Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Üfürükten Siyaset

Şu ülkenin haline bak. Ülkemin ve insanlarının yı­ğınla so­runu var iken, aklı evvel bir takım siyaset­çiler, 31 Mart ye­rel se­çimlerine son sürat hazırla­nıyorlar. Öyle bir ha­zır­lanma ki bu, küfür, hakaret, iftira birbirini kovalıyor. Seçil­diğinde asla yerine getiremeyeceği sözleri veri­yorlar, va­tandaşların aklı büyülü, tempolu ve vurgulu sözlerle dü­ğümle­niyor. Sözcükler arasına manevi keli­meler de ser­piştirilince o biçim bir ko­nuşma oluyor. Seç, beğen al!

Siyasetçiler, sanatçılar, yazarlar, düşünürler ve ga­zete­ciler ülkesinin aynasıdır. Yaşlı-genç tüm in­sanlar, her gün tele­vizyonlar aracılığı ile evle­rine konuk ettiği bu şahısları ta­kip ediyor, dinli­yor ve aklında ve vicdanında olumlu veya olumsuz bir şahsiyet portresi beliriyor. Küfürbaz si­ya­setçileri din­ledikçe genç-yaşlı insanların zih­ninde, si­yaset yolunun kü­fürlü konuşmaktan, if­tira atmaktan ve yalan söy­lemek­ten geçtiğini düşünüyor. Hedefe varmak için namuslu da olsa rakibine iftira atmanın meşru ol­duğu zan­nına kapılı­yor. Dünya ülkeleri de yakından Türkiye siyasetini takip edi­yor, notlar tutuyor ve ikili ilişkilerde de bu bilgilerden fay­dalanıyorlar. Türk siyaseti, kendi halkına güven vermi­yorsa Türkiye’nin uluslarara­rası ilişkilerinin akamete uğ­raması kaçınılmaz olur. Bu sebeple, koltuk derdine düşmeyen, usulsüz ihalelerle yandaşlara rant sağlamayan, rüşvet alıp-vermeyen, ülke­mizi kara para cenneti yap­mayan ve “yasalar arkamızdan gelsin.” demeyen söz ve karar sahibi kad­ro­ların ülke yönetiminde karar sahibi olması gerekir. Türkiye’yi yönetecek şahısların bilgili, tecrübeli, ahlaklı ve emin kişiler olmasına özen gösteril­meli­dir. Zira ül­kemizi yolda bulmadık; bu vata­nın her karış toprağı şe­hit kanla­rıyla sulanmış­tır. Onların aziz hatıralarına say­gılı olmalı, vata­nımızı kutsal bir emanet olarak görüp, canımız paha­sına koru­malıyız. Ne olduğu, kim olduğu belirsiz siyaset­çilere bu ülkenin idaresini asla teslim etmemeli­yiz. Bu milli bir me­seledir.

Devleti yönetenlerin ve diğer siyasetçilerin bu devletin Cumhuriyet rejimiyle yönetilen sosyal-hu­kuk devleti ol­du­ğunu asla unutmamalıdır. İk­tidara gelenler veya devleti yönetmeye hazır­la­nan siya­setçiler milletin di­nine, mezhe­bine, ır­kına ve sos­yal konumuna göre ayırmamalıdır. Devletin yasa­ları ve imkânları her insanı ku­caklayacak özellikte olmalıdır. Atatürk’ün söyle­diği gibi “iç cepheyi sağlam tutmalıyız.”

Harami zihniyetiyle makam-mevki sahibi olanla­rın yap­tık­ları yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlükler Sayış­tay ra­porlarına girdiği halde herhangi bir cezai uy­gulama ya­pılmıyor. Bu tür haramzade­ler, besme­leyle harama ka­şık sallayan ah­laksız kişilerdir. Sa­kallı-cübbeli sözde din adamları ve bunlarla bir­likte hareket eden siyasiler, Arapların din anla­yışını bu millete aşılamak için Arapça oku­tup, Türkçe an­latmaya gayret ediyorlar. Bunun do­ğal sonucu olarak ülke ve millet olarak ağır bir yıkımın altında inim inim inlemeye mahkûm oluyoruz.

Posta yoluyla oy kullanan Avrupa ülkeleri var. Bu ülke­lerde insanlar, oylarının çalınmayaca­ğından emindirler. Gece boyu, seçim torba­ları üzerinde uyumak ve bu yolla oylara sahip çıkmaya çalışmak asla söz konusu ol­muyor. Bu ülkeler, böyle saç­malıklarla uğraşmıyor. Bilim, sanat ve teknoloji üretiyor. Uygarlık yarışında dev adım­larla ilerler­ken, ülkemizde siyaset ya­panlar, büyük bir iş­tahla koltuk ve rant peşinde koşuyorlar.

Emevi yönetiminden bu güne, din siyasetin ve tica­retin bir aracı haline getirildi. Oysa Müslü­man ol­duğunu iddia edenlerin yaptıklarına dik­kat edersek eğer, Yüce İs­lam’ın kişisel hırslara ve siyasete nasıl alet edildiğini gö­rürüz. Kur’an bu konuda insanları şu ayetleriyle uyarı­yor: Ba­kara Suresi 174. Ayet  “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizle­yip de bu­nunla biraz para alanlar, gerçek­ten karınları do­lusu ateşten başka bir şey yemezler. Kı­yamet günü Allah onlara ne söz söyler, ne de kendile­rini te­mize çıkarır. On­lara sadece acı veren azap var­dır.”

İri ve diri olarak eğitimin kalitesini yükselterek, bi­limde, fende, tıpta, sanatta, edebiyatta ve fel­sefede çığır aça­cak eğitim politikaları geliştir­meliyiz. Çığ gibi büyüyen ülke so­runlarını çöze­cek kadrolar tahsis edilmeli ve so­runlar bir an evvel çözülmeli­dir. Ülke sorunlarını çöz­mek için ben­den, senden, o hain, bu bilmem ne deme­den, yetenekle­rinden faydalanmalıdır. Ülke­mizde hain­ler, uyuşturucu ve kara para akla­yanlar derhal yakala­nıp, Türk adale­tine tes­lim edilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Üfürükten Siyaset

Halit Durucan Halit Durucan