Kardeşim, eline sağlık; anne özlemini, yalnızlığı ve umudu öyle içten anlatmışsın ki insanın içine işliyor. “Umut etmekten ve yazmaktan kim usanır?” sözü gönülde kalıyor. Yüreğine sağlık, kalemin daim olsun. Hayırlı geceler..
Gardaşım, eline sağlık; boş lafın çokluğunu, özü boş insanın hâlini öyle güzel taşlamışsın ki her dize yerini bulmuş. “Gerçek testisi dolu” sözü zaten başlı başına ders verir. Hem düşündürdün hem de güzelce güldürdün. Kalemin daim olsun. SELAMLAR.
"Şairin dediği:
Sevmekten kim usanır?"
Sevmenin güzelliğini bilen asla usanmaz.
Belki sevilmeyi beklenti haline getirenler yorulabilir sadece
Gönlünüze sağlık Gülüm hocam
Muhabbetle
Hindistan'a demokrasi ve medeniyet getirmek için bir girdiler ülkeyi Hindistan, Pakistan, Keşmir diye üçe bölüp çıktılar.
Selam ve sevgiler.
Hayırlı olsun Bahtinur Hanım.
Ne güzeldir o ilk kitap.
Acemi de olsa eksik de olsa yürek denizinden dil kıyısına vuran cümlelerin harmanlandığı gönül sandığı.
Nicesine diyor gönülden kutluyorum
Şu bor'u bir de mesela yakıt yerine, enerji kaynağı olarak kullanabilsek o zaman Türkiye şaha kalkacak.
Selam ve sevgiler.
İlk bakışta '' Ne güzel '' dediğimiz bir olay. Mutlu bir aile tablosu.
Ancak Allah Abuzer Doğan ve Zeynep Doğan çiftine olağanüstü uzun bir ömür vermezse ikizleri anne ve babalarına ( Özellikle de babalarına ) doyamadan öksüz ve yetim kalacaklar. Olayın bu yönü maalesef hiç düşünülmemiş.
Selam ve sevgiler.
Böyle sitratejik meselelerde dikkatli olmak lazim Hocam
Nice degerli mühendislerimizi yediler.
Umarim kazasiz belasiz gerceklesir
Selmlarimla
Bir zamanlar çok sevdiğim bir şarkı vardı. Bu şiirden o şarkıdan aldığım tadı aldım.
Boğazında düğümlenen hıçkırık olayım
Unutma beni, unutama beni
Gözünden damlayamayan gözyaşın olayım
Unutma beni, unutama beni
Gölgen gibi adım adım
Her solukta benim adım
Ben nasıl ki unutmadım
Sen de unutma beni, unutama beni
Sevdiklerimizin bizleri unutmaması dileklerimle selam ve sevgiler.
Hintli mütefekkir Zakir Naik, bir ateiste cevap verirken güzel bir tespitte bulunmuştu: Siz inanmadığınız halde ''La '' diyorsunuz biz ise dünyaya gözlerimizi açtığımız günden beri annemizden- babamızdan öğrenmişi '' la '' diyoruz.
Siz bizden daha ileridesiniz iman bakımından. Yapacağınız tek şey kalmış o la'nın yanına bir '' ilahe illallah eklemek '' demişti.
Evet, illallah'a erişmek için la'dan başlamak gerek.
Selam ve saygılar.
Bir yolcu hevesiyle
Aldığım, cebimdeki
Can kenarı düş biletlerimi,
Hala yüreğimde taşırım.
Hissedilerek ve içtenlikle yazılmış, muhteşem güzellikteki yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler efendim.
En kalbî selam ve saygılarımla.
Esenlikler ve şiir dolu günler dileğiyle.
Ceylanlari cok severim, asil ve zarif hayvanlar, av olmalarina da cok uzulurum. Onlarla ilgili bir hikaye kaleme almak da cok manidar ve duyarli olmus.
Rabbım bizleri illah'ın nurundan, ikrarından ayırmasın.
Son sözümüz bu tasdik kelimesi olsun inşaallah.
Manidar bir tasavvuf şiiriydi.
Selamlarımla Mesut Bey kardeşim.
Attila İlhan bu tespiti yapmissa dogrudur demek duygusal bir yorum olacak ama ben bir Attila İlhan aşığıyım:) ve dedigine katiliyorum cunku herkes aydin olamiyor, aydin olmak cok baska bir sey olanlarin bile kacta kaci gercek aydin, kaldi ki bu oran aydin kesimi uzerinden abartili gibi gelse de yanlis sayilmaz.
Mektep arkadaşın Çağatay yanımda, şiirini birlikte okuduk, birlikte kutluyoruz :) Oldukça güzel bir şiirdi, tebrikler selamlar sevgiler
Kalemin cossun hep boyle, emegin deger gormeye devam etsin. Guzellikler hepimizle olsun.
Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Zamanın ve ömrün akışını hüznüyle ve gerçekliğiyle bu kadar güzel, sade ve de etkileyici dizelere döktüğünüz için sizi yürekten tebrik ederim.
İlhamınızın daim olması temennisiyle, en derin saygı ve selamlarımı sunarım.
eyvallah hemserum emegune sagluk
Selamlar
Davate icabet ettuk da gelduk
Caylari topladuk murada erduk
Cayelinden öteye mihlama yeduk
Kelin dostlar kelun zulme vuralum
Demli cayin dibine pilan kuralum
bir yok oluştur.
4. Üslup ve Dil (Üslup Analizi)
Minimalizm: Cümleler kısa, kelimeler yalındır. Bu sadelik, anlatılan konunun ağırlığı altında ezilmemek için seçilmiş bir yöntemdir. Okuyucunun zihninde boşluklar bırakır; bu boşlukları okuyucunun kendi vicdanı doldurur.
Retorik Sorular: “Bu nasıl bir kin? Bu nasıl bir öfke?” soruları, bir cevap aramaktan ziyade, okuyucuyu bir yüzleşmeye zorlar. Bu sorular, okuyucunun içindeki öfkeyi ve çaresizliği tetikler.
Sonuç
Barbaros İrdelmen, bu metinde sadece bebek ölümlerine dikkat çekmiyor; savaşın, insanın en temel insani değerlerini (merhamet, sevgi, korunma ihtiyacı) nasıl kökünden kuruttuğunu gösteriyor. Metin, bir ağıt olduğu kadar, insanlık onuruna yapılmış bir çağrıdır.
### Metnin Analizi: Masumiyetin ve İnsanlığın Çöküşü
Bu metin, **minimalist** bir üslupla yazılmış, ancak duygusal etkisi oldukça sarsıcı olan bir **protest şiir/deneme** örneğidir. Yazar, çok dar ve güvenli bir çevreden (aile) başlayarak, evrensel bir trajediye (savaş ve insanlığın ölümü) doğru genişleyen bir perspektif sunar.
#### 1. Yapısal Analiz: Çemberin Genişlemesi ve Kırılması
Metin, **"ben"** odaklı bir aidiyet duygusuyla başlar. "Bebeğim", "senin bebeğin", "kuzenimin bebeği" ifadeleriyle okuyucu önce çok mahrem, sıcak ve güvenli bir aile tablosuna davet edilir. Bu, bir **"güven çemberi"** oluşturma çabasıdır.
Ancak **"Amanın..."** ünlemiyle bu çember aniden kırılır. Bu kırılma, metnin ritmini değiştirir. Şair, mikro (aile) düzeyden makro (dünya/insanlık) düzeye sert bir geçiş yapar. Bu geçiş, savaşın ne kadar kontrolsüz ve yıkıcı olduğunu hissettiren bir yapısal tercihtir.
#### 2. Tematik Analiz: Masumiyet vs. Vahşet
Metnin merkezinde iki zıt kutup vardır:
* **Masumiye...