
Bir yanılsamadan ibaretsin şuur
kaybına sebebiyet veren tozlu bir yolsun. Sözcüklerim noksan olsa ne ki devasa
yoksunluğunda mutluluğun hicabın gölgesinde sararan yapraklardan ördüm ben bu
şiiri.
Bir yakamozun çığlığı saklı
kulaklarımda
Kulak memesi kıvamında ömür
Niyazımla sadık olduğum Rabbin ve
rahmetin
Mealidir bu sevgi
Sözcükler katran karası gök
devindikçe içimde
Uzağıma düştün
Yakın bildiğimse isyankâr bir
gülüştün
Gücüme gittiğinden beri gitmeyi
denedim
Gelmelerinin ve senin yolunu
g/özlediğim
Karartma gecelerinden firar ettim
edeli
Bir şiirse kulağımı tıkadığım
Şirin bir gülümse addedilen mert
bildiğim mealin
Dokunulmazlığı vardı oysaki bu aşkın
Koyu gözlerinden sökün eden
Kıvılcımlara duyduğum hüsran
Hazanı aralıksız beslediğim
Beylik olmayan yüreğimle kuytularda
g/izlendiğim
Gönül bohçam
Sandukamda saklıdır söylemediklerim
kadar noksan
Addedilen benliğimden dökülen
Her zerre
Oysaki muteber bildiğimdin
Mazlum gülüşüme çiviler çaktığın
Canım yana yana yazdıklarım ne ki?
Can çıkmadan çıkmaz madem huyum
Tükettiğim kadar zamanı
Türediğimdi gizem ve hüzün
Şifahen omuzladığım
Sefasını ömrün sürmediğim
Cakalı idi acılarım
Alabildiğine engin ve karşılıksız
çırpınışlarım
Hulasası enginliğin
Evrelerden sektiğim
Bazen devrelerimin attığı
İçine hapsolduğum sığınağım
Savaşı hep benimsemiştim üstelik
kendimden
Kendime bir yolculuk her şiir
Şiirle örülü ömür
Kokansa imgelerim
Zafiyet bildiği insanların
Varsın olsun sevdiğim kadar
dillendirsinler beni
Dilediğimi bilen yüce Rabbim
En hasından sevgim
Makberim hazır hem dünden
Şatafatlı yalnızlığım bana eşlik eden
Sancılandığım şiirin doğumu
Anaç yüreğimle şakıdığım kadar gün
boyu
Üzerine serildiğim şu rahlenin
Dokusu ve dokunuşu sevginin
Boca edilesi bir mahremiyet
İçimden içime döşediğim
Yorgun asfaltın her zerresinden
sektiğim
Zaferimdir hüzün
Neşrinde yazdıklarımın
Yazılmayı bekleyen de nicesi…