Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Ah Be Hafız Dağıldım Bak Yine

Ah Be Hafız Dağıldım Bak Yine



Görücü bir ufuk, aşkın şah damarı şadı ruhun tutulası nutuk…

Bir sarkaç bir sarnıç sökün eden bir vaveyla: hırpani ruhumun tesellisi nasıl ki tecelli etti aşkın güftesi…

Ben bir şiirim, hafız ben siması tanıdık bir yabancıyım kendime aşkla eşleşen yolum mızrabı kırık umudun bekası yarınların.

Sözcüklerim var kesif.

Sözcüklerim var kimi nesir kimi redif.

Sözcüklerim var sökün eden ruhun dar sokağında aşkın bulvarında fink atan bir dilber bir dilemma artık ne dersen de ruhumda sırıtan yalnızlığa…

Ben makberim, hafız:

Matemin bam teli.

Miadı dolmuş mudur sahi benliğimin ne de olsa yarım asır devirdim dünyaya geldim geleli lakin…

Sükûnetimle.

Surlarımla.

Sırlarımla.

Sırma saçıma yağan karla…

Hala çocuk kalabilmeyi başarmış bir deliyim ben deli olmasam sever miydim matemi, söyle sever miydim hasreti ve sever miydim uzaktan gizli gizli…

Gizemimdir gamzesindeki yolculuğumun son ukdesi.

Gaza gelen acımdır semiren ve sararan saçları tabiatın bense miladi takvimde hicri servetimle damla damla akan yaşımın çağlayanında ağladığımı gizlerken sevdiklerimden ve yine sevdiklerimden aldığım darbe ile terbiye ettim nefsimi:

Nefesim ilk ve son.

Neslim yâdı dünün.

Nesirlerim dikilesi sökükleri ömrün…

Ya, şiirlerim, söyle mealim midir yoksa mizacım mı kör kütük sarhoşluğu ile hicranın kat çıktığım evrenin ulaşası rahmetin koştuğum hidayetin beni çağıran sesi usul usul…

Uslanmadı gitti yüreğim kabir azabı çektiğim aşkın uzamı…

Sökün ettim edeli bedenden nur yağan semanın kılavuzu bir kuş gibi kanadımdaki çiy tanesi çiğ çiğ yediğim hüzün kurabiyeleri ve annemin elinden çıkan yemeği özlediğim çok mu belli?

Ah, be hafız dağıldım bak yine.

Dağıstanlı bir kâşif gibi…

Ah, be hafız dağıttığım ne var ne yok damıttığım ruhun isyanı…

Ah, dalkavuk imgelerim tahayyülü mümkün olmayan bozduğum yeminlerimin mimarisi ve tövbe ettiğim her ezan vakti seyrüseferi bilinmezin bir kilit taktım ki kalbime bakma da sakın ha, sevip de sevilmediğime kani mizacımla kan kustum şiir dedim sonra şiire sevdalandım şehla gözlerinde şehrin nidalar biriktirdim ve işte sona eren sessizliğim…

Mihrabım.

Mizacım.

Miladım.

Mihriban’ım.

Şems’in terbiye ettiği nefsinde saklı bir rüzgârım içime estiğim…

Şam şeytanı yalnızlığın urganı içimde saklı o kesif sessizliğin gamlı notası.

Ve işte elimde sol anahtarı:

Yoksa nasıl açardım ben gamlı kapıları?

Başım eğik.

Ruhum sancılı.

Bedenim sanrılı.

Belleğim dingin yüreğimse bir mütereddit gülüşe odaklı:

Her halükarda yalnızım.

Hulasası cihanın sevdiğim kadar kalabalığım.

Sözcükler müridim.

Bense evrenin aşka sadık Mümin’i bir seferi ki ikazı evrenin bir seyyah duygu ki körü körüne sevip de yanıldığım dinmez iken içimdeki çocuğun nazı niyazı…

Anne ikliminde.

Baba hasretiyle.

Endamlı bir v/edadan çıktığım yolda.

Esaslı bir duruş sergilediğim hayatımın baharında soldu güftelerim ve sarardı gül cemalim güme giden ömrüm b/ölündü beyitlere ruhumsa dağıldı günbegün sömüren kimse yalnızlığımı ve sevgimi buyur ettim her mizacı her insanı Yaratandan dolayı yaratılanı sevdiğimdi yüreğimin tek ikazı.

İnkâr etmem edemem.

Külliyen yalan sevmediğim.

Sevgiyle eşleşen varlığım ve işte kendimi kendime t/uzak kıldığım.

Ilgıt ılgıt esen.

Neferi aşkın bin bir nazire eden.

Nazenin yüreğimle sevecen ikliminde aşkın esen rüzgârın iz düşümü yoksa nasıl sökün ederdi kelimelerim?

Buğrası dünün.

Büyüsü günün.

Uleması ömrün.

Bense bir ulak bense bir posta güvercini beni benden ırak kılan nefsine tapan iblisin de dinmeyen laneti.

Her halükarda başım dik.

Gel gör ki Allah katında boynum kıldan ince.

Mealim yok bugün.

Kalemin mürekkebi kurudu kuruyalı.

Göz pınarlarımdaki her damlayı armağan ettim içimdeki çocuğa.

Şah damarımdan yakına sevdalandım sevdalanalı ne hikmetse hâsıl oldu mucizeler ve nice tevafuk ruhun mafyası aşkın idamesi asla da gel geç olmayan sevdalı vecizeler nasıl ki imtihanım süregelmekte elbet şükrümle sabrımla kat çıkmaktayım hidayetin beni çağıran sesine…

O dergâh ki.

O bilinmez ki.

O ses ulvi.

O sessizlik ilmi.

O ruhani kaçış sevdalı iklimin ta kendisi.

Kilitli gönül çekmecem.

Nice çekinceyi sonlandırıp da devindiğim eksen.

Bir zan bir zaruret bir zafiyet ve işte afiyetteyim, hafız hem sen bildin bileli suskular giyindim ve nefsimi terbiye ettim ve zuhur eden her günde saklı bilinmezi ben şiir bildim ve diktim dikeli yüreğin söküklerini mağdur olsam ne ki ve de mazlum; masum kaldığım kadar kılı da kırk yarmaktayım ve işte tepinen ayak sesim ve işte taçlanan yüreğim ve işte taşlanan bedenim her halükarda sonsuzluk benim uzandığım kabrim ve bu dünya ki: kabir azabını ilk günden beri çektiğim alametifarikası bilinmezin ve farazi duygularla geçiştirdiğim değil somut bildiğim sevginin dilemması eşlik eden şiirlerime…

Külliyen yanıldığım.

Külümden doğduğum.

Bir kumar belki de satırlarda kaynattığım duyguların uleması iken ket vuran kimse coşkuma edebimle adabımla varsın olsun yerimde sayayım…

Sağalttığımdır ruhum sağdıcım kalemim solumda Hıdır sağımda Hıdrellez ve tutuklu kalan her minvalde ben sekerim bir kurşun gibi bazen nasıl da sakarım ve gözümü sakındığım tüm sevdiklerim var olsun en ağır darbeyi de onlar versin.

Servetim.

Sarkacım.

Salkım saçak duygularım.

Her sayımda eksik çıkan sözcüklerim.

Bir başkaldırı ise kalemin niyazı aşkla devinen bir topaç gibi şarlatan rüzgârla salındığım meddücezri yerin göğünse uleması bir kuş gibi uçuşan benliğim ödediğim bedellerim…

Sondan bir önce.

Hazır ol da geçen ömrün güncesi şiirlerden de öte…

Ötekileştirenlere ise yok tek sözüm:

Kaynakçam aşk, hafız.

Kaybolduğumsa balta girmemiş duygularım ve efkârım.

Korunduğuma dair kodladığım mizacım.

Hamt ettiğim.

Harbi sözümü sakınmadığım ve alnımın akıyla yaşamanın da ihtimaller dâhilinde beni sonsuzluğa taşıdığıdır ihbarım…

İkazı evrenin.

İdamesi yüreğin.

İnhisarında bilinmezin.

İndinde yüce Rabbin.

Bir imla hatası iken aşk…

Bir imla hatası iken ismim: Gül’den üreyen gülüm/semelerin izdivacı hüzünle sırnaşan aşkın da dilemması…

 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Ah Be Hafız Dağıldım Bak Yine

Ah Be Hafız Dağıldım Bak Yine

GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK...