Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Özürlüymüşüm Haberim Yoktu

Özürlüymüşüm Haberim Yoktu

ÖZÜRLÜYMÜŞÜM HABERİM YOKTU 


Kulakları duymayan bir anne ve oğlu da bizim otobüsteydi.

Bir alışveriş merkezine uğradık. Birçoğu mağazalar arasında telaşla dolaşırken ben kafede oturup biraz dinlenmeyi seçtim. Yol yorgunluğu mu desem, kalabalığın uğultusu mu bilmem, içime çöken hafif bir ağırlık vardı.


Bir süre sonra anne göründü ardından da sümükleri akan oğlu… Ne kadar da sevimliydi sarı kafalı çocuk. Masama buyur ettim onları. Çekinerek oturdular.


“Gel bakalım,” dedim çocuğa, “bir yaklaş yanıma.”


Bu arada mavi çiçekli çantamın gözünden selpağımı çıkarıp burnunu silmek istedim. Sarı başlı oğlan önce itiraz etti. Başını sağa sola çevirdi küçük bir gururla. Sonra yavaşça boyun eğdi teklifime. Ben de şefkatle:


“Şöyle bir hınkır bakalım,” dedim.


O an masamızın üstünde garip ama sıcak bir sessizlik vardı.


Sonra çocuğa dönüp: “Bana annenle konuşmam için yardımcı olur musun?” diye sordum.


İşte düpedüz tercümanım olmuştu artık. El kol hareketleriyle ismimi aktardı, annesine ne içmek istediğini sordu. Çay cevabını alınca bu kez ben ona döndüm:


“Peki sen ne istersin bakalım?”


Biraz önce yanıma oturduğunda moralinin bozuk olduğunu omuz silkerek anlatmıştı. Şimdi ise tek kelimelik ama çok net bir cevap verdi:


“Forma.”


Gülümsedim. Çocukların bazı dertleri dünyanın en sade ama en büyük meseleleri oluyor bazen.


“Bu konuyu sanıyorum annenle halledersiniz,” dedim. “Ama ben sana bir dondurma ısmarlayayım.”


Sonra eğilip usulca: “Annen izin verecek mi, sor bakalım,” diye ekledim.


Annesi yine el hareketleriyle boğazını gösterdi. Her endişeli anne gibi hasta olur korkusu vardı belli ki. Ben de elimle “azıcık” işareti yapınca kısa bir tereddütten sonra onay geldi.


Ve hayatımda ilk defa böyle bir çaresizlik hissiyle karşılaştım. İnsan bazen birine ulaşmanın ne kadar alışılmış bir şey olduğunu, ulaşamadığında anlıyor. Arkasından seslenmek istedim mesela… Sonra durup düşündüm; benim sesim ona nasıl varacaktı?


Otobüs kalabalığının içinde herkes birbirine kelimelerle çarpa çarpa ilerlerken onların dünyası daha sessiz, daha dikkatliydi. Bir omza hafifçe dokunmanın, bir bakış yakalamanın, el hareketlerinin ne kadar büyük anlam taşıyabileceğini o gün fark ettim.


Bir ara anne oğluna dönüp elleriyle bir şeyler anlattı. Çocuğun yüzünde anında beliren o anlayış ifadesi dikkatimi çekti. Bizim uzun uzun cümlelerle anlatmaya çalıştığımız şeyleri onlar birkaç hareketle birbirlerine ulaştırıyordu. Sessizlik kendi içinde başka bir dil kurmuştu sanki.


Ben ise arkasından sesini duyuramayan biri gibi değil, yıllardır yalnızca konuşmayı iletişim sanan biri gibi hissettim kendimi.


O an düşündüm; biraz önce otobüste kaybolduğunu düşündüğüm misafirperverlik, belki de hâlâ tamamen yok olmamıştı. Sadece şekil değiştirmişti. Bazen bir poğaça kabında, bazen de sümüğü silinen sarı başlı bir çocuğun utangaç gülümsemesinde sakl

anıyordu.


9 Mayıs 2026

H. Çiğdem Deniz



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Özürlüymüşüm Haberim Yoktu

Özürlüymüşüm Haberim Yoktu

çitlembik çitlembik