Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

tebriklerimle hayırlı çalışmalar dilerim
Allah'ın biz kullara emaneti çevre korursak da kendimizi korumuş olacağız neticede ... Kutlarım içtenlikle...
Eğer o gençler 11000 kelime biliyorlarsa yine iyi. Bence bildikleri kelime birkaç binden öteye geçmez. Hakikaten çoç çok hem de çok vahim bir durum. Bir de o güzelim kelimelerimiz, kavramlarımız son zamanlar da tamamen terkediliyor yerini ingilizce kelimeler alıyor. Memleketin ekonomik durumunu düzeltmeden daha elzem bir durum. Dil gidiyor, Türkçe gidiyor. Ey hükümet, ey milli eğitim ve kültür bakanlıkları tedbir almak için daha neyi bekliyorsunuz? Çok önemli bir konuyu dile getirmişsiniz üstadım. Ömrüm bu konuyu anlatmakla geçti. Ama maalesef sesimizi kimselere duyuramadık. Selamlarımla.
Eski nesillerde bir erkek eşinden memnun değilse, memnun olmayan huylarına sabreder, "Rabbım beni bununla imtihan ediyor. Bu imtihanı kazanmalıyım." der Eşinin kötü huyuna sabreden nice güzel güzel insanları kendisine örnek alırdı. Kötü huylu eşine sabreden hanımlar da Fravun'un eşi Asiye Hatun'u örnek alarak onlar da sabrederlerdi. Allah Resulü'nün şu tavsiyelerini hiç unutlazlardı: Allah'ın en sevmediği helal iş boşanmaktır. Onun ağırlığından arşı ala titrer. Evet boşanmayı, yuvayı yıkmayı, çocukları ana babasız birakmayı düşünmezler veya en son, son, son çare olarak görürlerdi. Onun için yuvalar sağlamdı. Şimdi ise yuvayı yıkmak en baştaki çare olarak görülüyor. Ne erkek kadınının ne de kadın erkeğinin en küçük bir aksi davranışına sabrediyor. Onun için yuvalar köksüz oluyor.Hemencecik yıkılıyor. Analar babalar kızlarını gelin ederlerken "Kızım yeni bir eve gidiyorsun. Huylarını huslarını bilmediğin insanların yanına. Aman edepli ol, saygılın ol. Dikbaşlılık yapma ki yeni yuvanda mu...
O yolculuğa her canlı çıkacaktır. Kimisi genç yaşta, Kimisi orta yaşta, Kimisi de piri fani olarak. Rabbım o yaşa kadar kulundan istediği gibi yaşamayı ve iman ile son yolcuğa çıkmayı cümlemize nasip eylesin. Selamlarımla.
TÜRK ÖĞÜN GÜVEN ÇALIŞ...ATATÜRK' ten sonra ilk defa sen böyle bir talepte bulundun bu milletten kardeşim gerçekten kutluyorum canı gönülden selamlarımla...
İnsan akla sahip olsa da dünyanın en zalim ve en vahşi yaratığı yine de. Hayvanlar ölmemek yaşamak için öldürür, açtır çünkü, insan ise öldürmek için yaşayan bir varlık, konu ne kaynakların paylaşımı. Bilmiyor mu öleceğini bir gün, biliyor da bilmezlikten geliyor. Bir Kızılderili atasözü der ki ''Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.'' Şu saçma sapan uzay çalışmaları dünyayı mamur hale getirmek için harcanmış olsa fakir ve evsiz barksız insan kalmazdı belki de... Kutlarım
İçimde sana yazılmayı bekleyen uzun sessizlikler var. bir mektup gibi bırakmak kapına. günün nasıl geçtiğini, ne yediğini, canının neye sıkıldığını, en çok neye güldüğünü. birinin dünya aleminde hiç tanımadan bu kadar bilir gibi hissetmek de neyin nesi? birinin sesine bile bu kadar yabancı olup, hangi kelimenin arkasından yutkunduğunu hissetmek. ellerini hiç görmemişken, bazı anlarda nasıl da sıcacık olduklarını. insan ne tuhaf birine mektuplar yazmak tanışmak istiyorsun ama en derininden neyden sızladığını biliyorsun yaralarının insanın yarasını içinden bildiği ama parmak uçlarına hiç tanıdık olmadığı kaç hikaye vardır. ama bazı günler vardı.içimden bilmenin yetmediği; sesini duyuyor olmaya, gözlerine bakıyor olmaya, göğsüne çarpmak istediğim kırgınlıklarım vardı. göğsünü bilir gibi çarpmaların yetmediği, onunla yattığı onunla kalktığı ama uyurken hissedemediği anlarım vardı. senin sigarayı bıraktığın zamanlar mı başladım ben sigaraya? ben gittikten sonra, sen gittikten sonra ne oldu...
Onaltı yıl önce korkan bir kız tanıyorum. sarı hayalleri bile titrek bir kelebek etkisiyle yaşayan güldüğümde başıma hangi felaketin geleceğini daha gülmeden önce düşünmem gereken bir anneyi yaşıyordum kendi dünyasından beni aforoz eden bir babayı öyle ucunda tutuyordun ki; benim vakur duruşumdan sen içimde gün gün korkuyordum bir ağaç bile dikmeme izin vermeyecek sandım; toprağından çıkan kurşunların. sahi en çok kimi vurdu onlar. onaltı yıl önce bir kız hatırlıyorum toprağında yağmur olmaya gönüllü göğünde bir mevsim kalmaya niyetli her sabah sanki seninle buluşmaya çıkar gibi bakıyordum hangi kelimeleri düşürdün diye kapıma görücüye çıkan kızın etekleri gibi değil de her sabah bir çiçeğin açışına şahit olur gibi bir gün öyle beklerken seni gelir de sararsın diye kurutmuşum çiçeğimi hangi kitabın arasında sakladın beni ne yazıyordu tam orasında şiirin neyi unutmamaya yemin eder gibi saklandım orda yıllardır ve ne zaman açtın sende söylesene o kitabı yoksa sadece ben mi aralar gib...
İnsan, yeryüzüne hükmetmek için değil; onu imar etmek, güzelleştirmek ve kendisinden sonra gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için gönderilmiştir. ama maalesef ne için gönderildiğini unutmuştur. İşte o sebepledir ki dünyayı yaşanacak bir yer olmaktan çıkartan da insandır. Selam ve saygılar.
Böyle bir replik de Şener Şen'in bir filminde vardı: ''Aman aman bir tatsızlık çıkmasın da.'' Filmin adını ''Sultan '' diye hatırlıyorum ama tam emin değilim. Bazı filmlerde ya da dizilerdeki bir replik zamanla dillerde pelesenk olur. Mesela hatırlarsınız Şogın diye bir dizi vardı ve o yıllarda '' Efendi Toranaga Der ki'' cümlesi hepimizin dilindeydi. Güzel bir nostalji olmuş. Tebrikler. Selam ve sevgiler.
İnsan başkalarında kusur arayarak kendi kusurlarını, günahlarını örtbas edeceğini sanır ama çok yanılır. Selam ve saygılar.
Ağzımızın tadı kaçmasın diye diye içine attı adamcağız , herkes rahat etti o stres sahibi oldu :) bazen de kimin tadı bozulacaksa bozulsun deyip alttan almamalı belki de :) tebrikler Şükrü hocam Selam ve saygılar.
Aynen şiirin sonunda dediğiniz gibi üstad. Allah her dileyene nasip eylesin. Selam ve saygılar.
Zeyneb ile As Sabrın, sadakatin, aşkın, sevdanın en güzel örneği. Evet. Sevginin hamurunda saygı ve edeb de olsa gerek.---------Tebrik ediyorum.Gençlerimize en güzel örnek
İnsanoğlu kusur arar, kendi bilmez hali ne Sultanlığı layık görür, piri fani haline,,,, ----------------------- Aynayı karşımızdaki insanlara tutuyoruz genelde.Kendimize bir çevirsek kendi kusurlarımızdan başkalarını görecek zamanımız kalmayacak Az ve öz Manası derin Tebrik ediyorum
Tebrikler İlyas hocam selamlar sevgiler
Şiirdeki başarınız düz yazıda da kendini gösteriyor. Yolunuz bahtınız açık olsun. selam ve saygılarımla
Leyla'dan Mevla'ya... Arayan Leylasını da, Mecnun'unu da buluyor. İlle de sevgi Allah için olursa. Aradığının Leyla ya da Mecnun olduğunu zannediyor ama değil. Onları bulmak yüreğindeki hasret ateşini söndüremiyor bir türlü. Selam ve saygılar.
Aynen katılıyorum. Sanat camiası Osmanlı zamanından beri genelde gayrimüslimlerin elindeydi, hala da çoğunluk öyle. O nedenle milli manevi değerleri pek umursamadılar. Evlere ayakkabılarla girilen, nine dede dışında hiç namaz kılınmayan, cami olmayan binlerce film. Ağzını yüzünü eğerek ancak çocukları güldürebilen espri zekası sıfır olan kemal sunal filimleri yle çocukların gençlerin bilinçaltlarına itinayla yerleştirdiler istediklerini. Güzel temaydı, selam ve saygılar.