Eski Zamanın Ayak İzleri 1
...
Bir zamanlar,
Kapılar sadece rüzgârla kapanır,
Perdeler utangaçça aralanırdı.
Bir evde pişen çorbanın kokusu,
Yan sokaktaki sofraya da konuk olurdu.
Yaz geceleri,
Tahta sandalyeler kapının önüne taşınır;
Ay ışığı,
Karpuz dilimlerinde yeniden doğardı.
Çekirdeklerin çıtırtısı,
Gökyüzünün sessizliğiyle yarışırdı.
Radyodan Müzeyyen’in sesi yükselirdi,
Bazen Zeki Müren…
O sesler,
Yıldızları bile durup dinletecek kadar yumuşaktı.
Çocuklar, telden yapılmış arabalarını yarıştırır,
Bir köşede bez bebekler sessizce gülümserdi.
Mahalle çeşmesinin başında,
Suya düşen ay ışığı bize gülümserdi;
O sudan bir yudum içince,
İnsan biraz daha insana benzerdi.
Ah, o zamanlar mektuplar vardı;
Zarfın içinden yayılan mürekkep kokusu,
Bir insanın kalbine varmanın en kısa yoluydu.
Kış geldi mi,
Camların içten buğusuna parmakla isim yazardık;
Sobanın çıtırtısı,
Yağmurun teneke damlara vuruşuyla ahbap olurdu.
Büyükler, kömürün az yandığı gecelerde
Üzerimize yorgan yerine kendi sıcaklıklarını örterdi.
Şimdi,
Çeşmeler sustu, radyolar unuttu şarkılarını,
Kapı önleri boş, balkonlar küskün…
Ve kimse,
Gecenin serinliğini paylaşmak için kapıya sandalye koymuyor.
Ama ben,
Hâlâ o gecelerin sıcaklığını avuçlarımda saklıyorum;
O insanların yüzlerini,
Hafızamın en kırılgan yerinde taşıyorum.
Çünkü geçmiş,
Zamanın elinden düşürdüğü
En güzel hatıra defteridir.
16.08.2025
Eski Zamanın Ayak İzleri 1 başlıklı yazı HüseyinBERFE tarafından
16.08.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 6
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.