'Dergâhlarda, nifak çoktur” bir genelleme değil mi sizce?
Çünkü bir yerde nifak bulunduğunu söylemek başka, “dergâhlar”ı genel bir ifadeyle nifakla yan yana getirmek başka.
Eleştiri yapılabilirsiniz elbette; fakat genelleme yaptığınızda fitneyi önlemekten ziyade yeni bir tartışmanın kapısı açılıyor farkındaysanız
Unutmayın Taptuk Emre de oralarda yetişti.
Şimdi siz Pir Sultan Abdalı anmışken başka biri cemevleri de nifakçıdır derse bu hiç yakışık alır mı Sayın Pehlivan ya da siz hazmedebilir misiniz bunu?
Mecnun etti beni aşkın
Gören diyor ki; Eyy şaşkın
Şu gönülde sırça köşkün
Seni nasıl anlatayım
Bu güzel şiire nazire olsun
Murat üstadımın da hoşgörüsüne sığınarak..
Yüreğinize sağlık üstadım
Çok güzel bir yürek sesi.
Hürmetle
Yüzümüze bir ayna gibi tutan, okuyanın ruhuna ve geçmişine dokunan son derece kıymetli bir yazı olmuş.
Saygı, selam ve dualarımla...
Allah’tan unut kesilmez uyanınca inşallah iyilerden oluruz
Güzel sözlerdi İlyas Bey
Selamlar
Ne güzel konular buluyorsunuz.
Açıkcası ben de çoğunda kendimi buluyorum.
Mektuplar, kartpostallar, iki sayfa arasında kuruyan yoncalar, gül yaprakları halâ saklanır bende.
Anı , hatıra defteri, günlüklerim. Ara ara açar okurum. Kah hüzünleniyor, kâh mutlu oluyorum.
Fotoğraflarda öyle hepsi albümlerde tarihli ve hepsi mazinin bir parçası.
Şimdilerde ne şiirler, ne fotoğraflar ne aldığımız notlar hep dijital ortamda dediğiniz gibi anlık
Kutlarım sizi.
Yine çok anlamlıydı
Muhabbetle
Eski zamanlar ile şimdiki zamanlar arasında çok fark var. En son mektubu ben 1984 yılında askerden aileme yazmışım. Şimdilerde mektup yazanda yok mektup diye bir edebi türde yok artık maalesef... Pul biriktirirdim ben, sigara kutusu biriktiren arkadaşlarım vardı, kartpostal biriktiren arkadaşlarım. Hatıra defteri olurdu eskiden, yazardı herkes arkadaşına bir şeyler... Eskiden anılarında insanlarında bir değeri vardı, şimdi ki gibi çıtkırıldım sevdalar yoktu, sevdik mi birini yürekten gönülden severdik... Velhasılı hüzünlü şimdi yaşananlar, eski değerleri kaybediyor olmak daha da hüzünlü... Kutlarım
Burç dedin mi benden sorulur. En bi uzman olduğum konudur.
Vaktin olursa okumanı tavsiye ederim:
https://edebiyatevi.com/yazi/236490/sami-hocadan-burclar-ve-ozellikleri
Selam ve sevgiler.
- Eğer şeytan dünyada insan şeklinde gezseydi bence adı Benyamin Netenyahu olurdu.
Selam ve sevgiler.
İşin komiği nedir bilir misiniz?
Anası, babası yada hem anası hem babası şair olan insanların çocukları arasında şair olan yok denecek kadar kadar. Yani şairler kendi deliliklerini olan şairlikten uzak tutmuşlar evlatlarını.
Evet, yazı yine hoş bir mizahtı. Tebrikler.
Selam ve saygılar.
Bence insanın kendi doğrusunu bilmesi kadar başkalarının ne diyeceğini sürekli kafasına takmaması da önemli. Herkesin hayata bakışı ve doğrusu farklı. Sonuçta o hayatı yaşayacak olan biziz. Başkalarını memnun etmeye çalışırken kendimizi üzmek yerine, içimize sinen neyse onu yapabilmek lazım. Bu güzel yazıyı ve düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler hocam.
İnsan pert olup son nefesini vermeden önce uyansa ne uykuya devam etse ne...
Allah o hale düşene kadar uyuyanlardan eylemesin bizleri.
Selam ve saygılar.
Atların ağladıklarına bizzat şahit olmuşluğum vardır. Sebebi neydi hatırlamıyorum ama atların ağladıklarını gördüm.
Evet, at oldukça farklı bir canlı. Onun sadakati tüm diğer canlılardan oldukça farklı. O sebeple olsa gerek ki atalarımız ''at-avrat- silah '' demişler.
Selam ve sevgiler.
Hamsterle bizim de bir meceramız oldu 1-2 yıl kadar.
O zamanlar kızım evde kedi,köpek beslemek için bizimle savaş veriyordu. Biz de önü bahçeli bir evimiz olsun o zaman diye diye yılları devirdik.
En sonunda bir boşluğa getirdi ve biz hamster aldık eve
nasıl oldu razı geldik eşimle inanamıyorum
Ama kuyruksuz küçük bir sincap sanki, normal fareye hiç benzemiyor Gonzales cinsi.
Lakin bir çok kişinin" ıyy fare mi o, iğrenç, sana bir daha gelemem falan filan bir çok cüretkar lafları oldu.
Sanki evde dolaşıyor 7-24 . Sanki bizimle aynı sofrada yemek yiyor. Kafeste mahküm yazık. Akşama kadar uyuyor. Sabaha kadar dönme dolabında dönmekle meşgul bir hayvancağız.
Bir çok tefekküre pencere açan bir hilkat harikasıydı bizim için.
Açıkçası ben Allahın yarattığı hiç bir hayvana tiksinti nazarıyla bakmıyorum.
Korkar kaçarım o ayrı. Yılandan, akrepten...mesela.
Ama insan kadar tehlikeli değil hepsi onu da öğrendim.
Hamster asla gereğinden fazla yemiyor, bir çok yemi de stok yapıyor ...
Bunların hepsi saçmalığın daniskası... Bende yengeç burcuyum ama gidip de hiç bir zaman burcumun ne özellikleri var araştırmadım bu zaman kadar, araştırmayı da düşünmüyorum bundan sonra. Astroloji diye bir saçmalık var hatta sıkılmadan bunu bir de bilim sınıfına sokmaya kalkıyorlar. Televizyonlarda bazı kanallarda astroloji programları oluyor. Bunlara yazık diyorum cahilliğin tepe noktası bunlar... Ciddi gazetelerde bile günlük burç yorumları var, uydur kaydır yaz ne olacak. Hiç işimi olmaz bunlarla, bence başkalarının da çok ilgilenmemesi lazım. Boş işler velhasıl... Kutlarım
Yazdıklarınız, Çekirgeler Bilgi Avı her bölümünde almasını bilenlere dersler var ne güzel... Kutlarım yürekten...
Dünya yaratılıp insanın serüveni başladığından beri şeytani ve Rahmani düşüncelerde insan tarafından uygulanmaya başladı Bu meselede öyle yada böyle zamanla belli olur Doğruysa lanetlenecek bir durum Yüreğinize sağlık
Doğru bildiğim yolda tek başıma da kalsam yürür giderim üstadım.
İsterse herkes karşı tarafta olsun . Beni ilgilendirmez.
Yeter ki doğru yolda olduğuma kalbim kanaat getirsin.
Selamlarımla.
Okuyanlarına birkassa çocuklara güzel ahlakı, yardımlaşmayı, hayra teşvik etmeyi ön plana çıkaran hikayeler.
Devam ediniz üstadım.
Kaleminiz daim olsun.
Selamlarımla.
At insanın hayatında yalnızca bir ulaşım aracından ziyade, savaşta, tarımda, göçte, ticarette, haberleşmede, avcılıkta, sporda ve günlük yaşamda hep insanın yanında yer alan çok asıl bir hayvan.
İnsanla at arasındaki ilişki ise binlerce yıllık bir yoldaşlık hikâyesi. Diğer hayvanlardan farklı kılan bir durum bu.
Gerçekten sadık bir dost o
Ve siz şiirinizle demişsiniz ki
Peki insan, kendisine emanet edilene aynı sadakati gösterebildi mi?
Gösteremeyenler hem atın hem de kendi sahibine sadık olmayan, emanete ihanet edenler ne yazık ki?
Gönlünüze sağlık
Hatice Hocam,
Özellikle konu kültürel değerler açısından son derece önemli.
Artık milletimizin kültürel değerler için seminerlere ihtiyacı olduğu kanaatindeyim.
Her şey için seminer yapılıyor da bunlar için yani millette kazandırılması için neden yapılmasın diyebilirim.
Yazı ve genele dayalı diyebiliriz ki;
Az konuşmak, çok dinlemek az yük olmak, çok destek olmak acıyı merak etmek değil, acı sahibinin yükünü hafifletmek başlı başına önem arz etmektedir.
Tebrik ederim
Saygılar