafeti, inceliği, nezaketi her zaman beğenmişimdir. Selam ve saygılar.
Baba özlemini dile getiren oldukça acıklı ve duygusal bir şiir okudum.Hiç bir şey Anne ve babanın yerini tutamaz,Annesız babasız çocuklar daima boynu bükük kalır Sanırım yokluğunda hırçınlaşıyorum, Dağılıyorum, .Baba evin direğidir. Baba olmadımı çocuklar daima sorunlu yetişiyor. Selam ve saygılarımla....
Mizah derken işte tam da benim belirttiğim bu mizahtı bir şiirimde şaire kardeşim.Fakat rağbet görmedi.Yorum yazmaya bile layık olmadı. Edebiyatımızda mizah türü vardır. O tarzda nice eserler verilmiştir. Ama dini, milli değerlerimizi, ahlak ve edebimizi yıkan sözüm ona mizah kılıfına uydurulan şeyleri asla tasvip etmeyiz. Maalesef sosyal medya altında her şeyimizi yıktılar. Ne kadar güzel tarif etmişsiniz günümüzdeki her ahlaki değerden soyutlanan yaşam tarzını. Kaleminiz daim olsun. Selamlarımla.
Beni ağlatan hüzünlü şiirinizi aynen kendi düşüncelerim yerine koyup dertlendim, düşündüm, her an onunla konuştuklarımız, çocuklarımızın dedelerine olan derin hasretleri aklıma gelince O'nu yanımdaymış gibi hissederek O'nu bana söyletir, ben O'na söyler dururum. Hele marketlerden aldığım ağırlıkları eve taşırken, sanki benimle yürür gibi altmış yetmiş yıl önceki O'nun yirmi kiloluk sepetle pazar yerinden eve gelişimiz hiç aklımdan çıkmaz. Şimdilerde; "Bak baba, biz de düştük mü senin durumuna..." diyerek, "Eh oğlum, her eşek ölünceye kadar evinin yükünü taşımaktan bıkmaz, çünkü orası onun ailesi, kutsalıdır..." demesini söylene söylene rahmet niyazlarıyla, biraz da rahatlayarak, ben de evimin yüklerini taşırım. Zira artık yaşlı iki karı- koca olarak kaldık. Hayat böyle işte diyerek satırlarıma son verirken, sizin de babanıza, tüm geçmişlerimize rahmetler göndererek selamlarımı iletiyor, gözlerinizden öpüyorum. Allah'a emanet kalın. (Aksakal)
HOCAM, yaşanan bu kırgınlıkları, ihanetleri ve kalpte biriken acıyı dile getiriyor. Biz de okurken, insanın sınırlarını koruması, geçmişin yüklerinden sıyrılması ve huzura yönelmesi gerektiğini anlıyoruz; inşallah herkes kalbinde barışı ve huzuru bulur. Selam ve sevgiler.
İçi boşaltılan kavramlarımızdan birisi de bu aşk kelimesi oldu maalesef değerli üstadem. Gerçek manası sizin şiirinizde belirttiğinizdir. Yoksa şimdikilerin anladığı gibi iki cinsin birbirine duyduğu cazibe değildir. Aşk çile ister, vefa ister, fedakarlık ister, sadakat ister , sabır ister. İster de ister… Mecnun olup çöllere düşmeyi, Ferhat olup dağları delmeyi, Kendini maşukun uğruna feda etmeyi gerektirir. Gerektirir de gerektirir. Saymakla bitmez. “O aşkından yandım bittim “diyenler yalan söylüyorlar. Öyle olmasa altı ay sonra mahkeme kapılarına yığılmazlardı. Aşk, Hz. Ebubekir’in Hıra’da ayağını yılanın ısıracağım bile bile yılan deliğine kapatabilmektir. Aşk O’nun uğruna maldan mülkten anadan babadan vazgeçebilmektir. Selamlarımla değerli şairem.
Sayın Kızıltan, Yine kaleminizden farklı bir şiir tarzı dökülmüş sayfaya. Metafizik ile gotik-epik tarzın muhteşem bir bileşimi olmuş. Eski aşklara vedalardan yeniden doğuş ritüelini yazmışsınız. İçinizde ki ‘’keşke’’lerden kurtulmak adına ruhunuzdaki siyah dahil yeryüzünün bütün renklerindeki eski aşklarınıza veda ederek ‘’yaşasın ruhumun özgürlüğü’’ demişsiniz demiş olmasına da…….acaba……. Her veda sözcüğü unutmamanın sonucudur. Spinoza, Freud ve ciovan karışımı hayat felsefesi ile psikolojik betimlemeleriniz ‘’benim satır aralarımı iyi oku’’ diyor…… Kısaca özetlersem…… ****************** Aşklarım gölgelerdi Ben artık ışığın kendisiyim Her veda, zincirlerimin kırılışıdır Her hayalet, ruhumdan düşen bir deri Ben, geçmişin kafeslerini yaktım Küllerinden değil külleri geride bırakışımda doğacağım ******************* demişsiniz. Harika bir felsefi olgunluk içinde… Ve güne muhteşem yakışmış di...
Nurettin hocam harika şiirinizi can-ı gönülden kutlarım selamlar hayırlı cumalar.
Sevgi ne güzel ifade edilmiş şiirde...Çokça tebrik ediyorum sevgi dolu dizelerin şairini...Sevgilerimle...
Hayat bazen gerçekten de ağırımıza gidiyor ama bu diyardan gidene kadar bu deveyi güdeceğiz. Öyle ya da böyle. Selam ve saygılar.