Dedemi Anlatmak İstiyorum

Kasım akşamlarında ıslandığımız yağmurlar geldi aklıma.
Hüzünden ağlıyor bak kuzinenin ateşi.
Aç kollarını ben geldim .
Koşarak ezelim bizi ayıran yolları dedem.
Gecenin koynuna bıraktım  hasretimi.
Dışarda esen rüzgarla savrulan yapraklara bıraktım…

Deden öldü dediler.
Kan damladı geceye .
Göğsüme kurşun sıkıldı.
Geceydi yalnız kalan .
Geceydi  kayalar kadar ağır.
beklemekten ,
suskunluktan .
Üzerimde isteksiz bir bıkkınlık çöktü.

Evvel sokağın ucundaki soluk perdeli eve gittim.
Sokak lambasından savrulan karları, 
tütmeyen bacaları yakmadan .
Tül kadar hafif kutlu kış gecelerinde  .
Ekmek  kadar sıcak 
Sokağa çıkan kapıları açtım birer birer …

Tanıdık gelen iki satırın arasında buldum kendimi .
Kimsenin önünde ağlamadığım kadar çok ağladım.
Düşünceler içinde kaybolmuş .
Saçlarım ,avuçlarım arasında darmadağınık .
Hayat ne kadar hızlı da olsa ,
ölüm o kadar hızlı olmuyor bazen.

Meçhul anılar hane hane şimdi.
Ayaza kesen karanlıklarda nefesler ,
yedi kat göklerde .
Bazen kış mevsimleri .
Don etkisinde buralarda,
bazıları, bereketli yağmurlar gibi ,
yüreklere su serpen cinsinden.

Sabrı Eyüp'ten , 
İffeti Yusuf'dan , 
hikmeti Lokman'dan öğrenen dedem, 
sevenlerinin gönlüne taht kurmuş bir insandı. 
Gecesi Kur’an ve namaz, 
gündüzü ibadet ve zikirdi. 
Kimseyi kırmadan, incitmeden ,
yaşamaya özen gösterirdi. 

Beyhude konuşmaz, boş işlerle meşgul olmazdı. 
“Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi .
imanının güzelliğindendir.” derdi. 
Ben, “İmanın güzeli çirkini mi olur? 
İman imandır.” deyince, 
“Her şeyin tamı da yarımı da, 
güzeli de çirkini de olur, evlat diye cevap verirdi. 

Dedemi anlatmak istiyorum. 
Bendeki yerini, giderken ardında bıraktığı koca boşluğu. 
Vakit namazlarını cemaatle kılmayı çok severdi dedem. 
Daha ezan okunmadan dakikalar önce camiye giderdi. 
“Randevum önemli, bekletmek olmaz.” diye takılırdı bana . 
Giderken tanıdık tanımadık herkese selam verir, 
hayır dualarda bulunurdu. 

“Cemaatle namaz kılmak 
niye yirmi yedi kat sevap bilir misin evlat ?” diye sormuştu bir gün. 
Çocuk aklımla “Camiler boş kalmasın diye cevap vermiştim. 
“Yok, evlat öyle değil. 
Cemaat demek, birlik beraberlik demek… 
Din kardeşinle omuz omuza namaz kılmak, 
onunla kol kola olmak demek. 
Camide buluşup kaynaşmak, 
eşin dostun halini hatırını sormak demek… 

Hem camiye gidene kadar 
hayvana, bitkiye, canlı cansız bütün mahlukata 
bir faydası dokunur insanın. 
Bir kedinin başını okşar, 
susuz bir hayvana su verir, 
esnaf arkadaşının selamını alır, 
mahalleliyi şöyle bir kolaçan eder.” demişti. 

İbadet eden gençleri çok sever, 
onlara hususi ilgi gösterirdi. 
“Gencin ibadeti güneş gibidir, etrafını aydınlatır.” diye 
bizlere nasihatte bulunurdu. 
Camiye bir çocuk gelirse eli boş dönmesin diye 
ceplerini kuru üzüm, ceviz, fındık, fıstıkla doldurup öyle giderdi. 

Dedemle akşamlar bir başka güzeldi. 
Yatsı namazından gelmesini dört gözle beklerdik. 
Dedemizin dizi, günün yorgunluğunu attığımız yerdi. 
Altı kardeş dizinin dibine oturur, 
onu dinlerdik. 
Bize sırayla elindeki kitaptan peygamber kıssaları okurdu

Dedem “İki şeyi unutacaksın, iki şeyi unutmayacaksın.” derdi
 “Allah’ı unutmayacaksın, bir de ölümü. 
Neyi unutacaksın  bilir misin , 
yaptığın iyiliği, 
sana yapılan kötülüğü. 
Yaptığın iyiliği sürekli anlatıp da canlandırmayacaksın. 
Sana yapılan kötülüğü de sürekli hatırlayıp 
hayatı kendine zehir etmeyeceksin. 
Sana kötülük yapana bile sen iyilik yapacaksın, 
iyiliğe iyilik her kişinin karı, 
kötülüğe iyilik er kişinin karı.” derdi. 

Sen söyle bir daha evlat: 
"Allah'ın seni sevmesi, 
senin Allah'ı sevmene bağlı değil. 
Allah, seni yokluğunda sevdi diye 
Allah'ı sevme makamındasın şimdi. "  

Sevmeseydi Allah seni, 
kim sevmeye değer görürdü ki seni. 
Var kılmasaydı seni, 
kim yokluğuna razı olmayacak kadar sevebilirdi seni. 
"Başkaları var olduğun için sever seni. 
Allah sevdiği için var etti seni."  derdi
gülümseyerek.

Namazı kılıp gelince, diyeceklerini deyince, 
saat de 10’u görünce 
daha da dedemi kimse tutamazdı. 
“Saat on yatağa kon“ diyerek odasına geçerdi. 
Erken yatar fakat bütün geceyi uykuya teslim etmezdi. 
Gecenin bir yarısı odasından gelen Kur’an seslerini işitir 
teheccüde kalktığını anlardık. 

Dedem, ömrü boyunca bize hep sabrı öğretti. 
“Varlık da O’ndan, yokluk da…” sözünü 
küçük dimağlarımıza nakşetmişti. 
Kendisi de en dayanılmaz acılara sabretmişti. 
Dile kolay, dört evladını kendi elleriyle toprağa vermişti. 
“Veren de O, alan da O…” diyerek 
nice imtihana göğüs gerdi dedem. 

Yokluk gördü, yoksunluk gördü 
fakat hiç yüksünmedi. 
Dünyanın fani olduğunu o bize kendi yaşantısıyla gösterdi. 
Seksen yedi yıllık ömrüne nice güzellikler sığdırdı. 
Her fırsatta insanlara hayrı öğütleyen dedem, 
ölürken bile bizlere nasihat etmeye devam etti; 

“Birbirinizi Allah için sevin, 
dünya hayatında önceliklerinizi iyi seçin! 
Önceliğiniz namaz, Kur’an, ibadet olsun. 
El alem ne der, o ne der, bu ne der, dert etmeyin. 
Allah'ı razı etmek olsun derdiniz. 
O razı olursa herkes razı olur. 
Allah için yaşayın, 
Allah için ölün.” diyerek son nefesini verdi. 

Namaz kılmaya ezan vaktinden dakikalar önce 
camiye giden dedemin cenazesi de 
namazdan önce camideki yerinde hazırdı. 
Yıllarca yürüyerek gittiği camisine 
şimdi omuzlar üzerinde taşınmıştı. 

Tanıdık tanımadık herkese 
selam veren dedemin cenazesine 
tanıdık, tanımadık herkes geldi. 
Gençler cenazede pervane olup hizmete koşmuş, 
çocuklar bile duaya amin demişti. 

Ah dedem, 
can dedem,
hayatını örnek aldığım dedem
Rabbim bizlere de senin gibi bir hayat, 
seninki gibi güzel bir ölüm nasip etsin. 
Biz senden razıydık, 
sen de bizden razı ol, 
Rabbim de senden razı olsun!

redfer

( Dedemi Anlatmak İstiyorum başlıklı yazı redfer tarafından 20.11.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu