Hangi rengin istilasısın, ey
kaderimde küf tutmuş neminde kederin bin bir ihtimamla sevdiğim mabedim…
Tozutan acılardan aldığım hırsımı
asla yalan değil
Makberimdir üstünü örttüğüm
Bir teselli babında meylettiğim
hayatın sıra dışı
İzleri.
Tebessümler ekmiştim hayatın her
evresine
Sadık kaldığım yüreğimin dinmez
hutbesine
Derdimin yükü ödediğim faizi
Kıtlama yapan bir seyyah gibi
Derviş yüreğin ikbali
İhmal ettiğimdi kendim
İhbar ettiğim varsa yoksa içimde
saklı yetim
Yetilerim yetemediğim
İnsan kültüründe saklı
Yatıya kalan hüzne doğradığım
lokmalar boğaza takılı
Bir yudum suda dahi
Ölebilir insan
Hele ki nazar etmişse gıyabında bunca
zalim ve şeytan
Bir rengin ötekileştirildiği
Beyaz olmanın ve kalmanın faturası
Masum sevdaların nazlı edası
Hükmedene duyduğum hürmet ve sevgi
Ve saygı
İlhamın yok ucu bucağı
İtibarım zedelense bile
Yolumdan sapmadığım binlerce hikâye
Nezdinde şiirin diktiğim söküklerime
Elbet kefilim
Kalben hassas nazenin bir şarkı
Neşeli dünlerime hali hazırda kiracı
Sahibesi olduğum şu dertli beden
Sanrıların doğurduğu binlerce
çözümsüz denklem
Hamt ettiğim doğrudur
Bir şair olarak doğduğum da:
Bir ömür
Fark etmesem de hayatın şiire tekabül
ettiğini
Israr
Ettiğim kadar
Kaderime razı ve keder
Nasıl da içi dolu heybetli bir hatıra
Dünümden
Günüme sarkan
Yarın olmanın ihtimali ile seken
Bir kör kurşun
Sarkan ipinde ölümün
Tuzağına yakalandığım kâfirin
Densiz isyanı…
Derlediğim şiirler sanmasınlar ki
Sadece sözcüklerden ibaret
İmgelerdir nefesim
Kafiyelerdir kefen bezim
Kaydığım şu zemin ne ki?
Ne de olsa ben bir yıldızım gökte
saklı
Tüm mazeretim ve men ettiğim dünüm
Kardığım önüm
Kaybolduğum bunca tünelin
Ansızın vuku bulan ışığına ettiğim
tebessüm
Elbet aşkın ve iman gücünün
İlhamı…
İdare lambasında yazdıklarım ne ki?
Yandığım kadar yakardığım Rabbe
kavuşmanın hikâyesi
Debelendiğim kadar aldığım nice darbe
Bir yüreğin kırık çiçeği
Kırdığım putlardan ve potlardan öte
Sonsuz kere kırıldığım bir şafak
vakti
İçin için dilediğim kadar müphem sonu
Varsın olsun daim kılsın Tanrı
Sonlanmayan bunca acı
Nasıl ki mabedimin dekoru bir hayal
gibi
Sektiğim
Sarmalında bilinmezin
Sefil kalbimi sonsuzluğa
zimmetlediğim
Her zerremi emanet ettiğim biricik
Rabbim