
Nihayete Ermeyeceğini Sananlar
Yokuş dediğin bazen yorgunluğun başıdır
Ümidi yerleştir içine çaresizliğe boyun büküştür
Kefen biçilir her yokluğa ölümdür çıkmaz sanma
Varacağın yerler bil ki doruk noktasıdır ıssız sanma
Yokluğun gerekçesi sonsuzluğu yaratanın almasıdır
Ölüm alır götürür sonsuz yola budur haktan kelepçesi
Çıkarılmaz bu kelepçe doğarken vurulmuştur bu ömre
O an lal olur lisan konuşur ölüm hoş geldin diye
Sanma tüm zorluklar gönlü yakan bir nardır
Yaşanılan sabırla hepsi kârdır hem de ihsan
Dalınır hakkın deryasına kimse değildir yoksul
Çekiyor hakkın rahmeti seni tefekkürün şanıyla
Güneşin eteklerinde görünür ahiret yurdun
Koynunda açılır aşkın taze gülleri hakkın ihsanıyla
Bildiklerin sandıkların yitirmiştir varlığını o an
Ayakların sürünmez taşlara bahçende güller hasret değil
İman çarmıha gerek tüm kötülükleri alırken sen karşısında
Nihayete ermeyeceğini sanalar yanar bak bir bir
Tebessümler sarar seni ötelerde hasretine kavuştun bak işte
Mehmet Aluç