
Her An Seninle Olsam
Uzaklarda ince bir çizgi gibi görünen yollar, daraldıkça
yaklaşan/, yaklaştıkça saran adım attıkça genişler dedikçe daralan/; hayallerimle
süslenmiş bir sensin Gül çiçeğim… Tutkularla çevrelenmiş, çekicilikle örtülmüş
bir yol olsan benim olsan/ , o yollarında kaybolsam sana varsam/ , yüreğinin
ellerinde bir derviş gibi versem ve kaybolsam/ , gönlünün dünyası içinde ben,
dünya ellerin olsun ve kollarını açsa, beni içine alsa, hayır derim ve kaybolursam
o gönlünün derinliklerde senin gönlünden başkasında kaybolmayı istemem, ruhunun
en kuytu köşelerinde, her adımda daha da derine insem, her nefeste daha da
yakın olsam sana, seninle bir olsam, seni kucaklasam sarılsam, seninle var
olsam, seninle yok olsam, seninle bütünleşsem, seninle sonsuzluğa uzansam
aydınlatan çıram olsan, her anı seninle yaşasam, her anı seninle paylaşsam,
seninle dolsam, seninle taşsam, seninle akıp gitsem zamanın ötesine, seninle
birlikte her şey olsam, her şeyde sen olsam, seninle bir rüya gibi yaşasam,
seninle bir düş gibi kaybolsam anın olsam, seninle bir masal gibi sonsuzluğa
uzansam sana tutunsam, her anı seninle dolu dolu yaşasam, her anı seninle
paylaşsam, seninle bir bütün olsam, seninle her şey olsam, her şeyde sen olsam,
seninle bir ömür geçsem, seninle bir hayat olsam, seninle bir dünya olsam,
seninle bir evren olsam, seninle bir sonsuzluk olsam, seninle her anı dolu dolu
yaşasam, her anı seninle paylaşsam, seninle bir bütün olsam, seninle her şey
olsam, her şeyde sen olsam, seninle bir ömür geçsem, seninle bir hayat olsam,
seninle bir dünya olsam, seninle bir evren olsam, seninle bir sonsuzluk olsam,
seninle her anı dolu dolu yaşasam, her anı seninle paylaşsam, seninle bir bütün
olsam, seninle her şey olsam, her şeyde sen olsam, seninle bir ömür geçsem,
seninle bir hayat olsam, seninle bir dünya olsam, seninle bir evren olsam,
seninle bir sonsuzluk olsam, seninle her anı dolu dolu yaşasam, her anı seninle
paylaşsam, seninle bir bütün olsam, seninle her şey olsam, her şeyde sen olsam…
Seninle bir ömür geçirsem, seninle bir hayat olsam, seninle bir dünya olsam,
seninle bir evren olsam, seninle bir sonsuzluk olsam, kır olsam, yıl olsam, sır
olsam, senden yansıyan ışık olsam kabul eder misin gül çiçeğim?
Dil cambazı,( bu söz Kardeşim Sönmez Korkmaz’ın eserinden bir
parça olarak alınmıştır*) kalemiyle kelimeler üzerinde dengeli adımlar atarken,
gözleri dil ruba (herkesi kendine bağlayan) bir güzele dalar. Ağır aksak
başlayan adımlar, sevday-ı Lemyezele*(yok olmayana) kayar. Metalleşmiş*
yüreğinden safkan duygularla yeni alaşımlarla yeniden doğar.
Her kelime, yüreğin derinliklerinden kopup gelen bir
yankıdır. Dil cambazı, bu yankıları ustalıkla şekillendirir, her birine yeni
bir anlam katar. Kelimeler, birer birer dizilirken, duyguların ve düşüncelerin
dansı başlar. Bu dans, bazen hüzünlü bir melodiye dönüşür, bazen de coşkulu bir
şarkıya.
Gözleri dil ruba* bir güzele dalan dil cambazı, onun
güzelliğinde kaybolur. Bu güzellik, kelimelere yansır, her bir kelime birer
inci tanesi gibi parlar. Sevday-ı Lemyezele kayan adımlar, aşkın ve tutkunun
izlerini taşır.
Her yeni alaşım aşk dolu parıltıların gönülden gönül’e,
duyguların ve düşüncelerin bir yansımasıdır. Bu yansımalar, dil cambazının
kaleminden dökülürken, okuyucunun yüreğine dokunur. Her bir kelime, okuyucunun
zihninde yeni bir dünya meydana getirir. Bu dünya, duyguların ve düşüncelerin
olduğu bir dünyadır.
Dil cambazı, bu dünyada özgürce dolaşır. Her adımında yeni
keşifler yapar, her kelimede yeni anlamlar bulur. Bu keşifler ve anlamlar,
okuyucunun yüreğinde derin izler bırakır. Her bir iz, duyguların ve
düşüncelerin bir yansımasıdır. Bu dil cambazı şairdir, aşkla seven âşıktır, ozandır
aşk bir dokunur ve coşar dil cambazı bu duygularla yazdırtır işte…
Ancak bu kez, dil cambazı (duygu ve hislerin şairi de
diyebiliriz) farklı duyguların peşine düşer. Hüzün ve coşkunun yanı sıra, korku
ve umut da kelimelere yansır. Korku, bilinmeyenin karanlık köşelerinde
saklanırken, umut, her yeni günün ışığında parıldar. Bu iki zıt duygu,
kelimeler arasında bir denge kurar ve okuyucunun yüreğinde yeni bir yankı
bulur.
Dil cambazı, korkunun ve umudun dansını izlerken, kendi
yüreğinde de bu duyguların izlerini taşır. Her bir kelime, bu duyguların bir
yansımasıdır ve okuyucunun iç dünyasında derin izler bırakır. Bu izler, zamanla
bir bütün oluşturur ve okuyucunun kendi hikâyesini keşfetmesine yardımcı olur.