Kilitle düşlerini kibirsiz addedilen
her sıfatı giyin sonra: en çok da uğradığın hezimeti yok say. Ceplerinden
dökülen bozuk düşlerini bil ve koru ki ana vatanındır senin diktiğin her şiir…
Ki terzi iken dikemezken kendi
söküğünü…
Hamt et ve uyarla takvimi
Yerle yeksan edilmiş hangi mazlumsa
yüreğinde saklı
Ah ve de ne çok hezeyan
Uçuşan eteklerinden dökülsün hüzün
Kasırganın aralıksız estiği o düş
gücün.
Sabrınla sarıp sarmaladığın
Sefil yetim mizacını koru ve sahiplen:
Koş Rabbine bir ömür koştuğun kimse
yok sayıldığın
Yokluğun iklimine ek sözcüklerini
Nedamet yüklü kimse kaybet gitsin
Gözünde büyüttüğün herkesten yücedir
Haiz olduğun o sevginin mertebesi
İhlaslı sesinde şafağın nazı
Niyazında sökün eden o coşku
Hicranın senin kovuğun
Aşk illa ki hayallerini körüklediğin…
Kodaman gölgeler mi?
Rabbine sığındıktan sonra düşün bir:
Kim zarar verir sana?
Sandukanda saklı miadı dolmuş
öykülerden
Derlediğin bir roman taslağıdır
Aşkın hümayunu göğün ve göğsün
Ferahtır için, sen iyi tuttuğun
sürece
Zanlarsa varsın uçuşsun hece hece.
Zamlıdır tarifesi aşkın
Nazına yenik düşsen de sevgilinin
Niyazınla sahip çık sevgine
Edimlerinde tutuşan çalıdan
Hangi kıvılcımsa sıçrayan ötene
berine
İşte başladı yanmaya o İlahi Ateş…
Sıdkı sıyrılan münafıklar
Ve işte korunduğun nasıl belli
Yoksa tek seferde çıkar mıydı kiri
elinin…
Ellerinden kayıp düşen mısralardan
İnşa ettiğin rahlen
Yüreksiz hangi zaferdir kazanıldığını
şerh düşen?
Rabbin nezdinde sönmez de nuru
Kulluğunla salındığın değil senin
sana sunulduğun
Fıtratındaki o ayrıcalık
Elbet kabul görecektir katında
hidayetin.
Karması dünün, günün
Devasa bir eksende buluştuğun o
rahmet ki
Kibrinden geçilmeyen iblise de olsun
kapak
Kapaklandığın ne ki
Yeniden kalkmaksa ayağa
Sabrınla aşacağın yoldur
Seni sana sunan Rabbinin izniyle.