ÇAY
Çayı sevdiğim kadar çok,
Sevmek isterdim seni.
Birlikte çay içebilecek kadar çok,
tanımak isterdim seni.
Çay ,tavşan kanı , olurken bardaklarda,
Ruhlarımız demlenirdi bambaşka diyarlarda
Çoğalırken muhabbet yavaş yavaş ısınırdı;
Kelimeler yutağında.
Yutkunamaz söylemezdin;
Sadece yüzün kızarırken anlardın.
Dakikalara sığmazken zaman,
Çay soğurdu ellerimizde.
İyi gün kötü gün olmazdı.
Beklerken kararmazdı.
Acımazdı tadı damağımızda
Sözlerin kadar
Çay demlerken seni düşünmek isterdim.
Fokurtular arasında ;kahkahalarının yayılmasını,
Gülüşlerini; buharların arasına gizlemek için,
Buğulu bakışlarına sıcaklığı aksettirmek için...
Seni çay doldururken izlemek isterdim.
Gözlerinin kıyısında oturup
Çayın doluş yollarında uzayıp gitmek...
Çay karası saçlarında
sallanmak!
Bardakları dizer gibi anıları dizememek...
Tepsinin ucunda alınmayı bekleyen şeker gibi,
Senin gelişine
odaklanmak...
Seni çay içerken görmek isterdim.
Her yudumda yandığını tecrübe etmek...
Yana yana türküler söylediğini duymak...
Çölde kalmış bir serap gibi,
İçin için ısınamamak!!!
Sıcaklıklar içinde;
Buz kırağını aramak.
Bir ağacın gölgesinde;
Sırtımı yaslamak yüreğine.
Çay içişlerimde içlenişini duyumsamak
Soluktaş etmek seni çayın bitişlerine.
İçten içe düşlerimin
içine düşsen,
Hesaplamadan çay parasını,
Kuruş kuruş harcasam gençliğimi,
Senin yanında…
Yazarın
Sonraki Yazısı