
...
Sevgili Petunya,
Geceden dökülen yıldızları topladım avuçlarıma,
Biraz ışık, biraz hüzün…
Biliyorsun, bazı geceler
Ay bile üşür kendi yalnızlığına.
Ama ben,
Önümde bir kağıt,
Kelimelerin ellerinden tutarak ısıtıyorum kendimi.
Kelimeler demişken Petunya'm
Zula yaptım kendime,
Sana en çok yakışan kelimelerden.
Bilirim merak da edersin şimdi,
Kaç harfe sığdırdım diye seni.
Hele bilmez misin be Petunya'm
Bütün alfabem sensin...
Petunya'm,
Mektuplarımda hep kendimden bahsettim,
Yaptıklarımdan sarfettim,
Biraz olsun senden bahsetmedim.
Zira seni sana anlatmak,
Rüzgara yön vermeye benzerdi.
Söyler misin Petunya'm,
Yokluğunda hangi rüzgar götürecekti beni,
Gitmek istediğim yere,
Ki gözüm görmeden çıkmıştım,
Sonu yanında bitecek bu çılgın sefere.
Petunya'm
Duygusallığa bağladım bu sıralar,
Kendi gölgem ile dertleşir olmuşum.
Ah Petunya,
Oysa ki varlığında,
Gölgem bile kıskanıp kaçardı benden,
Bizden.
Varlığın demişken,
Gurbeti vuslat etme zamanı Petunya'm,
Artık adımlarına söyle yol alsın,
Kes yanıma gelecek bileti.
Can Yücel'in de dediği gibi,
Kes yüreğine giden bileti,
Cam kenarı değil, can kenarı olsun.
İşte şimdi Petunya'm,
Artık cam da belli, can da belli,
Gidilecek yollar, aşılacak dağlar da belli.
Sonu ya vuslat, ya hüsran,
Anlaşılan o da sana bağlı besbelli.
Sevgili Petunya'ya sevgilerimle...
27.02.2025