Hay Maşallah-5. Bölüm-
Nihayet beklenen gün gelip çatmış ve Maşallah, aynen mektupta yazdığı gibi Patnos'a gelmişti.
Doğruca Okşan'ın ikamet ettiği pansiyona gitti. Pansiyonun girişinde üzerinde Reception yazan masaya yanaştı ve görevli Gudubet Şaziye'ye sordu:
-Recep Bey, ben Okşan'ı görmeya gelmişem. Kendisine habar verir misen?
Gudubet Şaziye öfkeyle gürledi:
-Ula öküz ! Ben erkek miyem ki bene Recep bey diysen?
Maşallah şaşırmıştı. Zira karşısındakinin kesinlikle kadına benzer bir tarafı yoktu ama daha önemlisi madem ki adı Recep değildi, o halde masada neden Reception yazıyordu? Yine de nezaketi elden bırakmadı.
-Özür dilerem Recep Hanım. Okşan'ı çağırır mısan?
Gudubet Şaziye daha da kızdı.
-Ula Ne Recep'i gavat? Benim adım Şaziye'dir
Maşallah da artık kızmıştı.
-Ula her poh isen... Bene Okşan'ı çağır hemen.
Gudubet Şaziye cevap verdi:
-Rükneddin Ağanın gızı Okşani ariysen o burada degil. Eit Model of Türkiye yarışmasında ülkemizi temsil etmek için Patnos Arena Spor ve Kongre Sarayına getti.
Maşallah içinden ''Eyvah.'' dedi. Böylesine saygın ve prestiji bir yarışmada ülkemizi temsil edecek birinin asla kendisiyle evlenmeyeceğini düşünüyordu ama yine de şansını denemek üzere Patnos Arena'ya koştu.
Salona girdiğinde Okşan'ın beyaz bir mayoyla adeta bir kuğu gibi, pardon fil gibi podyumda süzüldüğünü gördü.
Salonda pek çok milletten insan coşkun bir şekilde Okşan'a tezahürat yapıyordu ki özellikle Abazaların bağıra bağıra sesleri kısılmıştı.
Okşan'ın sahte sevgilisi Sidikli Sadullah, Patnos Abazaları Derneğinin ne kadar Abazası varsa toplayıp getirmişti salona. Hepsi bir yandan bağırıyor, tezahürat yapıyorlardı bir yandan da jüri üyelerinin enselerine dayadıkları tabancaları kimselerin görmemesine çalışıyorlardı.
Okşan podyumda bir iki tur attı. Kendisi ve ülkemiz adına çok önemli olan böyle bir günde Lepiska Ali'nin mutlaka salonda olacağını düşünüyordu ama o kadar bakınmasına rağmen o yoktu. Taaa Diyadin'den Maşallah gelmişti ama Lepiska Ali bu özel gününe gelmemişti.
Neyse efendim, söylemeye hacet yok Okşan, Elit Model Of Türkiye birincisi seçildi tabii ki.
Maşallah, çekine çekine yaklaştı Okşan'a
-Tebrik edirem Okşan.
-Teşekkür edirem Maşallah. Hoş gelmişsen.
-Birinci oldun. Artıh bizim yüzümüze bahmazsan.
Maşallah haklıydı. Okşan'ın hele de bu birincilikten sonra onun suratına bakmaya hiç niyeti yoktu ama o Lepiska Ali olacak his yoksunu, aşktan anlamaz herife bir ders vermesi gerekiyordu.
-Aşholsun Maşallah. Ben Dünya birincisi olsam da sene yüz verirem. Hatta istersen iki yüz, üç yüz bile verirem.
Maşallah gazı almıştı bir kere.
-Eee o zaman birlikte çıhah mı?
-Çıhah.
-Mesela sinemaya gidek mi?
-Gidek de hangi film oyniy?
-Yav hele bir Palladium AVM ye gidek, baharız hangi filmler var, ona göre seyrederiz bir film.
Sidikli Sadullah ve avanesinin coşkun tezahüratları altında Maşallah'ın koluna girdi Okşan ve birlikte Palladium AVM'ye geldiler, sinemanın olduğu beşinci kata çıktılar. O gün sinemada pek çok film oynuyordu ama biri vardı ki Okşan o filmi mutlaka görmek istedi: Tosun Paşa.
Bilet alıp sinema salonuna girdiler, yerlerine oturdular ve film başladı.
İlginçtir ki film boyunca tüm seyirciler ve Maşallah kahkahalarla gülerken Okşan ağladı durdu. İlk aşkı Tosun Paşa aklına geldi çünkü. İlk aşk unutulmuyordu.
***
Film boyunca on kova mısır patlağı, beş şişe gazoz içen Okşan uysal bir şekilde başını Maşallah'n omzuna koydu ve
-Çoh acıktım Maşallah. Bene bir şeyler yedirmeyecah mısan?
Maşallah ''Haydi hamburgerciye gidek '' dedi ve on beşinci kattaki Mek Domalt Hamburger'e çıktılar.
Okşan'ın, dükkanına geldiğini gören hamburgerci Hamdi'nin gözleri parladı kelepir bulmuş Yahudi gibi. '' Voliyi vurduk.'' dedi içinden.
Daha sonra Okşan ve Maşallah'ın oturacağı masadaki mumları yaktırdı ve nihayet Okşan'ı can evinden vuracak türküyü çalmaya başladı müzik setinde.
Sen ne pişirdin sormirem
Gözüm karadır görmirem
Getirin bali kaymaği
Vala acımdan ölirem
Kaynatin çayi
Serin yataği
Sıkın limoni
Terletin beni
Hastayam ben ölirem ben ölirem
Bekarlıktan ne dediğim bilmirem.
Bu türküyle birlikte Okşan'ın açlığı tavan yaptı. Nitekim az sonra bir sini dolusu hamburger Okşan'ın önündeydi.
Okşan tam '' Bismillah '' deyip hamburgerlere yumulacaktı ki birden dükkandan içeri Lepiska Ali girdi yanında Hülya Avşar'ın gençlik yıllarına benzeyen bir afetle birlikte. Yavaşça Okşan ve Maşallah'ın olduğu masaya doğru ilerledi.
Okşan, Lepiska Ali'yi, yanında bir kadınla görünce kafasından aşağı bir kova kaynar su döküldü adeta. Tam ayağa kalkıp Lepiska Ali'nin yanındaki kadını çarpanlarına ayırıp en büyük ortak bölenini ve en küçük ortak katını bulacaktı ki Lepiska Ali hayatının en büyük ve ölümcül hatasını yaptı.
-Gız ben size hamburger yemeyin şişmanladı da eniniz boyunuz bir olu demedim mi? Goymuşsun önüne bi sini hamburger; sosları, getcapı, mayonezi, hepsi zehirdir bunların.
Dedi ve o bir sini hamburgeri kaldırdığı gibi gitti çöpe döktü.
Günah Okşan'dan gitmişti. Lepiska Ali artık gözüne eskisi gibi Tarık Akan ya da Cüneyt Arkın olarak değil, Tecavüzcü Coşkun ya da Nuıri Alço gibi görünüyordu. Aşk meşk tamamen bitmişti.
Hışımla ayağa kalktı ve Lepiska Ali'yi halter gibi kaldırıp 15. kattan zemin kata fırlattı.
Kendisini seyretmeye gelmemesini, başka bir kadınla oraya gelmesini bile affedebilirdi ama hamburgerlerini çöpe dökmesi affedilemez bir hataydı. Zaten daha sonra mahkeme de Okşan'ı tamamen haklı bulmuş, yaptığı bu hareketi nefsi müdafaa olarak değerlendirip beraat kararı vermişti.
Maşallah, olanlara bir anlam veremese de Lepiska Ali ile Okşan arasında bir şeyler olduğunu sezmişti. Ama artık Lepiska Ali diye bir tehlike kalmadığına göre fırsat bu fırsattı.
Okşan için bir sini daha hamburger yaptırdı ve Okşan hamburgerleri yerken korka korka sordu?
-Benimle evlenirmırsan?
Okşan, elli dördüncü hamburgeri midesine indirip, ağzının kenarında biriken ketçap ve mayonezleri sildikten sonra cevap verdi:
-Bene nasıl bir hayat vaad ediysen?
Maşallah göğsünü şişirdi?
-Seni sarayda yaşadacağam.
Evet, kader ağlarını örmekteydi. Az yaşa çok yaşa akıbet gelirdi başa.
Hay Maşallah-5. Bölüm- başlıklı yazı Sami Biber tarafından
23.12.2024 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.