Düşlerin tarhında yolculuğum ve bir
bir tartıyorum düşlerimi.
Düşlemsel bir yüklemse gördüklerim
kürediğim sessizliği tartışıyorum içimdeki rüzgârla.
Rükû eden sevgi.
Bense teselli biliyorum tecelli
edeni.
Vakur ve sanrısız.
Kibirli bir isyanı sonlandırdı Tanrı.
Aşktı kürenen.
Aşktı ılgıt.
Aşktı hırpani.
Aşktı mahzun.
Aşk olsun, bayım aşina olduğum
sesiniz
Aşikâr olan o bitimsiz sessizlik.
Ketumsunuz
Azıcık kibirli bir dalga
Manidardır öfkeniz
Şiarımsa sözcüklerim bazense siz ve
giz.
Bir imla hatası değilim ben
Yüreği de durduk yere ihya eden.
Bir duman bir rüzgâr
Çat kapı aşk ve hoş geldiniz.
Madden sıfıra yuvarlandığım
Manen sonsuzluğu ve aşkı
kucakladığım.
Hırpani yüreğimi kamçılayan
Sancılı varlığınız ve o devasa iz.
Kenetli olduğum binlerce his ve bunu
asla bilemezsiniz.
Şiirlerim ve imgem ve yürek iken
tüten
Ucu yanık yüzlerce mektup
Sancılı bir mevsimim ben
Sayfiyesi yüreğin
Safiyeti şu varlığın
Şakıyan iç sesim
Oysaki ben bülbül değil sadece bir
gül’ üm.
Rengim solgun mu?
Asla.
Bu aşk bir isyan mı?
Haşa.
Reddedilmeden ben sizi reddettim.
Sevilmek içinse asla sevmedim.
Hınca hınç yüreğiniz.
Hıçkıransa tiz bir isyan.
Nemrut’un gölgesi
Ne çıkar ki Kaf dağında gezinseniz?
Bense bulutlara öykünüyorum
Asla bir hemcinsime değil.
Layığıyla bir insanım kolayca
kabullenilmesem de.
İçimdeki çocuğun çağlayan yüreği
Ve demi
Ve derdi
Ve dillenen manen yüreğinde saklı
matemi
Layığıyla sevense elbet ve sadece
Rabbi.
Koşulsuz sevdim sizi deli gibi deli
gibi
Veli addedilen şu küçük yüreğin
bozguna uğradığı
Nasıl da aşikâr ve aşina yüzüme
Tası tarağı toplayıp da defalarca
gitmişken
Yeniden dönmedim mi, haydi söyleyin.
Bilirim ses etmeden kızarsınız
Haz etmesem de kimi zaman.
Haiz olduğum geniş yüreğimdir
İçinde saklı tutan hayatın neşrini
Bazen kazı kazı bitmez bu ihale
Bazen kaybolsam da eksik olmaz coşkum
Bazen kardığım
Bazen küstüğüm
Bazense kastığım
Hazanın efkârı
Baharın hezeyanı
Yazınsa sıcağı
Kış oldu mu iyice kaçarım ya içime.
Bir içimlik değil sözcüklerim
Bir ömürden de fazlası ömre biçilen
bedel
Bense diyetini ödüyorum bu mevsimin
Bir solup bir açtığım,
Sarmaşık gülü değilim
Belki de sıradan bir saksı çiçeği…
Fermanım mı?
Daha ne dedim ki, bayım?
Rengimle mahcup ve meftun
Bazen karaladığım isminizi
Karambole gitti ya koca ömür
Yaz yaz elbet gelecek devamı
Bense inadına artık seviyorum kendimi
İzniniz olmadan bayım…
Seyyah kalemimle dağlar aştığım
Buluttan buluta uçtuğuma kani olan
sadece Mevla
Ulaşacağım makamsa belli ezelden.
Mealim mi, bayım?
Ne fark eder meramımı bilmedikten
sonra…