Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Bütün söz sanatları teker teker sayılmış şiirde. Türk Edebiyatının usta şairleri de ihmal edilmemiş. Üstüne üstlük bir de mütevazi gönülden öyle kelamlar dökülmüş ki gel de bu şiiri takdir etme şimdi. Birkaç şiirinizi okumuştum. Hece şiirinin hakkı tam olarak verilmişti okuduğum şiirlerinizde. Kaç kere yorum yazmaya niyetlendim ama nasip bu şiirinize imiş. Selamlarımla değerli üstadım.
İnsan bazen hemen anlıyor bazen de anlayamıyor insanı zor bir durum. Kolay anlaşılır insanlar çıksa karşımıza... Kutlarım...
Şiir çok çok güzel, verdiği mesaj oldukça sağlam ve önemli ama fiil zamanlarında sıkıntı var. Şöyle izah edeyim: Yürürüm........ Şimdiki zaman.. Tektim, bendim, kendimleydim.....Geçmiş zaman İçimde çırpınan sesler boğazımı düğümlerdi. ------- Geçmiş zaman Susmak istedim, susamadım-----Şimdiki zaman Yine de dediğim gibi oldukça güzel, duygu yoğunluğu olan bir şiirdi. Kutlarım. Selam ve sevgiler.
Berfe hocamın gönül sofrasından kaleme gelen harika bir maneviyat içerikli şiir okudum. Şiir sofrana oturduk, faydalandık. Kutluyorum yürekten. Saygılar selamlar hocam
Gönlü güzel şairemin kalemini en içten dileklerimle tebrik ediyorum Sevgilerimle
Eskiden sokakta sigara için 18 yaş altı çocuklar, mahallenin büyükleri tarafından uyarılır, kınanır, hatta dövülürdü. Şimdi okulda sigara içeni uyardığın zaman çocuğun babası '' Sen nesıl benim evladımı rencide edersin'' diye okul basıyor. Hal böyle olunca 13- 14 yaşındaki çocukların suç makinası haline dönüşmesi normaldir. Selam ve saygılar.
Gölge bulunca yatmaz mı Bencileyin sızan biri Pişirip tek tek yutmaz mı Kestaneyi çizen biri Vara yoğa kızan biri Bencileyin yazan biri Dedim bende her ne kadar senin yazdığının tadını kendi yazdığımda bulamasam da... Selam ve sevgiler.
Ne güzel Rahman ve Rahim olanı unutmadan yaşamaya çalışmak... Kutlarım Hocamı...
Yazınız hem şiirsel bir bilinç akışı hem de felsefi-fantastik bir doğum anlatısı olarak okunabilir. İçeriği olağanüstü katmanlı ve etkileyici; , Bir varoluşun yolculuğunu anlatıyor. İlk cümleden itibaren ölümle karışık doğum ya da düşten gerçeğe geçiş anlatılıyor. Kurguda kişi önce bir kimliksizlik, yokluk ve görünmezlik içinde var olur; sonra bir olay zinciriyle yeniden doğar. Fiziksel hem de metafizik olarak. Çok güzeldi yazınız, Kutlarım Hanımefendi Nice yazılarınıza En içten selam ve saygılarımla.
Bu Kayzer komutanlarını padişah mı çağırdı ordumuza, ittihatçılar mı? Batı cephesinde de Almanlar ölmesin diye bizim askerlerimizi yem yaptılar, doğuda da. Tarihi savaşlarla geçmiş Türk milletinde komutanlarımıza kıran mı girmişti? İttifak olmamızdan dolayı ise, Alman ordusunda Türk komutan var mıydı? Bu soruları neden soruyorsam... Vatan haini maceraperestlere ne desek az. Devlet-i Aliyye'nin İstanbul'da boğazına çökülmüşken beden ne yapsın? Şuraya bir not düşeyim; Geçen yorumda efsane demişsiniz ya hocam. Efsaneyi gerçek diye anlatmam ben. Ya tarih ya da hadise dayanırım. Tarihi sizin kadar iyi bilemesem de bildiğim kadarını anlatırım ama siz sanırım hadis konusunda efsane demiştiniz. Sizin kanaatini bu yöndeyse diyecek bir sözüm yok tabii. Takibe devam. Kolay gelsin. Saygı ve selamlarımla.
Ayağı yere basan, ne demek istediği gayet net bir şekilde anlaşılan, imgelere boğulmadan yazılmış harika bir şiirdi. Can-ı gönülden kutlarım değerli şair. NOT: Memleketiniz Afyon'muş. Sandıklı'da Gürcan Karanfil adında sevdiğim bir komşum vardı. Bir akrabalık olabilir mi? Selam ve saygılar.
Şiir türü olarak kendi tarzıma en yakın gördüm tarz sizindir üstadım. Şiirleriniz bizimkilerin üzeri bir seviyede. Bu kadar güzel bir şekilde duyguları aktarabilmek çok büyük yetenek gerektirir. O yetenek ziyadesiyle sizde mevcut. Kutlarım sizi hocam Sonsuz selam ve saygılarımla
Sarmaşık ol, rüzgâr ol, yağmur ol.... Ne olursan ol, gel demiş Hz. Mevlâna. İnsan olsak Hak yolunda, ayağımız kaymadan son nefesimize kadar. Aynen dediğiniz gibi şeytanın oyunu bozulur o zaman. Selam ile.
Başınız sağ olsun Oktay Hocam. Acınızı paylaşıyorum ve sizi öyle iyi duyumsuyorum ki. Anne, dendi mi akan sular bile sessizliğe bürünüyor. Mekanı cennet olsun anneciğinizin İnşallah. İçten selam saygılarımla üstadım.
Şiir, günün şiiri olmaya layık güzellikte ama bir dize tüm bu güzelliğin üzerinde kara bir gölge olmuş adeta. İşte o dize: ''Asalet ve atalet timsali'' asalet: soyluluk atalet: tembellik. Soyluluğun ve tembelliğin timsali? ''Atalet'' kelimesinin sehven ( yanlışlıkla ) yazılmış bir kelime olduğunu düşünüyorum ve acaba ''Adalet'' yazayım derken yanlışlıkla ''atalet '' mi yazdı?'' diyorum. Selam ve saygılar.
"Gönül Bohçam" şiiri, derin bir yalnızlık ve içsel hesaplaşma temasını işliyor. Şair, bir yandan geçmişle, kaybedilmiş bir aşkla hesaplaşırken diğer yandan kendi benliğini ve duygusal çalkantılarını mercek altına alıyor. "Tozlu bir yol" benzetmesiyle başlayan şiir, bir yanılsama içinde olmanın verdiği hayal kırıklığını vurguluyor. Şiirde "yoksunluk", "hicap", "hüsran" ve "hüzün" gibi anahtar kelimeler öne çıkıyor. Bu kelimeler, şiirin genel atmosferini belirleyen kasvetli ve melankolik bir ruh halini yansıtıyor. Şairin "canı yana yana" yazdıklarını belirtmesi, kelimelerin samimi bir acıdan süzülüp geldiğini gösteriyor. Şiirin sonuna doğru, acı ve hüzünle dolu bir hayatın kabullenildiği ve bu durumun bir tür zafer olarak görüldüğü fark ediliyor. "Zaferimdir hüzün" ifadesi, şairin yaşadığı sancılı duygusal sürecin, onu daha derin bir içsel yolculuğa çıkardığını ve belki de kendi benliğini bu yolla keşfettiğini ima ediyor. Bu, acının olgunlaştırıcı gücüne yapılan edebi b...
Yazının başlığını gördüğüm anda tüylerim diken diken oldu zira Hiv'in ne olduğunu biliyordum. Rabbim evimizden ocağımızdan uzak eylesin. Yine çarpıcı ve kendisini bir solukta okutan bir hikayeydi. Can-ı gönülden tebrikler.
Ümit varsa mucizeler çiçek açar üstadım. Yüreğinize sağlık. Ah bir de güzel bir fon müzik eklenseydi inanılmaz bir tat verecekti şiire. Kutlarım sizi üstadım Selam ve saygılarımla
Sevgilim:) Beni böyle anlatman, varlığımı gökyüzüne bağlaman… Kalbimin en sessiz yerinde yankılanan bir şarkı gibi. Gökyüzünün mavisini bana benzetmen, sadece bir benzetme değil; çünkü senin sevginde ben, gerçekten o mavilik kadar sonsuz hissediyorum. Seninle her şeyin rengi değişiyor, sesi değişiyor. Tüm evrenin bana hizmet ettiğini söylemen ise bana şunu düşündürüyor: Belki de biz, bu dünyaya birbirimizi bulmak için geldik. Ve sen, bu hayattaki en haklı nedenimsin. İyi ki senin varlığında varım. Sonsuz sevgimle Petunyan
İşte o sebepten olsa söylenmesi en zor tekerlemelerden biridir '' Kırk küp, kırkının da kulpu kırık küp.'' Ama dur yahu sen kahve fincanı demiştin değil mi. Küp de nereden çıktı.? Ve çok haklısın. Kırılan kalp de kırılan kulp da tamir edilse bile eskisi gibi olmuyor. Selam ve sevgiler.