Diyorum ki Kaç Kere Doğar İnsan
Bir şiir okudum az evvel:
Ne mi demiş şair?
‘’İnsan kaç kere ölür?’’
Ölümden bahsetmek istemiyorum bu gece
bilakis yaşamakla ve yeniden doğmakla ilintiliyim hem sadece bu güne mahsus da
değil; bir ömür defalarca doğdum madem külümden…
Neler demiyor ki insanlar, hani
yüreğime serdiğim sardığım sarmaladığım üstelik sadece yakınlarım da değil
yabancı insanlara bile samimiyetle tevazu ile yaklaşıp da kucakladığım…
Ah, be şair, nereden başlasam ki ya
da boş ver, gitsin bu sefer sadece kendim için doğup kendim için yaşayacağım.
Kerelere mahsus ne çok kaza namazı
kıldım ama kazalardan da korudu Rabbim hele ki anne duası aldığım bir ömrü hele
ki şu geçen zor dört seneyi de işin içine kattım mı…
Başıma ne geldiyse hep de sevgimden
ve iyi niyetimden ve insanlığımdan geldi pek çok kere ve ben ne işkillendim
beşerden ne de şüphe ettim:
Ola ki şüphe etsin insan, ne
sıfatlarla damgalıyorlar.
Ya da tam tersi: açtın mı yüreğini
eyvahlar olsun, şair.
Demişin ki kaç kere ölür insan…
Diyorum ki kaç kere de doğar?
Duygular misal, radar misali tarayan
evreni ve mantık: duygularla kapışan insanı zora sokan.
Mizacında azıcık da kırılganlık varsa
eyvahlar olsun bir kez daha ve biliyorum ki: bunun adını değişik değişik
koymaktalar.
Kızgın değilim öfkeli hiç değil
aslında kabaran taşan yüreğim bin parça ve kimse beni bin parçaya b/ölen ve
işte aştım ben her şeyi ama her şeyi çünkü ben, insanlığımla zirveye konmak
adına veriyorum mücadelemi ve de savaşımı ve yenik düşmemeye de kararlıyım bu
sefer çünkü maneviyatımla ve haklılığımla yürüyorum yolumda varsın ket
vursunlar, engel koysunlar asla muhatabım değildir zalim ve tayfası elbet
aklımla ve kararlılığımla doğacak güneşi bekliyorum.
Sevmekten kim usanır?
Bu şarkıda kendimi bulduğum kadar da
hayatta hep kaybettim insanların nezdinde çünkü dünya malına tamah etmedim
elbet paramı da çarçur etmedim bakmayın hani, param dediğime sonuçta kısıtlı
bir meblağ ama insan yetinmeyi bildi mi başkalarına da tamah etmedi mi hele ki
şükredince bereketi oluyor inanın, her kuruşun.
Duygularım duruldu ve anneciğimin
vefatının üstünden az bir süre geçti ve onu öylesine özlüyorum ki ama biliyorum
ki şimdi hayatta olsaydı, başıma gelenlerden bir kere daha kahrından ölürdü.
Onu özlediğim kadar dua ettiğim ve de
ona verdiğim sözlerin bir bir arkasında olduğum çok kesin ve bana güç veren.
Bu sefer öylesine doğacağım ki
yeniden ve de son kereye mahsus asla da batmayacağım pişekar güneş gibi.
Benim ışığım bana yeter yeter ki
Rabbim bana güç versin.
Şiir yazmak için oturmuştum klavyenin
başına ve bu yazım çıktı meydana hiç fark etmeden yazdığım çünkü şiirler de
kesmiyor beni artık ve yazamadığım son bir senenin ardında kalemim yeniden dile
geldiği için mutluyum: mutluyum, dedim de yoksa hata mı yapıyorum annemin
gidişinin ardından bu kadarcık süre geçmesine rağmen?
Elbette içim yanıyor canım acıyor ama
canımı yakanlara asla taviz vermeyeceğim ve annemin ettiği dualardır beni
ayakta tutan çünkü ben asla içimi bozmadım bozmayacağım da.
Yeniden doğuşumu müjdeliyorum işte
defalarca ölmüş olsam da çünkü ben insanım çünkü buna hakkım var çünkü tek
yanlışım yok insanları sevip onlara inanmaktan başka…
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.