Solgun nidalar şehri içime
saklandığım, azadesi yorgun düşlerimin yâd edilesi mısralar dizili dünümde ve
önümde uzun çok uzun bir yol varmaya meylettiğim nice durak aşkın aksisinde
şiirlerin yitiminde bir b/ölü iki iken aşk erilesi rehavet hidayet öncesi hüzün
ve mutlak sözcükler şehri akasya bahçem içimde bense şehrin ta kendisi iki
yakam gelmezken bir araya varacağım o ulaşılmaz kıta ben Asya’yım sen ise
Avrupa.
Soluklandığım bir köz.
İtibar edilesi elbet yürekte saklı
öz.
Gönlün muradı ve uçuşan yılkı atları
bense gem vuramadığım kadar sözcüklerime yalnızlığın kıblesinde şerh düşüyorum
yarınlara.
Bilinmez bir iklimim.
Bilindik olan sadece iman gücü kat
çıktığım merdivenler Rabbime dönük yüzüm kıyamdayım gün gece.
Bilgiç bir sözcük demlenirken iç
sesimde saklı o coşku:
Bildiklerimden öte bilinmez bir
ısrarla ruhuma çöken karartılar ve işte tortusu ömrün çömdüğüm bulutlar çivi
çakılası bir beden adeta şiirlerim bana siper.
Günüm gecem başım gözüm üstüne dünden
sökün eden hatıralar andaki mevcudiyetim yarınlara meylettiğim dikilesi üç beş
yara diktesi kalemin ve sürtük imgeler başımın tacı bazense unutkan mizacımla
yeltendiğim en kibar duygu iken sevgi kibri yok saydığım insan nesli ve işte
yanıldığım yaralandığım yarıladığım ömrü yâd edilesi dünü nakşında sözcüklerin
bazen bir şiire bazense nesre denk düşen maceralarım.
Kulvarımda tekim ne de olsa hüzün
benim adım.
Sevdiğim kadar iteklendiğim tek
bilendir Rabbim neyse muradım uçuşan saçlarım ve ruhumun duvağı gövdemin
duvarları yüreğin isyanı bir içim suda boğulduğum yalnızlığın bozguna uğratan rüzgârıyım.
Cenk halindeyim cihanla.
Cebbarım ve tutuklu bu aşka.
Cılkı çıkmış olsa ne ki cihanın varsa
yoksa can pazarı bense bir bulut bazen tükenen umut ve bekleyenim olmazken ufka
dönük yüzüm Rabbime kavuşma arzum ile tek geçtiğim takatim sonlansa bile
vazgeçmediğim.
Günü uyuttum.
Geceyim ben.
Aşkı unuttum.
Özlemim yoksunluğumla cenk eden.
Günah tohumu iken dünde saklı bir
yara.
Günahı boynuna kimse düşmezken
yakamdan ve işte şerh düştüğüm o kavuşamadığım yaka şehri İstanbul ile eşleşen
hikayem şehre yazdığım nice şiir ve soluduğum hava sonlanmışken hayat iksirim.
Yâdım.
Yârim.
Yarenim.
Yakut gözleri annemin.
Ve anne dualarında huzur bulduğum
öfkeli bir ömrü dünde unuttuğum kaderimle iştigal kederle hemhal misal bir
b/ölü iki iken aşk savaş verdiğim onca cephe aşkın unuttuğu bir köşede
kareköküm iken özlem köklediğim duygular ve ahvalim çoktan firarda şehir ve
şiirle boy ölçüşen ruhum ve kalemim ve kanaat ettiğim kadar huzurlu bahtiyar
bir çiçeğim.
İnsan olmayı reddediyorum kimse kulp
takan kuyruğuma takılı bir alay sihirli kelime yıldız kimliğimle düşkünlüğüm
mehtaba ve çiçeklenen yüreğim bir batında sökün eden kırık dalım binlerce
dikenim.
Gün mizaçlı bir aşk iken dilediğim ve
bulduğum huzuru pay ettiğim tüm sevdiklerim.
Tutulan nutkum.
Kuram dışı bir teori.
Hipotezler serili yastık altım iken
nice şiir nice hikâye ve işte tek ziynetim aşkla eşleşen kalemim ve gök gözlü
annem.
Bir gün.
Bir gece.
Yitimse ömür sair bilmece.
Yonttuğum kalemim bilediğim
bilemediğim bilmezden gelenlerle de olmaz iken işim ve kendimi men ettiğim kin
ve nefret aşkla açan bir çiçeğim şiarımda saklı gelecek.
Göğün müridi bir kıyam.
Yerin tasviri kelam
Neşreden gün tesellim.
Nesri ömrün dikilesi nice çiçek
toprağa adımla müsemma bir şiir dilerken ilham meleğimden şerh düşülesi bir
ütopya olsa bile mutluluk dilemması sözcüklerin kan çanağı imgelerin tutukluk
yaptığı kadar kalemin namlusunda elim ve namusum üstüne yemin ettiğim yaza yaza
s/özlendiğim duygular ve düşler ve hayaller peçemden sökün eden sözcükler.
Perçemiyim aşkın.
Pervanesi her daim evrenin.
Aşkla kıyılan içimde aşikâr
kıyamazken sevdiklerime.
Bir günü daha tehir edip bodoslama
sevdiğim.
En derin en ulvi duygu iken
şahitliğinde meleklerin saf tuttuğum aşk dolu kıblem başım nasıl da kıldan ince
Allah katına uzanmakla eş değer sevginin neşrinde uçuşan ruhumla saf tuttuğum
kabrimle yaşamla ölüm arasında Araf’ta bir yerdeyim kalemim ne zamanki tutukluk
yapsa üzerinde sektiğim o mayın tarlası ve ilhamın esintisinde eşleştiğim huzur
ve hüzünle taşarken bedenimden t/aşkın sözcükleri ile demlendiğim değil de asla
yalan.