Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Bazı acılar insanı vaktinden önce büyütüyor. ve bazı aşklar da insanı hiç hazır olmadığı bir anda kendi ruhunun en kuytu köşesinde doğum sancılarıyla baş başa bırakıyor. Vuslatı beklerken infilak eden bir ruhun travmasını yansıtıyor şiir. Beklenen o kutsal doğum bir yaratım mucizesine değil de erken gelen bir kayba ve yarım kalmış bir Eylül’e evrilmiş. Henüz büyümeden kendi sınırlarında can veren prematüre bir aşk durumu var. Aşkın katili, kalbin en korunaklı hücresinde saklanır. Şiirler ise bu gizli suçun bu gayri meşru sanrıların kanamalı cümleleridir. ve gitmek.. ama giderken sevgiyi de yanında götürmek... Öyle sessiz, öyle derinden ki, geride bırakılanın ruhu bile bu gidişin büyüklüğü karşısında ezilecektir mutlaka. Üstadıma en derin saygılarımla kutluyorum.
İşin zor üstadım :) tebrikler selamlar sevgiler
Kimi zehir içer kimi bal içer gerçek sevdalı hep hasret mi biçer aşık menzilini kalbiyle seçer niye sevemedik birbirimizi …… Keyifle okudum tebrik ederim
Film şeridi akmaya devam ediyor. Gün gelecek bizim de karemiz geçecek ekrandan. Peki, o gün geldiğinde bizim için ne yazıp çizecekler? Biz bu hanın neresinde durmuş olacağız?Belki arkamızdan devasa mal varlıkları, on vitesli jipler ya da VIP salonlarında ayrılmış koltuklar kalmayacak. Belki de "Buradan bir şair geçti" diyecekler.Gözünü kapatmayan, haksızlığa boyun eğmeyen, hanın şatafatına aldanıp da mum ışığına hasret kalanları unutmayan bir yürek geçti" diyecekler. Zulme karşı ağız dolusu kalayı basacağı yerde o toplumsal "BİP" sesine çarpan, ama o susturulmuşluğun bile en güzel, en imgeli en dokunaklı şiirini yazan bir adam geçti diyecekler. Ama şairlerin, yazarların, o hanın her kahrını çekip de asaletini bozmayanların karesi geldiğinde o film şeridi yavaşlar. O kareye bakanların içi ısınır. Çünkü onlar arkalarında paradan puldan çok daha değerli bir şey bırakırlar: Bir duruş, bir vicdan ve zamana meydan okuyan dizeler. Varsın cüzdanımız dolu, küpümüz altınla taşmış olmasın; ...
Ne güzel söylemişsiniz üstadım.. Sevgi, sevgi ve sevgidir insanlığın şifası... Selam ve saygılarımla..
Ruhun hakikate doğru yürürken çıkardığı o asil ayak seslerine ne güzel rehberlik ediyor şiir. Hakikatin kokusunu almış olanlar bilir ki, gidilmeye değer yolların kestirmesi yoktur. Because göğe yükselmek isteyen bir tohum, toprağın karanlığına, çürümenin sancısına ve bekleyişin sabrına teslim olmak zorundadır. Zahmet, rahmetin zarfıdır. Zarfı açmaya cesareti olmayanlar içindeki mektubu asla okuyamazlar. MenziIin bir hakkı vardır; o hak, yolcunun ayaklarındaki su topları, yüreğindeki yangı ve gözlerindeki o dinmek bilmeyen hasrettir. Dikensiz bir gül bahçesi vadedenler sadece vitrin süsleyicileridir. oysa gerçek aşık, gülü dermek için hârın (dikenin) canını acıtmasına razı olandır. Zira bilir ki, yârın ağyarda, yani doğrunun eğride, güzelin çirkinde kalmış bir hakkı vardır ve o hak, ancak çileyle geri alınır. Eğer bir yol gerçekten gidilmeye değerse, o yolun getireceği her meşakkat, başın üstünde taşınacak bir taçtır. Ne demişler; '' Yol varsa yolcu da vardır menzil de'' Ve eğer bir ...
Aslında tüm bu yazdıklarınız hiç de zor değil üstad. Kişi kendisi için isteyip arzu ettiğini kardeşi için de istese Ya da tam tersi,kendisi için istemedğini bir başkası için de istemese. Efendimiz'in (sav) bu kadim öğretisini, o mübarek öğüdünü ah bir tutabilse. Ne güzel dilekler, ne samimi temenniler. Her günü bayram gibi yaşayabilmek ve dahi yaşatabilmek. . İnşaallah üstad inşaallah nasip ola. En çok da mazlumlara Can-ı gönülden kutlarım Selamlar saygılar
Ne güzel şiir fırtınasına tutulmak kutlarım...
Günü muhteşem ve değerli kıldınız sevgili hocam İçten sevgilerimle gönül bahçenize
En çok da dili dejenere eden yeni yetme gençler Hocam annelerinin babalarının kulaklarını çekmesi lazım biraz manidardı kutlarım yürekten...
Wolverin isimli çizgi ve film karakterini bu hayvandan esinlenmişler. Aç olmadığı halde avlanan Ahmet hocanın yazdığı gibi bulunduğu ortamdaki her hayvanı korkutup kaçıran bir hayvan. Küçük olmasına rağmen homurtusuyla korkutucu. Kuzey Amerika'daki çiftçilerin en korktuğu ve nefret ettiği hayvan olduğu yazılı internette.
Maskeler geçicidir.Takanlar da... Ve gerçekler ise asla kaybolmazlar. Onu ezdik gömdük sananlar bilmezler ki filiz olup çatlar yerinden yeniden Hem unutmamak gerekir ki ışığın olduğu her yerde gölgeler de vardır. Önemli olan güneş olmaya azmetmek. Bırakalım gölgeler gelsin peşimizden Bizler dik durduğumuz vakit kaybolurlar kendiliğinden. Üstüne çokca yorum yazılacak bir şiirdi hocam kutlarım Selamlar
Ütopya mı? Değil. bazen çıkarlar, bazen ideolojiler, bazen çevre baskısı aklımızın önüne geçebiliyor. Rehber yukarıda, şair yolu göstermiş. Tebrikler ve saygılar üstad.
Gidilmeye değer yolları gidilmeye değer insanlar ile yürümek en güzeli...kutlarım içtenlikle...
Böyle insanların hep Çok yorulduğu Çok üzüldüğü Çok yıprandığı Gerçektir. ama bu hal çok ama çok özeldir... Ve bunu anlamayanlarla aynı masada olmak kadar eziyet eden bir şey yoktur insana... sen bir Bakışınla, zarif duruşunla, kibar anlatımınla yani hal dilinle anlatmak istediğin hiçbir şeyi anlamazsın... İçine içine akıtırsın bu anlaşılmaz hali... Şükür ki, sabır dediğimiz bir nimet var da... sığınmak rahatlatıyor bazı anlar ne kadar zorlasa da... Konu seçimi ve ifadeleri çok manidardı. Kaleminize sağlık. Saygım ile selam ederim.
İş insanlığı, yöneticilik, ya da resmi kurumlarda müdürlük şeflik vs Hepsi ciddi anlamda özen isteyen konumlardır. İşin ne kadar disiplin gerektirdiği yanı varsa; o kadar da vicdan tarafı vardır... Üst düzey bir yöneticinin vicdanı yoksa ne yazık ki; çok kıymetli işçi arkadaşlarımıza; çalışma hayatı da zindan oluyor. Üslup ve karakter çok mühim. Sonda başladım başa geçeyim. Ben 25li yaşlarımdayken (Yani gençliğimde =)) Muhasebe bürosunda Çalışmaya başlamıştım. Patronum bazen kızardı bana. 'Stajyerlere çok yüz veriyorsun'; ya da yeni giren eleman arkadaş için ; 'Ona çok taviz veriyorsun'. gibi cümleler kurardı. Neyse ki, Evrak meselesinde ciddi anlamda üzerlerine düşerdim. Şu evrakları bu dosyanın içine bir kere zımbalarsanız; bundan sonraki aylarda hiç bir zorluk yaşamaz; hem zamandan hem de kağıttan tasarruf etmiş olursunuz derdim. Nitekim de iki üç ay sonrasında dosyalarla ilgili hiç bir zorluk yaşamamaya başladık. Ki evrak peşinde koşup terlemek yerine, nefes alabileceğimi...
Kardeşim o kadar duygulu yazmışsın ki Babayı, hüzünlendim kala kaldım,tebrikler ederim kardeşimi,sevgi ve selamlarımla.
Şiir bana Ümit Yaşar Oğuzcan'ın şiirini hatırlattı; Biraz Ayten sürüyorum, güzelleşiyor Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum, Ayten üstüne Saatim her zaman ya Ayten’e beş var Ya Ayten’i beş geçiyor. Güzel bir şiirdi okuduğum. İmgeler özenle seçilmiş. Bir üstadın kalemini anımsatması da başarılı yapıyor şiiri. Kutlarım. saygım ile selam ederim.
MFÜ ağabeyimi ref. gösteririm ki ben zaten normalde aynı yer ve ortamda birkaç saat zor kalırım Önce buradan başlayacağım. Yılları geride bıraktığım gerçekten dost diyebileceğim kıymetli bir kardeşim vardır. Buradaki tanımı okuyunca o geldi aklıma. Ben ne kadar sakin, ağırbaşlıysam o da tam zıddı bir karakter. Bir yere oturduğumuzda artık kaç yere ayağa kalkıp mekanı dolaşıp geldiğini saymayı bıraktım. Ben onun bu halini seviyorum. O da benim sakinliğimi. =) Kıpır kıpır olan insan zorluk çekmez ama yanındaki inanılmaz yorulabilir. =) Kabulleniş yılları alır ama bu dengeye gelene kadar canınıza okur. Düşündüm sizi bu şekilde kaç dostunuz kabul edip bağrına basıyor diye. =) Eminim çoktur. Onların kıymetini çok iyi bildiğinizden hiç şüphem yok. Neyse burayı geçtik. Böyle birinin sitede saatlerce oturup vakit geçirmesini asla beklemeyelim arkadaşlar. Bu şairimiz bunu yapamaz. Çünkü içindeki o kıpır kıpır olan çocuk çok ağır basıyor. Lütfen kabul görünüz. =) Çağatay beyi böyle seveceğiz...
Doğanın imgeleriyle insan duyguları ustaca harmanlanmış. Özlem, ait olamama ve kırılganlık hissi her mısrada kendini hissettiriyor. Sözlerin ahengi ve imgelerin gücü etkileyici. Tebrikler.