denizin tuzlu kokusu, sesi, uğultusu yaklaştı 
eğri büğrü taşlardan bile yabani otlar fışkırmış 
loş sokağın ucunda
köşe başında evimiz göründü
kapı yerinde yoktu

elma ağacı
dallarını bahçe duvarından sarkıtmamıştı
bütün şehir gibi 
bu ev de bıraktığımız ev değildi

hepsine razı
hepsini sineye çekebilir
bütün gözyaşlarını tümüyle serbest bırakabilir 
ya da içime akıtabilir
bütün yaşananları unutmasam bile
üzerinden bir silgi geçirebilirdim

bu sinemde ki yangını söndürmese de 
ömür boyu küllendirebilirdi belki
belki gelecek günlere direnebilirdim 
sadece taşlığın üzerinde 
o aksak adımlarını sesini işitebilseydim
ya Rabbi 
sadece onun sesini

işittim de
kapı komşumuz
çocukluk arkadaşım alaattin
yine sundurmanın üzerinde
kırık bir hasır iskemleye oturmuş 
bekliyordu 
yerinden kalktı beni görünce 
inmeye çalıştı merdivenleri

o ihtiyar beden
iyice kurumuş
kavrulmuş, küçülmüş, kısalmış
biraz da eksik kalmıştı sanki
çökmüştü

olsun
vardı ya
bundan daha büyük ilahi armağan olamazdı

kırık basamaklarda 
bir parça kendime gelip sakinleştiğimde 
yan komşucuğun evine baktım
pencerede kirli çamaşırlar asılıydı
onlarda dönmemişlerdi

komşum diye mırıldanırken
yerinden sökülmüş kapıdan 
bahçenin en uzak köşesine vakti zamanında
dikilen elma ağacı 
gözüme çarptı

ara sıra uğruyorlardı 
neredeliği 
nasıllığı merak edilecek
öldü mü kaldı mı araştırılacak 
o kadar çok komşu 
ve akraba vardı ki

şimdi yanımda
can ciğer arkadaşım alattin vardı
var ya
sağ ya
nefes alıp veriyor ya
Allah'ım
bana bu günleri gösterdin ya
hamdolsun

döşeğin kenarına iliştim 
duvarda ki boy aynası kırılmış
dağılmıştı
olup bitenlerin kaydedildiği beden defterimle
birbirimizin yüzünü izledik
göz göze geldik

elimi başıma attım
saçlarımın döküldüğünü
tırnaklarımın yarıldığını
sağ yan dişimin biri gecede çürüyüp 
ikinci gece düştüğünü de gördüm
hayatta kalmanın tek gaye olduğu yerde 
dökülen saçın
düşen dişin hesabını sormak 
kimsenin aklından geçmezdi

gün gelir hesaplar kesilirdi elbet 
bu dünyada değilse de 
bunun öteki tarafı vardı 

ama şimdi 
bu seferberlik yürüyüşüne dair 
haritanın yüzüme nasıl işlendiğini 
fark ettiklerimden çok daha fazlasının 
bir daha dönmemek üzere gittiğini 
ve gitmek üzere neyin eklendiğini görecektim

evimde ilk kez uyumuş da uyanmış gibi
üzerime camdan bir yorgan atılmış da 
artık hiçbir gizli saklı kalmamış gibi 
seher vaktine dek
ertesi sabah dek
rüyalar alemine dalıp gitmiştim 
çoktan

redfer
( Komşumuz Alaattin başlıklı yazı redfer tarafından 7.08.2023 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu