Şiir Yarışması Ve Sonuçları Hakkında Lütfen Ağzı Olan Konuşmasın
ŞİİR
YARIŞMASI VE SONUÇLARI
HAKKINDA LÜTFEN AĞZI
OLAN KONUŞMASIN.
Sevgili Adem Efiloğlu bu senenin Nisan ayında bana Face Booktan özel olarak ‘’ Abi! Sitemize yeni üyeler kazandırmak, sitemizde bir canlanmaya vesile olmak, sitede var olan aile ortamına biraz daha heyecan katabilmek için site üyelerimize özel bir şiir yarışması tertiplemeyi düşünüyorum ne dersin?’’ Dediğinde önce ona, daha sonra böyle bir yarışmanın finansal sponsorluğunu üzerine alacak olan sevgili Çağatay Ünlütürk’e (MCU) söylediğim şey aynen şuydu: SAKIN ! SAKIN BÖYLE ÖDÜLLÜ BİR ŞİİR YARIŞMASI TERTİP ETMEYİN. ( Kendileri burada sorabilirsiniz.)
Nedenlerimi de açıkladım tabii ki: Dedim ki: ‘’Böyle bir yarışmaya şiir gönderen arkadaşların hiç birisi ‘’Ayranım ekşi ‘’ demeyecektir. Herkes birinciliğe en layık şiirin kendi şiiri olduğunu düşünecektir. O sebeple de yarışma sonunda bırakın sitede bir kaynaşmayı, tam tersine cadı kazanları kaynayacak, dedikodular, ithamlar, ‘’Sonuç zaten önceden belliydi’’ Suçlamaları ayyuka çıkacaktır. ( Ne kadar haklı olduğum maalesef dün, sonuçların açıklanmasıyla birlikte ortaya çıktı ama ne yazık ki bu saçları değirmende ağartmadığımı arkadaşlarıma anlatamamıştım. )
Her konuda sözümü dinleyen bu iki çok sevdiğim kardeşim, maalesef bu konuda sözümü dinlemediler. Yarışma kriterleri belirlendi ve duyurusu yapıldı.
Böyle bir yarışma tertip edilince haliyle bunun bir de jürisi olacaktı.
Çocuklarımın ölüsünü öpeyim ki kendi dışımda jüride kimlerin olduğunu bilmiyordum. Hâlâ da Mehmet Fikret üstad dışında kimler var biliyorum. Mehmet Fikret’i de tesadüfen öğrendim. Ameliyatından ve dinlenme faslını müteakip sitede tekrar faal olmaya başladığında bir gün mesajla sordu: ‘’ Hocam ! Benim yönetim paneline ‘’ Yarışma şiirleri diye bir buton eklenmiş. Tıkladım baktım bir sürü şiir çıktı karşıma. Bu nedir?’’ Dedim ki ‘’ Demek ki sen de jüri üyesisin. Şiirleri oku ve puan ver. ‘’ Böylece öğrenmiş oldum onun da Jüri üyesi olduğunu.
Bugün geldiğimiz noktada bakıyorum doğrudan doğruya işin içinde olduğum halde ben diğer jüri üyelerinin kim/ kimler olduğunu biliyorum ama maşallah birileri biliyor (!) Bildikleri için de Allah ne verdiyse döşenmiş.
Değerli arkadaşlar !
Her türlü eleştiriye elbette açığız. Ama jüri üyelerini töhmet altında bırakan hele hele de ‘’ Sonuçlar önceden belli madem, o halde ne diye yarışma yapıyorsunuz? On kişi arasında dağıtın ödülleri ‘’ Türünden söylemler, eleştiri olmaktan çıkıp düpedüz iftira kapsamına girdiği için bir iki cümleyle açıklama yapmak zorundayım.
* Hani ülkemizde bir laf vardır: ‘’ Dinime dahleden Müslüman olsa bari’’
Değerli arkadaşlarımızın bazıları şiir yarışmasında -daha önce belirlenen- kriterlere uyulmadığını söylüyorlar. Ancak bunu söylerken tek kriter sitede aktif olmak diye düşünüyor olmalılar ki kendilerinin çiğnedikleri kriterler akıllarının ucundan bile geçmiyor.
Bir kriterimiz de neydi? Şiirlerin altında isim ve mahlas olmayacaktı.
Bugün biz jüri üyelerini yerden yere çalan Saffet Kuramaz ( Safdeha ) başta olmak üzere bu kriteri ihlal edenlerden aklımda kalanları tek yek yazıyorum:
1- Saffet Kuramaz ( Safdeha )
2- Selim Adım ( Aziz Remzi )
3-Harun Yıldırım
4-Kemal Doğanay
5- Zaza Mahsun Tuğrul
Bir iki isim daha vardı ama zaten sitede aktif olmadıkları için hatırlamıyorum.
Dikkat edilecek olursa en önemli kriterimizi ihlal edenlerin hiç biri ödüllendirilmemiş.( Oysa Selim ve Harun’un şiirleri kesin dereceye girecek şiirlerdi.) Ama onlardan biri olan Saffet Kuramaz arkadaşımız, biz jüri üyelerini ve yarışmayı tertip edenleri yerden yere vurmuş kriterlere uyulmadı diye.
* Diğer arkadaşlar ödüllendirirken şiirlere kaç puan vermiş bilmiyorum ama benim verdiğim puanlar aşağıdadır: ( İyi ki kaydetmişim hepsini. )
1. Olan Melahat Temur’un ‘’Gülü Sensin Sevdiğim’’ şiirine 10 tam puan vermişim.
2. Olan Nihat Malkoç’un ‘’ Kelam Burcu ‘’ adlı şiirine 10 tam puan vermişim.
3. Olan İbrahim Coşar’ın ‘’ Yüzüncü Yıl Türküsü’’ şiirine 9 Puan vermişim
Mansiyon alan Kazım Gök’ün ( Gök Hasret ) ‘’ İsmail Soylu Çiçek ‘’ şiirine 9 puan vermişim.
Mansiyon alan Murat Gökçe’nin( Karsi ) ‘’ Lüks ‘’ adlı şiirine 10 Tam puan vermişim [ Ancak sonradan bu şiirin 07.07.2020 de sitemizde yayınlanmış olduğunu tespit ettiğimden mansiyon ödülünün geri alınması için Adem kardeşime telefon eden de benim. Yerine mansiyon ödülüne layık görülen Orhan Özer’in( Nefesi) ‘’Esila’’ adlı şiirine 10 tam puan vermişim.]
Sponsor ödülünü alan Nuri Baş’ın ‘’Bir ayağa kalk gönül ‘’ Şiirine 9 Puan vermişim
Yani?
Yani Dereceye giren şiirler bileklerinin, ilhamlarının, alın terlerinin ,emeklerinin ve hepsinden önemlisi şairlik denen mefhumun hakkını vererek birinci, ikinci, üçüncü seçilmişler. Mansiyon ve sponsor ödülünü alan arkadaşlarım da öyle.
* ‘’İyi ama Sami Hocam Yarışma kriterlerine uyulmadı.’’
Arkadaşlar !
Adem Bey ifade etti, bir kez daha ben de ifade edeyim:
Biz jüri üyeleri, önümüze gelen şiire bakarız.
Mesela ben...
Şiir önüme gelmiş ama şiir yabancı dille yazılmış: 0 Puan
Şiir önüme gelmiş ama altında şairin ismi var: 0 Puan
Şiir önüme gelmiş ama daha önce bir yerlerde yayınlandığını tespit etmişim: 0 puan
Şiir önüme gelmiş. Kime ait olduğunu bilmiyorum. Altında kurallar gereği isim de yok mahlas da... Şiiri okuyorum. Dört dörtlük. Puanımı veriyorum: 10- 9- 8 vs.
Bundan sonrası benden, biz jüri üyelerinden çıkıyor. Biz sadece şiire puan veriyoruz. Şairin kim olduğunu bilmediğimiz için efendim bu vatandaş sitede aktifmiş-değilmiş, on senedir siteye hiç uğramamışmış, her gün şiir yazmıyormuş, bütün bunlar bizim bilgimizin tamamen dışında olan hususlar.
Tekrar ediyorum: Biz jüri üyeleri sadece ve sadece şiirleri okuduk ve not verdik. Birbirimizi bilmediğimiz için bir etkileme durumu da olmadı. Sadece ben Mehmet Fikret’i bir iki ay önce öğrendim ama asla şu şiir güzel bu şiire yüksek puan ver filan demedim. Zaten saçmalık olurdu zira bir kaç istisna dışında ( ki adlarını yazdım bazılarının ) önümüze gelen şiirin kime ait olduğunu bilmiyorduk.
Sonrası bize ait değil... O sebeple de biz jüri üyelerinin başında patlatılmaya çalışılan kabağı sahiplerine aynen gerisin geri iade ediyorum.
Çok açık ve net söylüyorum: Benim nazarımda yarışmanın en güzel ve kaliteli şiiri Aziz Remzi’nin ( Selim Adım) ‘’Münzevi’’ başlıklı şiiriydi. Belki ödül de alabilirdi ama ne yazık ki şiirin altında ismi vardı. Sonrasında ya yaptığı hatayı anladı ya da şiir yarışmasının kriterlerinden birinin de yarışmaya gönderilen şiirin başka bir yerde yayınlanmaması gerektiği kuralını unuttuğu için 25.08. 2022 Tarihinde yani yarışma sonuçları açıklanmadan önce sitemizde yayınlamış.
SONUÇ: Anlayıp dinlemeden, bizlere sorup sual etmeden, direkt sitemizi Alamut Kalesine, dolayısıyla yarışmayı tertip edeni, yarışmaya sponsor olanı, ben dahil yarışmada jüri üyeliği yapmış olanları da Alamut Kalesinin esrarkeşleri olan Haşhaşilere benzeten arkadaşımızı üzülerek kınıyorum.
Sevgili Adem Efiloğlu bu senenin Nisan ayında bana Face Booktan özel olarak ‘’ Abi! Sitemize yeni üyeler kazandırmak, sitemizde bir canlanmaya vesile olmak, sitede var olan aile ortamına biraz daha heyecan katabilmek için site üyelerimize özel bir şiir yarışması tertiplemeyi düşünüyorum ne dersin?’’ Dediğinde önce ona, daha sonra böyle bir yarışmanın finansal sponsorluğunu üzerine alacak olan sevgili Çağatay Ünlütürk’e (MCU) söylediğim şey aynen şuydu: SAKIN ! SAKIN BÖYLE ÖDÜLLÜ BİR ŞİİR YARIŞMASI TERTİP ETMEYİN. ( Kendileri burada sorabilirsiniz.)
Nedenlerimi de açıkladım tabii ki: Dedim ki: ‘’Böyle bir yarışmaya şiir gönderen arkadaşların hiç birisi ‘’Ayranım ekşi ‘’ demeyecektir. Herkes birinciliğe en layık şiirin kendi şiiri olduğunu düşünecektir. O sebeple de yarışma sonunda bırakın sitede bir kaynaşmayı, tam tersine cadı kazanları kaynayacak, dedikodular, ithamlar, ‘’Sonuç zaten önceden belliydi’’ Suçlamaları ayyuka çıkacaktır. ( Ne kadar haklı olduğum maalesef dün, sonuçların açıklanmasıyla birlikte ortaya çıktı ama ne yazık ki bu saçları değirmende ağartmadığımı arkadaşlarıma anlatamamıştım. )
Her konuda sözümü dinleyen bu iki çok sevdiğim kardeşim, maalesef bu konuda sözümü dinlemediler. Yarışma kriterleri belirlendi ve duyurusu yapıldı.
Böyle bir yarışma tertip edilince haliyle bunun bir de jürisi olacaktı.
Çocuklarımın ölüsünü öpeyim ki kendi dışımda jüride kimlerin olduğunu bilmiyordum. Hâlâ da Mehmet Fikret üstad dışında kimler var biliyorum. Mehmet Fikret’i de tesadüfen öğrendim. Ameliyatından ve dinlenme faslını müteakip sitede tekrar faal olmaya başladığında bir gün mesajla sordu: ‘’ Hocam ! Benim yönetim paneline ‘’ Yarışma şiirleri diye bir buton eklenmiş. Tıkladım baktım bir sürü şiir çıktı karşıma. Bu nedir?’’ Dedim ki ‘’ Demek ki sen de jüri üyesisin. Şiirleri oku ve puan ver. ‘’ Böylece öğrenmiş oldum onun da Jüri üyesi olduğunu.
Bugün geldiğimiz noktada bakıyorum doğrudan doğruya işin içinde olduğum halde ben diğer jüri üyelerinin kim/ kimler olduğunu biliyorum ama maşallah birileri biliyor (!) Bildikleri için de Allah ne verdiyse döşenmiş.
Değerli arkadaşlar !
Her türlü eleştiriye elbette açığız. Ama jüri üyelerini töhmet altında bırakan hele hele de ‘’ Sonuçlar önceden belli madem, o halde ne diye yarışma yapıyorsunuz? On kişi arasında dağıtın ödülleri ‘’ Türünden söylemler, eleştiri olmaktan çıkıp düpedüz iftira kapsamına girdiği için bir iki cümleyle açıklama yapmak zorundayım.
* Hani ülkemizde bir laf vardır: ‘’ Dinime dahleden Müslüman olsa bari’’
Değerli arkadaşlarımızın bazıları şiir yarışmasında -daha önce belirlenen- kriterlere uyulmadığını söylüyorlar. Ancak bunu söylerken tek kriter sitede aktif olmak diye düşünüyor olmalılar ki kendilerinin çiğnedikleri kriterler akıllarının ucundan bile geçmiyor.
Bir kriterimiz de neydi? Şiirlerin altında isim ve mahlas olmayacaktı.
Bugün biz jüri üyelerini yerden yere çalan Saffet Kuramaz ( Safdeha ) başta olmak üzere bu kriteri ihlal edenlerden aklımda kalanları tek yek yazıyorum:
1- Saffet Kuramaz ( Safdeha )
2- Selim Adım ( Aziz Remzi )
3-Harun Yıldırım
4-Kemal Doğanay
5- Zaza Mahsun Tuğrul
Bir iki isim daha vardı ama zaten sitede aktif olmadıkları için hatırlamıyorum.
Dikkat edilecek olursa en önemli kriterimizi ihlal edenlerin hiç biri ödüllendirilmemiş.( Oysa Selim ve Harun’un şiirleri kesin dereceye girecek şiirlerdi.) Ama onlardan biri olan Saffet Kuramaz arkadaşımız, biz jüri üyelerini ve yarışmayı tertip edenleri yerden yere vurmuş kriterlere uyulmadı diye.
* Diğer arkadaşlar ödüllendirirken şiirlere kaç puan vermiş bilmiyorum ama benim verdiğim puanlar aşağıdadır: ( İyi ki kaydetmişim hepsini. )
1. Olan Melahat Temur’un ‘’Gülü Sensin Sevdiğim’’ şiirine 10 tam puan vermişim.
2. Olan Nihat Malkoç’un ‘’ Kelam Burcu ‘’ adlı şiirine 10 tam puan vermişim.
3. Olan İbrahim Coşar’ın ‘’ Yüzüncü Yıl Türküsü’’ şiirine 9 Puan vermişim
Mansiyon alan Kazım Gök’ün ( Gök Hasret ) ‘’ İsmail Soylu Çiçek ‘’ şiirine 9 puan vermişim.
Mansiyon alan Murat Gökçe’nin( Karsi ) ‘’ Lüks ‘’ adlı şiirine 10 Tam puan vermişim [ Ancak sonradan bu şiirin 07.07.2020 de sitemizde yayınlanmış olduğunu tespit ettiğimden mansiyon ödülünün geri alınması için Adem kardeşime telefon eden de benim. Yerine mansiyon ödülüne layık görülen Orhan Özer’in( Nefesi) ‘’Esila’’ adlı şiirine 10 tam puan vermişim.]
Sponsor ödülünü alan Nuri Baş’ın ‘’Bir ayağa kalk gönül ‘’ Şiirine 9 Puan vermişim
Yani?
Yani Dereceye giren şiirler bileklerinin, ilhamlarının, alın terlerinin ,emeklerinin ve hepsinden önemlisi şairlik denen mefhumun hakkını vererek birinci, ikinci, üçüncü seçilmişler. Mansiyon ve sponsor ödülünü alan arkadaşlarım da öyle.
* ‘’İyi ama Sami Hocam Yarışma kriterlerine uyulmadı.’’
Arkadaşlar !
Adem Bey ifade etti, bir kez daha ben de ifade edeyim:
Biz jüri üyeleri, önümüze gelen şiire bakarız.
Mesela ben...
Şiir önüme gelmiş ama şiir yabancı dille yazılmış: 0 Puan
Şiir önüme gelmiş ama altında şairin ismi var: 0 Puan
Şiir önüme gelmiş ama daha önce bir yerlerde yayınlandığını tespit etmişim: 0 puan
Şiir önüme gelmiş. Kime ait olduğunu bilmiyorum. Altında kurallar gereği isim de yok mahlas da... Şiiri okuyorum. Dört dörtlük. Puanımı veriyorum: 10- 9- 8 vs.
Bundan sonrası benden, biz jüri üyelerinden çıkıyor. Biz sadece şiire puan veriyoruz. Şairin kim olduğunu bilmediğimiz için efendim bu vatandaş sitede aktifmiş-değilmiş, on senedir siteye hiç uğramamışmış, her gün şiir yazmıyormuş, bütün bunlar bizim bilgimizin tamamen dışında olan hususlar.
Tekrar ediyorum: Biz jüri üyeleri sadece ve sadece şiirleri okuduk ve not verdik. Birbirimizi bilmediğimiz için bir etkileme durumu da olmadı. Sadece ben Mehmet Fikret’i bir iki ay önce öğrendim ama asla şu şiir güzel bu şiire yüksek puan ver filan demedim. Zaten saçmalık olurdu zira bir kaç istisna dışında ( ki adlarını yazdım bazılarının ) önümüze gelen şiirin kime ait olduğunu bilmiyorduk.
Sonrası bize ait değil... O sebeple de biz jüri üyelerinin başında patlatılmaya çalışılan kabağı sahiplerine aynen gerisin geri iade ediyorum.
Çok açık ve net söylüyorum: Benim nazarımda yarışmanın en güzel ve kaliteli şiiri Aziz Remzi’nin ( Selim Adım) ‘’Münzevi’’ başlıklı şiiriydi. Belki ödül de alabilirdi ama ne yazık ki şiirin altında ismi vardı. Sonrasında ya yaptığı hatayı anladı ya da şiir yarışmasının kriterlerinden birinin de yarışmaya gönderilen şiirin başka bir yerde yayınlanmaması gerektiği kuralını unuttuğu için 25.08. 2022 Tarihinde yani yarışma sonuçları açıklanmadan önce sitemizde yayınlamış.
SONUÇ: Anlayıp dinlemeden, bizlere sorup sual etmeden, direkt sitemizi Alamut Kalesine, dolayısıyla yarışmayı tertip edeni, yarışmaya sponsor olanı, ben dahil yarışmada jüri üyeliği yapmış olanları da Alamut Kalesinin esrarkeşleri olan Haşhaşilere benzeten arkadaşımızı üzülerek kınıyorum.
Şiir Yarışması Ve Sonuçları Hakkında Lütfen Ağzı Olan Konuşmasın başlıklı yazı Sami Biber tarafından
02.09.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 17
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.