Yeşil Erik Sevgisi
Yeşil Erik Sevgisi
17 Mayıs 2026, Pazar
Bu sabah ben şöyle düşünüyorum: Çevremde kim, ne kadar tanıyıp biliyor beni?
İnsan bazen yıllarca aynı ortamlarda bulunuyor, aynı masalara oturuyor, aynı selamları veriyor ama aslında kendisinden geriye kimlerin aklında ne kalıyor, bunu pek bilmiyor.
Geçen gün Didem’le telefonda konuşurken mutfakta buzdolabının kapağını açıp sevinç çığlığı atmıştım:
“Baban bana pazardan erik almış!”
Öyle içten sevinmişim ki ardından kendi kendime gülmeye başladım:
“Vallahi tek taş almış kadar sevindim. Gerçi onu da babannen aldı!”
O an düşündüm. Benim yeşil erik sevdiğimi acaba kaç kişi biliyor?
Sonra aklıma korodaki sohbet geldi. Nevres’le Cemile’ye Erzincan günlerimi anlatıyordum. Karşı komşumuzun yaptığı ekşili çorbayı… Hele hasta olduğum zamanlarda içince nasıl toparlandığımı. O ekşi tat sadece çorba değildi benim için; içinde komşuluk vardı, şefkat vardı, geçmiş günlerin buğusu vardı.
Şimdi düşünüyorum da Nevres’le Cemile benim yalnızca damak tadımı değil, bazı hislerimi de biliyor artık. Hangi tatların beni çocukluğa, hangi kokuların hastalık günlerinde gördüğüm iyiliğe götürdüğünü de…
Belki insanı tanımak büyük cümlelerle olmuyor.
Birinin hangi meyveye çocuk gibi sevindiğini, hangi çorbayı içerken içinin yumuşadığını bilmek de bir yakınlıkmış meğer.
H. Çiğdem Deniz
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.