Ağır Misafir
Günler öncesinden konu komşudan duymuştuk ağır bir misafirin geleceğini. Annem, “Evi dağıtmayın, fazla gürültü çıkarmayın, onun yanında bağırıp çağırmayın” diye uyarılarını sıralamıştı. Amcalarım, halalarım ve teyzelerim dışında alışık olmadığımız bir sima gelecekti misafirliğe,aşağı mahallede oturuyordu o kişi; biz sadece ismen tanıyorduk.
Hiç unutmam; üzerinde çizgili yeşil bir takım elbise vardı. Hafif kiloluydu, sempatik tavırlarıyla dikkat çekiyordu. Almanya’daki akrabalarını arkasına almış, “Zenginin dostu çok olur” misali, kazanması kesin gözüyle bakılan bir abimizdi.
Evet, tahmin etmişsinizdir: Bize gelecek olan ağır misafir bir belediye başkan adayıydı. Partisinin pek önemi yoktu çünkü halkımız yerel seçimlerde genellikle partiden çok şahsa oy verir.
Uzatmaya gerek yok; çaylar içildi, havadan sudan konuşuldu. Biz kuzu gibi onları dinlerken görmek istemediğimiz o manzarayla karşılaştık. Aday, elini ceketinin cebine atıp:
-“Alın, bu size hediye…” dedi.
“Hediye” dediği ise çeyrek altındı.
Annemin o günkü sözleri hâlâ kulaklarımda çınlar:
- “Bizim iki oyumuz var, siz de iki adaysınız. Birimiz sana atarız, birimiz diğerine. O hediyeni de cebine koy!”
İşte bu tip hikâyeleri yazma ve yayma zamanı bence geldi…
(
Ağır Misafir başlıklı yazı
berberce tarafından
15.09.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.