Kime Anlatayım Derdimi Şiirimin Tahlilim Enine Boyuna
Kime Anlatayım Derdimi -Şiirimin Tahlilim Enine Boyuna-
Çıktım dama göreyim Şükrüyem’i
Çıkmaz dama Şükriye’m duymaz sesimi
Beklemek çare değil ineyim aşağıya
İneyim de kime anlatayım derdimi
Giriş
Sevdiğini göremeyen aşığın sancısı ve çektiği karın ağrısıyla giriş yapılıyor. Bu ağrı ilaçlarla geçecek değil bunu da dip not olarak ekleyeyim.
Şiirdeki Zihniyet Ve Eziyet
Şiirdeki zihniyet sevdiğini görmeye çalışan aşığın dama çıkarak gizlice sevdiğini görmek istemesi ve bunu bilerek dama çıkmayan sevgilinin ona eziyet ederek ”İŞİNE GELİRSE” böyle diyerek ona çektirdiği sıkıntıların süzgecinden geçerek sancılanmasıdır.
Şiirdeki Ahenk Ve Ses Uyumu
Şairin buradaki ses uyumu kızgın ve yanına gelmeyen sevgiliye duyulan öfkenin patlamasıyla ahenksizlik ve ses uyumuna uyulmayan kelime ve sözlerin aklın içinde geçmesinden ibarettir.
Şiirin Dili
Şiir her zaman sevgiliye gönlünde pamuklara yatırılarak bunu anlatarak gönülleri saran dili vardır bu vazgeçilmezdir. Lakin burada bu dili anlamayan yârin, bana ne benim şiirle işim olmaz havası içindeki tutumuyla bu dille hiç alakası olmadığının işaretidir.
Vurgu Ve Tonlama
Vurgu belli lakin tonlamada bellidir bu konuda fazla söz söylemeye gerek yok diyorum.
Dama Çıkmayla Başlıyor Kalp Ağrısı
Şairin Yer Seçimi( 1940’lar ve 2000’li yıllarda böyleydi)
Modern aşkın utanamazlığı olur da, âşık dama çıkması olmaz mı? Dama çıkmak
burada bir eski günlerde fiziksel eforla karışık duygusal bir iniş-çıkış merdivenidir.
Kulede Rapunzel yok ama bizimkisi tırmanmış, damda sevda arıyor.
Şükriye’nin Stratejik Sessizliği Aşkın Pasif Direnişi Hali “gelmem” Hali ve Şairin Çaresizliği
Duygusal bir megafonla “Şükriye!” diye bağırıyor ama karşılık yok. Şükriye,
dama çıkmamakla sadece şiirin ritmini değil, âşığın umutlarını da aşağıya
indiriyor. Bu bir Yas tutan aşığın damdaki eziyet dolu anı ve serenadadır adeta.
İlaçla Geçmeyen Karın Ağrısı Aşkın Gastroenterolojik Boyutu Hali Yani Şiirsel Mide Krizi
Bu acı ilaçla geçecek türden değil derken aslında şair modern tıbbın aşka olan
yetersizliğini de vurguluyor. Midede kelebek değil, taş var. Doktora değil,
Şükriye’ye reçete yazmak gerekiyor.
Ses Uyumsuzluğuyla Gelen Şiirsel Protesto
Ahenk ve kafiye? Geçiniz. Bu, duyguların kontrolsüzce dilde patladığı,
uyumsuzluğun bile “uyum” haline gelmediği bir başkaldırı şiiri. Ahenksizlik
burada bir tercihtir; ritme gelmeyen yâre karşı şiirin ritmi de uymamıştır.
Şairin Tonu Ben Anlattım da Ne Oldu Noktasında Istırap İçinde
Tonlama o kadar net ki, okuyucu olarak bizim içimiz acıyor. Şair aslında
tonlamayı bırakmış, doğrudan kalp kırıklığı frekansına geçmiş. Bu frekansta
yayın yapan yegâne radyo: Dert FM.
Şiirde ki Gelişme
Şiiri okudukça hiçbir gelişmeye açık olmadığı bariz bir şekilde görülüyor. Biliyorsunuz görünen köyde kılavuz istemez vesselam.
Mehmet Aluç
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.