Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Edepsizler Topluluğu 8 Bölüm

Çekmeceden eski kalınca ve uzunca Osmanlı kilidine benzer kilidi eline aldı alması ile sanki kilit kendisine gülümsüyormuş gibi havaya girmiş hissine kapıldı. Hantsa hant

-Sanki anahtar yıllarca elime almak için beni bekliyormuş gibi bana gülümsüyor sence de bu garip değimli bunu hissetmem cansız bir demir parçasının canlı bir canı varmış gibi gülümsüyormuş gibi hissetmem sence akıl işimi?

-Bilmiyorum kapıyı açınca tüm sorularımızın cevabını bulacağımızı hissediyorum. Ellerinde anahtar ile yıllardır kapısı açılmayan kapıya doğru ilerlediler. 

Aslında ile hiçbir zaman ve hiçbir şekilde tek başına muhatap olamadığımız ve olamayacağımız maddi ve manevi dünyanın varlığını elimizde bir rehber olmadan kendi irademizle çözmemiz ispatlamamız da mümkün değildir. Böyle bir konuda öne sürülebilecek deliller yine beynimizde yaşadığımız bir hayalden öteye gidemez. İşte bu soruların cevabını bulmak için ellerinde kuranın meali ve anahtar ile bilinmezlik sandıkları rehbersiz daha doğrusu yanlış rehbersiz sahteliklerle sunulan hayatın gerçeğini ve gerçek yüzünü bulmak umudu ile kapıya yöneldiler.
Elbette böyle bir şeyi boş ve yalanla süslenmiş hayatı savunmak ve insanlara gerçek bir gerçek gibi göstermek artık onlara son derece mantıksız ve anlamsız geliyordu. İsteyen insan, buraya kadar anlatılan tüm gerçeklere rağmen, kendi dışında son derece ürkütücü, kapkaranlık ve tamamen sessiz bir dünyanın varlığını iddia edebilir tek başına ve rehbersiz veya yönsüz. Bunu düşünmekte elbette serbesttir. Ama insanın göz göre göre ispatı mümkün olan bir şeyin yalan ile devam eden yaşamın varlığı konusunda ısrar etmesi son derece mantıksızdır diye düşünüyorlardı artık. 
Öncelikle böyle bir iddiayı tüm yaşamı boyunca, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, ne kadar çok taraftar toplarsa toplasın, ne kadar hararetle savunursa savunsunlar bu gerçek olan gerçeği çürütemeyeceklerdi başlarındaki genel başkanları ve onun aç kurlu yandaşları. Ayrıca bu delilden yoksun iddianın geçerli olduğunu varsaysak da yalanın ve gerçek dışı işlerle oyalanmanın kendisi için değişen hiçbir şey olmayacaktır ve insan yine yalnızca hayalden ibaret olan önlerine diğer insanların önlerine sunulan bir dünyada yaşamını sürdürecek, gerçeklik kafatasının içinden bir an olsun dışarı çıkamayacaktır. Bir an bir adımlık mesafede ne kadar şeyler düşünüyorum diye kendi kendine hayret etti ve gülümsedi. Hant’ta aynı duyguların atmosferinde aynı duygular içinde idi ve oda gülümsüyordu. 

Tüm bunlara rağmen benim dışımda bir dünya var, madde var, maneviyat var ağaçlar, ovalar, evler, insanlar var ve en önemlisi de, merhamet var sevgi var diyen ve tüm bu maddi ve maneviyatı şimdi gördüğüm düşüncenin ekseninde, dünyanın kendi gördüğüyle birebir aynı olamadığını söyleyerek kendini kandırmak isteyen insan bunda serbesttir diye düşündü ve tekrar gülümsedi. Çünkü bu bir inanç meselesidir ve kendi seçimimdir. Oysa yıllarca boş ve manasız inançlar ve değerler peşinde koşmam..!

Hant hant

-Evet koşmamız

Hayret ve şaşkınlık içinde olduğu yerde kaldı ve düşüncelerini bir anda okuyan hant’ın bu sözleri ile şaşırdı kaldı ve korkmaya başladı. Ürkek bir ses ile.

-S!Se! Sen düş. Düşünceler imimi okuyorsun?

-Yo korkma benden sesli konuştuğunun farkında değilsin galiba?

-Sesli olarak konuşmak mı? Oh çok şükür bir an sanki düşünc. Neyse sence de haklı değimliyim söylediklerimde sence de yıllarca yanlış inanç ve değerler peşinde koşmamız ve mutsuzluğun anaforunda savrulmamız haklı değimliyim?

-Bence çok haklısın Johns, farkında mısın iki adımlık mesafeye dünyanın düşüncelerini ve hislerin sığdırdık oysa başka zaman, zaman bize yetmez ve mutsuzlukla evimize döner ve ertesi sabah aynı mutsuzlukla işimize devam ederdik.

-Evet, çok haklısın, acaba biz ve sen ve ben bu hisleri hissetmeden önce bir gün ölüm geldiğinde ve ahiret hayatı ile karşılaştığımızda, sandığımız gibi bir dünyada yaşamadığını, dünyanın kendi zannettiğinden değerlerden farklı tamamen farklı olduğunu, tüm yaşamını kendini kandırarak geçirdiğini fark ederek ölse idik acaba halimiz ne olurdu düşünebiliyor musun hatta ben bunları nasıl söyleyebiliyorum anlamış değilim,

-Bence Tanrının yanlış telaffuz ediyoruz Yüce Allahın bize lütfü olacak bu yaşadıklarımız ancak telafi etmek için geç kalmış olmadığımızın işaretidir. 

-Efendim ben galiba bu işi çözdüm hatırlar mısınız Mursi ilk Cuma namazını kıldırdıktan sonra hareketlilik başladı evet evet hatırlıyorum. Ama halk zaten Müslüman!

-Halk Müslüman olabilir olaya el koyan yöneticilerimiz Müslüman değil ki? Bizim gibi maalesef hiristiya…

Sözün gerisini getiremedi. Başları önde pişmanlık içinde. Johns Peygambere karşı çıkan

-Ama Mursinin arkadaşları beraber olduğu insanlarda Müslüman onlar neden bu konuda bir şey yapmıyor ve tek başına kaldı?

-Bende bunu kendi kendime sundum ve araştırmalarım sonucunda çıkar meselesini buldum efendim. Hz Muhammed’e karşı çıkan Ebu Lehep’de neden karşı çıktı düzeni bozulacağı için, İslamiyet paylaşma kardeşlik dini olduğunu anladıkları ve sınıf farkının ve üstünlüklerinin son bulacağı için karşı çıktı, şimdikilerde bizi kullanarak b u gidişatı durdurmak için sahte olaylarla halkı kandırıyorlar

-Ama şimdi okudum İslamiyet mükemell bir din, ama Ebu Lehep de sonunda ölür iken kokusundan dolayı mezara kazıklarla sürükleyerek gömdüler ve İslamiyet gelince saltanatı bitti ve kazandığı kendisine bir fayda vermedi, Oh my God, Oh my God pardon aman Allahım şimdi işin aslı çıktı meydana ama Ebu lehebin çabası ve sonucu ve akıbetini biz öğrendiğimize göre onlarda öğrenmişlerdir muhakkak ki ama neden hala ısrarcılar ve eminim tarih boyunca da bu devam etmiştir!

-Nefis ve şeytana uyma hadisesi var ya! İnsan kabullenemiyor galiba, Allah bu insanlar için Kuran'da şöyle buyurmaktadır: Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır. (Rum Suresi, 7) Ve insanlardan (kibirlenerek) yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Muhakkak ki Allah, çalımla yürüyenlerin ve çok övünenlerin hiçbirini sevmez(LOKMAN SURESİ) Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır(Yasin suresi-60-)

Uzun bir sessizlik ve derin düşünceden sonra kalktılar. Heyecanla kapıya doğru vardıklarında kilidi kapının anahtarına usulca soktu John ve hant heyecan ve muamma ve sır dolu oda ile karşı karşıya kalmanın heyecanı. İkisinin de yüzünde endişe dolu gözlerinde okunuyordu. Kapıyı açtılar kapı gıcırtılar ile açıldı oda karanlıktı ama 
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Edepsizler Topluluğu 8 Bölüm

kul mehmet kul mehmet