Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
5 (3 oy)

Mayısın Şu Soğuk Günlerinde

Mayısın Şu Soğuk Günlerinde



Ben senden öteye adım atamadım. 

Artık atmam da… 

Ama sana cennetin anahtarlarını bırakıyorum; 

her kapısında adımı değil, 

adına adanmış hasretimi,

yaralı kalbimin en derin sesini bulacaksın.


Unutma… 

O yolda seni sırtımda taşırken 

omuzlarım değil, 

ruhum göçtü , ayaklarım kanadı, 

dizlerimdeki derman gitti; 

sen mutlu olasın diye, 

her dakika biraz daha öldüm.


Bu bir sitem değil ey kalbimin yarası, 

bu sadece senden ebede uzanan bir veda, 

tarifsiz bir hüzün ve en derin aşk itirafı: 

Sakın arkana bakma! 

Dönüp bir kez olsun bana acıma; 

her bakışınla hasretim katlanır, 

daha da zorlaşır ayrılığın.


*

Ben burada; 

Mayısın, soğuk şu günlerinde, 

gönüllüce, yapayalnız kalacağım. 

Sen ardına bakmadan gidesin 

Aklın burada kalmasın diye 


Ben dizlerimdeki son dermanı, 

kalbimdeki son vuruşu 

senin cennetine adadım çoktan. 

Şimdi sen yürü ey gönlümün sırrı… 

Ben arkandan öylece bakakalayım; 

içimdeki senle 

boğazıma düğümlenen her hıçkırıkla. 

Sen uzaklaştıkça, 

ben her adımınla yok olayım.


Eğer oralarda bir yerde 

ansızın içine bir sızı düşerse, 

göğsüne tarifsiz bir ağırlık çökerse, 

bil ki o benim hasretimdir, 

bitmeyen ayrılık acımdır. 

Eğer bir meltem saçlarını okşarsa, 

bil ki o,

Buralardan, sana uzanan son nefesimdir.


*

Burada zaman, 

hükmünü yitirmiş bir ferman gibi 

düşer omuzlarımdan. 

Ne gece var 

ne de şafağı söken bir sabah... 

Sadece senin gidişinin saklı kaldığı 

o sonsuz zaman var. 


Ben o anın içinde, yapayalnız  , kimsesiz 

senin geride bıraktığın o son saatte 

hüznümle baş başa

Sırf sen mayısın şu son günlerinde  

İçimde üşümeyesin diye, 

burada kendi yangınımla ısınıyorum.


Sana susuyorum artık, 

kelimelerim bitti, sözlerim tükendi.

Her çığlık sensizliğe, 

her özlem senin adına bürünür buralarda. 

Ayak izlerinin üzerine dökülen yağmurlar, 

benim sana söyleyemediğim, 

senin için akıttığım gözyaşlarımdır 


*

Akan ırmaklar senin adınla çağlarken, 

ben burada, 

tek bir damla rahmet bekleyen 

o kurak toprak olmaya razıyım; 

yeter ki senin toprağına 

tek bir hazan değmesin.


Benimki bir mahkumiyet değil, 

kendimce seçtiğim bir hicrettir. 

Sen başka başka iklimlere doğru kanat çırparken, 

ben bu sınır boyunda tecrit edilmeyi bir lütuf bildim. 

Çünkü bilirim ki, 

sevdiğini menzile ulaştıran her âşık, 

kendi varlığından soyunduğu nispette büyür. 


Ben seni taşıdığım o yolda

kendimi kaybettim.

Seninle gitmek varken, 

sensiz bir hasret denizinde 

boğulmayı seçtim. 


*


Ben burada, 

senin hayalinle avunarak, 

hiç bitmeyecek bir ayrılık acısı içinde 

sessizce bekleyeceğim. 

Sen uzaklardayken 

ben senin ayak izlerine yüz süren 

rüzgâr olacağım.


Ardından ağlamıyorum, 

gözümden dökülen her damlayı 

isminin harfleriyle düğümleyip 

sabır ipliğine diziyorum. 

Çektiğim her çile, 

saydığım her hasret tanesi 

birer tespih oluyor parmaklarımda. 


Sensizliğin loşluğunda,

o tespihin her tanesinde sükûtla seni anıyorum 

Sen uzaklarda uyurken

ben burada,

bitmeyen her geceyi 

senin hatıranla aydınlatıyorum.


Varsın adın bende gizli, 

varlığın benden uzak olsun. 

Sen, o mayısın son günlerini yaşarken

ben senin yokluğunun tattırdığı o meyle sarhoşum. 

Aşk, yan yana yürümek değilmiş meğer; 

aşk, birinin cenneti için 

kendini feda etmekmiş. 


*

Şimdi her kapı açıldığında, 

esen her rüzgarda saçının kokusunu alıyorum. 

Bu yetiyor bana; 

senin mutlak saadetini uzaktan izlemek, 

bana bahşedilen paha biçilemez armağandır.


Karanlık çökmüyor, ışık sızmıyor 

içimdeki bu hasret hiç sönmüyor. 

Bir gün birileri senin adını fısıldadığında, 

şehrin bu soğuk kaldırımları bile 

aşka gelip dile gelecek. 


Ben o günü bekliyorum; 

acelem yok, 

yaşananlar sadece bir nefes burada. 

Sen yeter ki uzak diyarlarda ol, 

Senin hayatta olduğunu bileyim 

ben  zülfünün teline dokunan her zerre için

can vermeye razıyım


*

Hiç tamamlanmayacak bu hikaye, 

en şaheser eserim olacak

Seni benden alan o yollar, 

beni bizzat kendimle yüzleştirdi. 

Senden geriye kalan anılar 

artık dünyanın tüm nimetlerinden daha zengin. 

Şunu bil ki,

içimdeki bu ıssız gök kubbede 

sadece senin adın yankılanır . 


Ben, seninle var olamadığım o dünyadan geçtim; 

Şimdi o yokluğun en derin, 

en saf makamındayım

Ben burada; 

asla tamamlanmayacak bir aşkla, 

derin bir hüzün 

ve hiç dinmeyecek bir acıyla kalıcıyım…


Ta ki bir gün 

bu sonsuz aşkı bir kavuşmaya dönüştürüp 

ikimizi de aynı cennet buluşturana dek.


redfer


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (3 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 6
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Mayısın Şu Soğuk Günlerinde

Mayısın Şu Soğuk Günlerinde

redfer redfer