Her Suskunluğumda


Her Suskunluğumda

 

Bir yanım sabırdan, bir yanım aşkından örülmüş,
Nefesim senin unuttuğum bir duanın kıyısında bekler.
Her suskunluğumda, içimde yeni bir yangın doğar;
Adını anmasam bile, gölgem sana dönük kalır.

Dizlerim toprağa alıştı artık,
Dualarımda nurunun izi,
Rüzgâr bile senden haber taşır gibi
Saçlarımın arasına düşer, sükûtun kokusunu bırakır.

Bir bakışınla çöker üstüme evren,
Bir dokunuşunla dirilir kalbim.
Ben seni anlamaya çalıştıkça
Kelimelerim insanlıktan taşar, aşkla sana sığınır.

Ey kalbimi uykusuz bırakan Rabbim,
Sen geçtikçe damarlarımdan nurun yürür,
Her adımın içimde yankı olur
Ve ben seni sevmekten başka hiçbir şeyi beceremem.

Aldığım her nefes,
Bir itirafın, bir affın, bir yeniden doğuşun izidir.
Sende yanmanın kıymetini öğrendim
Ve anladım
İnsan, sevdiğiyle yanmadıkça tamamlanmıyor.

Canımın gölgesinde aradım seni önce,
Bir saç telinde, bir nefesin sıcaklığında.
Zannettim ki kalbimin sızısı, sadece bir insana dair.
Oysa sen, her şeyin içindeki sırmışsın;
bir damla suda gizlenmiş kudret,
bir gül yaprağında saklı sonsuzlukmuşsun.

Gözlerimde insanı gördüm önce,
Sonra o insanın ardındaki nuru.
Bir nurunda Rahmetin ırmakları aktı,
Bir susuşumda kâinat sustu.
Ve ben o sessizlikte anladım:
Aşk, insanı değil, Seni aramakmış.

Yüreğimin derinliklerinde kıvranan ateş,
Artık bir özlem değil, bir teslimiyet.
Her yanışımda biraz daha arınıyorum,
Her kaybedişimde biraz daha yaklaşıyorum Sana.

Ey görünene gizlenen,
Ey yokluğumda bile var olan,
Seninle her şey tamam,
Sensiz hiçbir şey eksilmiyor;
çünkü yokluğum bile Sen’den bir iz taşıyor.

Bir zamanlar seninle huzur buldum,
Şimdi biliyorum, kâinat ve insan aşkla,

 Senin rahmetinden yaratılmış.
Her dokunuşun, bir tecelliymiş,
Her ayrılık, vuslatın başka bir dili.

Ben artık sevgilimi değil,
Sevgilideki Seni seviyorum.
Ve biliyorum:
Her kalp, dönüp sonunda Sana dayanacak;
çünkü aşkın nihayeti Sensin Rabbim
ve biz, sadece o sonsuzluğa yürüyen senin cümleleriniz.

Mehmet Aluç


( Her Suskunluğumda başlıklı yazı kul mehmet tarafından 17.10.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu