Gömülü bir çividen çok fazlası
Hayli edepli alabildiğine nazlı…
Kerevete çıkan büyücü kadın ve ölü
şarkıcı
Bir uzam iken
Bir yetide saklı
Yetim ruhumun kalburüstü duaları
Fırından çıkan sıcak ekmeğin de
kokusu
Ardışık düşlerim…
Ah, be anne:
Gözlerim nasıl da yolda kaldı…
Kem küm eden bir sihirbaz
Rütbesi hayli kirli ruhunda saklı naz
Arşı alaya çıkan haşmetli bir duygu
Ütülü ruhumun dibe çöken tortusu
Öncem ise anda saklı,
Önü alınmaz bir istek varsa yoksa
Annemin duaları…
Şimdim ise yolda kaldı
Farazi bir iklim olsaydı keşke hazan
Afaki gölgelerin savruk dansı
Karanlıkta oynaşan gölgeler misal…
Bir duygu iken yoksa yaşadığım mıdır
sadece bir hayal?
Arşın sonu
Arzın tutulan nutku
Miadı dolmuşsa ne ola ki?
Zar tutan kadere mi yanayım?
Zılgıtlara inşa edilmiş kederde mi
yakayım gönlümü?
Yâdında mazinin
Yampiri sevgilerin ikbali
Doğruya doğru:
Kilit vurduğum s/onsuzluğun kuytusu
Gel-gitler ve seyrindeyim evrenin
Kıblemde saklı hatırşinas düşlerim
Bir beyit
Belki de rant kavgası
İdamesi engelli, ket
Vuran mevsimin tayfası
Ölülerden bozma bir çelenk
Yaşamaya ne mi gerek?
Hüzündür tortusu dipte…
Ah, be anne sen de mi resti çektin
dünyanın afaki işlerine?
Ne işve
Ne eda ne naz
Namı almış yürümüş bir kere
Ve işte adeta haylaz bir çocuk gibi
Azığa alınmış bir geminin ise kırık
dümeni
Tozu dumana kattığımdı tek gerçek
dünde kalan
Tozlu rafların her biri darmaduman…
Bir kitap…
Bir de saksı
Hani içine gömdüğüm ölü düşlerin
kulaktan gitmeyen yankısı
Ve semiren nidalar…
Ve sararan tüm yapraklar
Tümden gelen hicaz
Kul dediğin alabildiğine aciz
Kül dediğin saf tutan bir umut
Doğacak olduğum kadar küllerimden
Zihnimin külliyesinde saklı adeta
devasa evren
Ne hazzı dünün
Ne de hası döngünün
Olmazı olur yapan nasıl ki yüce Tanrı
Ve işte gardımı
Aldığım kadar alacaklı
Olduğum gaddar mevsimden
Neyse payıma düşen
Bir iki ve üç
Alabildiğine meşakkatli bir ömür
yaşamak nasıl da güç
Lakin gücümü
Aldığım sadece maneviyat
Gücüme gidense yaptığı atar ile
Atar damarımın zirve yapmış yanık
teninde
Güleç bir şarkı arz ederken kâinat…
Gün bu gün elbet
Kat izinde kıtlıktan çıkarcasına
sevdiğim halk dilinde
Belki var belki yok
Anonim duyguların o tok sesinde
Ve işte asker adımlarında yalnızlığın
Türkü yakan bir zemheri
Cebbardır yüreğim
Cihattır tek dileğim
Civanım ve şiarım
Çatık kaşlı Eylül ise geldiğinden
beri
Şiirlerdir beni baştan çıkaran
Cilvesi ve kekremsi sevgisi
Tepeden tırnağa beni nasıl da alaşağı
etti.