Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Güzel bir şiirdi beğeniyle okudum Nurettin bey kardeşim. Yalnız son dörtlükte uyak sistemi bozulmuş mu yoksa bilerek mi öyle yaptınız? abab/cccb/dddb/ şeklinde giderken son dörtlükte efeb şekline dönüşmüş. Acaba dikkatten mi kaçtı? Selamlarımla.
Nurettin hocam göz üzerine çok güzel şiirler yazılmıştır bu şiirde onlar gibi çok çok güzel bir şiir can-ı gönülden tebrik ederim HOCAM kabul buyurursan bu dörtlükte benden olsun selamlar hayırlı CUMALAR.. ************************************ Özenmiş özünden vermiş yaradan Türlü güzelik ler dermiş yaradan Her bir güzelliği sermiş yaradan Gönlümü kuşattı kara gözlerin
Bu metin, derin bir aşkın ve tasavvufi bir hissiyatın yoğun bir şekilde işlendiği, ruhani bir yolculuğun izlerini taşıyan bir şiir. Şair, vahdetü’l vücut felsefesine göndermeler yaparak hem aşkı hem de ilahi bir arayışı dile getiriyor. Kelimeler, mistik bir atmosfer içinde akıyor; yıldızlar, sema, Zühre gibi imgelerle kozmik bir bağ kuruluyor. Aşk, burada hem dünyevi hem de manevi bir anlam taşıyor. "Bir’i arar, Bir’i sorar, Bir’i söylerim" ifadeleriyle varoluşsal bir döngüye işaret ediliyor. Şiirin akışı, derin bir cezbe ve teslimiyet duygusuyla örülmüş. Şair, aşkın yakıcı ateşinde yanmayı, bu yolla hakikate ulaşmayı arzuluyor. Metin, okuyucuyu hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor. Kaleminize kuvvet.
Devlet aklı ve adalet, bir milletin varlığını sürdürebilmesi için temel unsurlardır. Metinde de ifade edildiği gibi, "Devletin dini adalettir" sözü, adaletin devlet yönetimindeki önemini vurgular. Adalet terazisinin bozulması, toplumun çöküşüne ve devletin yıkılmasına yol açabilir. Ayrıca, tarih boyunca devletleşme süreçlerinde elde edilen tecrübeler, modern devletlerin temelini oluşturmuştur. Ancak bu süreçte, demokrasi adı altında totaliter rejimlerin ortaya çıkması, demokrasinin istismar edildiğini gösterir. Türk milletinin fay hatları olan dil, din ve mezhep gibi konulara dikkat edilmesi gerektiği de önemle belirtilmiş. Devletin tüm vatandaşlarına eşit hizmet sunması ve ayrımcılıktan kaçınması, iç cephenin sağlam kalmasını sağlayacaktır. Sultan 2. Mehmet'in sözleri, akıl, ahlak ve adaletin bir devlet için ne kadar hayati olduğunu açıkça ortaya koyar. Kısacası, devlet aklı; liyakat, tecrübe ve adaletle hareket ederek milletin birliğini ve geleceğini korumalıdır.
Evet, iyi insanlar azınlıkta ama unutmamak lazım ki Hz. Peygamber de bir dava uğruna mücadeleye başladığında azınlıktaydı. Hatta öylesine azınlıktaydı ki tek başınaydı. Yani azınlık ya da çoğunluk çok da bir şey ifade etmiyor. Önemli olan doğru yerde durmak.. Selam ve saygılar.
Çok güzel bir aşk ve sevda şiiri olmuş. Can-ı gönülden tebrikler. Selam ve saygılar.
Bu dizeler, derin bir aşkın ve maneviyatın en yoğun şekilde hissedildiği bir içsel yolculuğu anlatıyor. Şiirin her bir kelimesi, insanın ruhsal arayışını, aşkın yakıcı ve dönüştürücü gücünü yansıtıyor. Sema ve ney gibi tasavvufi imgeler, ilahi aşkın büyüklüğünü ve insanın kendini bulma sürecini etkileyici bir şekilde tasvir ediyor. Özellikle "Yak beni, kül eyle yedi diyarda semalara dağıt beni" ifadesi, aşkın insanı nasıl tamamen sarıp yeniden şekillendirdiğini çok güçlü bir şekilde ifade ediyor. Bu metin, hem duygusal hem de manevi bir derinlik arayanlar için eşsiz bir ilham kaynağı. Tebrikler.
Gerçek o sevda o ki yarattığını hiç bir dem unutmaya Alemlerin Rahman ve Rahim olan Rabbine duyulan sevgidir ve kalp ancak Halim be Kuddus olanın evidir kirletmemeli... Kıymetli abim gönlünüzü ve ruhunuzu Aziz ve Kadir olana emanet ettik o ki emaetleri zayii etmeyendir. Kaleminiz kavi olsun Daima saygım ve hürmetimle...
Güzel bir sitem şiiri tebrikler. Kişi, mezar soracak duruma gelmişse sitem neye yarar onu da bilemem ya yine de vefasızlara sitem etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Selam ve saygılar.
Tebrikler Nurettin kardeşim güzel bir şiir Selam ve sevgilerimle
Ne kadar derin ve duygusal bir şiir... Her kelimesi, her dizesi bir özlemin, bir sevdanın yankısı gibi. İnsan, birini bu kadar içten özleyip her anında hissedince, zamanın ve mekanın anlamı kalmıyor sanki. "Her uyuduğumda sen, her uyandığımda sen..." ifadeleri, sevginin insanın ruhunda nasıl kök saldığını öyle güzel anlatmış ki. Ama en can alıcı soru sonda gizli: "Ne diye gittin ki benden?" İşte o soru, her şeyi özetliyor. Hem bir sitem hem de bir çaresizlik var orada. Çok etkileyici, yüreğinize sağlık! Kaleminize kuvvet. Muhabbetle.
Yürek hancı bizler de yolcu olduğumuz sürece daha çokkkkk uğrarız o hana değerli şairem. Uğrayalım ki bu bitmez tükenmez şiir aşkımız akımete uğramaya. Selamlarımla.
Filmlerde kan Dizilerde kan Senaryolarda kan Şiirlerde kan Romanlarda, hikayelerde kan Haberlerde kan… Kısacası her taraf kan kokuyor. Gençler elini kana bulamasınlar da ne yapsınlar? Kanla yatıp kanla kalkıyorlar. Selamlarımla Erhan hocam.
Şiiriniz, derin bir aşkın ve yalnızlığın izlerini taşıyan bir duygu seli gibi. Kelimelerin yoğunluğu, sevdanın hem yakıcı hem de sarmalayan doğasını ustalıkla ifade ediyor. "Dört kıyısı virane ruhum" ifadesi, insanın içsel çalkantılarını ve kırılganlığını çarpıcı bir şekilde dile getiriyor. Kaleminiz, aşkı bir yandan göklere yükselen bir merdiven gibi tasvir ederken, diğer yandan acının ve özlemin derinliğini yansıtan imgelerle süslüyor. Doğanın unsurlarıyla harmanlanmış bu ifadeler, metne mistik bir hava katıyor. Özellikle "Deli ormanlar gibi için için yandığımdan" dizesi, aşkın tutkulu ama bir o kadar da yakıcı yanını gözler önüne seriyor. Bu metin, hem bir sevda ağıtı hem de bir içsel yolculuk gibi okunabilir. Muhabbetle.
Merhaba Adem Beyciğim, öznesi tüm derinliği ile "hayat" olan çok anlamlı bir şiir okudum kaleminizden, ağırlığı İslami inanç olmakla birlikte insan hayatının evrenselliğine de her yönüyle yer veren harika bir şiirdi. Tasavvufi öğeler şiirin tüm ruhuna sahip olsa da; hal/haliniz/halimiz/haller her inançta hepimiz için anlaşılabilir, izah edilebilir sadelikte ifadelendirilmiş, bence. Kullandığınız genele şamil kabûl edilebilir üslubunuz her lisanda vücut bulabilecek nitelikte. Bana ilham verdi ve şiiri okuduğumdan bu yana yaklaşık 8 saattir layığınca İngilizceye çevirisi üzerinde çalışıyorum, batı edebiyatının önceliklerini de ihmal etmemeye çalışarak. Uygun bir bölümde paylaşacağım sitede, inşaAllah. Yorum hanesine yapıştırmak çok anlamlı gelmedi bana. Kutluyorum Çokçana Çokçana. Selam ve saygılarımla çağatay
Değerli hocam, Çok çok birikmiş sitemler. Bu yaşa kadar kırıp dökmediyseniz, helâl olsun sabrınıza.... Yakında köye yolculuğum var bir köylü şapkası alacaktım. Bu anlamlı Siirinizi okuyunca arafta kaldım Vazgeçebilirim:)) Elinize emeğinize sağlık. Şiiriniz dedemi hatırlattı. Solmasın kaleminiz Saygılarımla Hocam
Şiiriniz, bireyin içsel çatışmalarını ve toplumsal baskılar karşısındaki isyanını güçlü bir şekilde dile getiriyor. Melankolik bir tonda yazılmış, derin bir yalnızlık ve anlaşılmama hissi barındırıyor. Modern dünyada, bireysel özgürlüklerin kısıtlanması ve geçmişe olan bağlılığın yok sayılması temaları dikkat çekici. Şubat güneşi metaforu ise varoluşun anlamsızlığını ve görünmezliği etkileyici bir şekilde ifade etmiş. Şiirdeki "küfürbaz" ve "âsî ihtiyar" betimlemeleri, ruhsal yorgunluğu ve yılgınlığı somutlaştırıyor. Toplumun dayattığı kurallar, bireyin hafızasına ve kimliğine yapılan müdahalelerle birleşince, bu isyan daha da anlam kazanıyor. Kaleminiz, hem bireysel hem de toplumsal bir hesaplaşma içinde. Etkileyici bir anlatım. Kaleminiz var olsun.
aşina olduğum yetkin kaleminizden okuduğum, derine vuran bir eserdi ... kutlarım saygımla
Okurken haz aldığım dizelerdi...Yazan ve düşünen yürek var olsun. kutlarım saygımla
Çok kısa... Kısalığına ters orantı çok uzun anlamı olan usta işi bir şiir olmuş. Kısa yazıp, çok şey anlatabilmek, her kalem erbabının harcı değildir. Tebrik ederim güzel şiirnizi ve usta kaleminizi. Selam ve saygılarımla...