Uykusuz geceye nedendir kabus
Soluksuz, nefessiz bırakır seni
Atının çiftesi ezince makus
Kaderin dili ödünde beni.
Gecenin rengi özündür konuşan
Kırmızı, mavi, morundan elbise
Bir derin uyku! Derinden vuruşan
Yediğin tokatın izleri hadise
Hikmeti çetin, bilinmez muamma
Tatlıdan ikramsız, mutluluk sorma
Acıya bilenmiş değirmen taşına
Ezilir buğdayın öğütür ununa.
Kaç gece saymadım giydirdin moruna
Bir maden işçisi dağında şimdi
Bağırdım, duymadın giderken zoruna
Öldürdün kabusum, görünme şimdi.
İnsan içine dönen bir makine
Bilmece çözülür, içinde her gün
Kırmızı al gül dokunur dişine
Ölürsün, ölürsün, ölürsün her gün.
Bilmem ki bu oyun ne zaman biter
Aklını zorlayan köşeden taşlar
Bir umut belki turnadan beter
Göç yolu seyyahın, gözünde yaşlar.