
Ben,
Omuzlarında eski zamanların tozu,
Ve içimde sana dair hiç eskimeyen bir umut.
Yolculuklarım vardı; eksik haritalarla çıktığım,
Ama hep seni bulmaya yazgılıymışım.
Suskunluğumda bile senin adın vardı —
Bir sessizlik bile sana çıkıyordu.
Sen,
Elleriyle zamanı yumuşatan kadın,
Bakışlarıyla karanlığı incelten…
Gülüşünde bir ev var,
İçine sığdım, ilk defa hiçbir yerden taşmadan.
Sen öyle bir sessizliksin ki,
Ancak içinden bir çocuk geçtiğinde şarkıya dönüşüyor.
Sen, geleceği yüreğinde büyüten kadın.
Sen, kendi bedeninde zamanı çoğaltan bir mucizesin.
Ve Rüzgar…
Henüz bir adım bile atmadın bu toprağa,
Ama çoktan içimize yön verdin.
Küçücük bir kıpırtıyla
Bir evin bütün duvarlarını yerinden oynatan
Bir hayalsin şimdi,
Ve biz o hayali nefes nefese yaşıyoruz.
Seninle ben,
Birbirimize sarıldığımızda üç kişiyiz artık.
İçimizde bir mevsim büyüyor,
Adı Rüzgar.
Henüz hiçbir fotoğraf karesinde yok,
Ama gülüşlerimizde çoktan yerini aldı.
Şimdi,
Uykusuz geceleri seviyoruz.
Aldığımız minicik bir zıbın,
Gökyüzünden bir yıldız daha düşürür gibi doluyor avuçlarımıza.
Biz üç kişiyiz.
Ben, geçmişin yorgun adamı.
Sen, bir kalbin içinde başka bir kalp çarpışını taşıyan kadın.
Ve Rüzgar,
Henüz doğmamış, ama çoktan hayatımıza yön veren
Minik mucizemiz.
21.05.2025