Günce – 27 Temmuz 2025

Çınarlı Han’dan Gönül Hanesine

Yazmalara doyamadığım günlerden biri daha…
Yazdıklarımı okuyorlar mı, yoksa Engin mi fısıldadı iki bacı hakkındaki düşüncelerimi, bilemem... Lâkin iyi oldu. Zorlandıklarının farkındayım. Öylesine alışmışlar ki didişmeye, atışmaya… Bazen Karagöz ve Hacivat gibi, idamlarının ardından kuklaları yapılıp sahneye konacak kadar özlenmiş iki tipleme gibiler. Onlar da güldürüp düşündürüyorlardı ya… Bizim Didem’in deyişiyle:
“İki ehtiş kırılıp üzülürken bizi de yıpratıyorlar.”

Bugünse nasılda ferah bir gündü. Önce kahve faslı için Alper ve ailesine uğradık, “hoş geldiniz” dedik.
Sevgili güncem, fark ettim de hep isimlerden söz ediyorsun ama ne huylarından ne duruşlarından bahsediyorsun, diyeceksin. Alper bizim ailenin medarı iftiharlarından biridir. Karizmatik duruşu ve konuşmalarıyla yörüngesinde dönmeye başlarsınız. Bir o kadar da alçakgönüllüdür. Onu, erkek kardeşinin düğünü için birlikte çıktığımız bir yolculukta daha yakından tanıma fırsatım olmuştu. Yola inen kuşlara bile zarar vermemek için dikkat kesilen bir adam…

Şirket arabasının üstü açılıyordu. Hep hayalini kurduğum bir Türk filmi sahnesi vardı içimde. O, tavan penceresini açtı; ben de ipek eşarbımı çıkarıp uçuş uçuş rüzgâra bıraktım… Bazen içimdeki çocuğun ne zaman ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor.

Eşi Özlem bankacıydı, taze emekli. Bir araya geldiğimizde sohbetlerimiz dolu dolu geçiyor. Zaman elverse, sadece aile değil iyi birer dost da olabiliriz.
Kızları Duru’ya gelince… Biraz utangaç. Günümüz çocukları gibi o da tabletten başını kaldıramıyor.

Daha önce gidip beğendiğimiz Çınarlı Han’a gitmeyi teklif ettik. Hemen abisi Zafer’i aradı. Onlardan da olumlu yanıt gelince müsaade isteyip kalktık.

Üç araba arkalı önlü ilerliyoruz. İki masaya ancak sığabildik. Çekirdek ve çay keyfinin ardından bir şeyler yedik. Sonra bugünü fotoğraflarla ve kısa bir video söyleşisiyle ölümsüzleştirdik.

“Eksiklerimiz var,” dedi Zafer, pamuk saçları ve mavi gözleriyle objektifime gülümseyerek. Eşi Derya da onun meslektaşı, biyoloji öğretmeni. Farkındalıklarıyla ve hayata bakışıyla hoş sohbet biri Derya. Bir ara kol kola girip ufak bir yürüyüş yaptık; hayata dairdi sohbetimiz… Dedikodudan uzak, hırslardan uzak ve sadece an’ı yaşadık beraberce.
Zafer iyi bir matematikçi. Hatırnaz kardeşim göbeklenmiş; oysa daha önce uzun boylu ama üflesen uçacak gibiydi.

İki evlatları var. Muzaffer, dedesinin ismini onurla taşıyor. O da mavi gözlü ve askerden yeni geldi. Kardeşi Berat üniversite okuyor. Bu gelişinde bize biraz daha ısındı, farkındayım. Yakınlık hissini o da duydu belli ki…

Sertaç’la ara ara sigara içmek için masadan ayrıldılar. O da yeni başlamış bu tiryakiliğe. Sigara dumanı arasında, eskiden Ankara’da sola yaparken çalan o türkü düşüyor aklıma:

“Dinlenmeler bir sigara içimi
Duman duman sen kaplardın içimi…”

Hey gidi günler, hey…

H. Çiğdem Deniz

( Çınarlı Han’dan Gönül Hanesine başlıklı yazı çitlembik tarafından 27.07.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu