Ben Seni Sevmeseydim Nereden Bilirdim Ayrılığı Uzakları Özlemeyi
“
Aşk, insana yalnızca yakınlığı değil, uzaklığı da öğretir.
Birini sevmek, onun yokluğunu da tanımak demektir. Ayrılık, sevginin
gölgesidir; özlem ise o gölgenin içinden yükselen ışık. Eğer hiç sevmemiş
olsaydık, belki de ayrılığın ne kadar ağır bir kelime olduğunu bilmeyecek,
uzakların ne kadar geniş bir sessizlik taşıdığını duymayacak, özlemin içimizi
nasıl böylesine kavurduğunu hiç tatmayacaktık. Aşk, insana hem varlığı hem
yokluğu aynı anda yaşatır. Bir bakış, bir ses, bir dokunuş… Bunlar yakınlığın
işaretleridir. Ama aynı bakışın yokluğu, aynı sesin kesilişi, aynı dokunuşun
eksilişi ayrılığı doğurur. İşte o anda uzaklar büyür, özlem kelime olmaktan
çıkar ve bir iç yangınına dönüşür.
Belki de insanı olgunlaştıran şey, bu üçlüdür: ayrılık,
uzaklık, özlem. Çünkü her biri, sevginin farklı yüzünü gösterir. Ayrılık, sabrı
öğretir. Uzaklık, beklemeyi. Özlem ise içtenliği... Ve bütün bunlar, sevginin
ne kadar gerçek olduğunu kanıtlar. Sevmeseydik, ayrılığın acısını bilmezdik.
Ama ayrılığı bilmeseydik, kavuşmanın değerini anlayamazdık. Uzakları
tanımasaydık, yakınlığın sıcaklığını fark etmezdik. Özlemeyi bilmeseydik,
sevgiyi derinleştiremezdik. Aşk, insana hem kanat hem yük verir. Ama o yük,
insanı yere bastırmaz; tam tersine, göğe doğru kaldırır. Çünkü özlemle
ağırlaşan kalp, dua ile hafifler. Ayrılıkla büyüyen boşluk, kavuşma umuduyla
dolar.
Sevgi, insanın kalbine açılan bir kapıdır; o kapıdan girince yalnızca yakınlık değil, ayrılık da görünür. Çünkü her vuslatın ardında bir hicret, her kavuşmanın ardında bir ayrılık gizlidir. Ayrılık, aslında bir seferdir. İnsan sevdiğinden uzak düştüğünde, iç dünyasında uzun bir yolculuğa çıkar. O yolculukta özlem, bir kandil gibi yanar. Uzaklar, bir çöl gibi genişler; ama o çölün ortasında dua bir vaha olur. Özlemek, kalbin zikridir. Her nefeste “keşke” diye fısıldayan bir dua. Ayrılık, sabrı öğretir; uzaklık, tevekkülü. Ve özlem, insanı Rabbine yaklaştırır. Çünkü sevdiğini özleyen, aslında sevgiyi verenin huzuruna yönelir. Sevgi olmasa ayrılığı bilmezdik. Ayrılık olmasa kavuşmanın değerini anlamazdık. Uzaklar olmasa yakınlığın sıcaklığını fark etmezdik. Özlem olmasa kalbin derinliğini keşfedemezdik. Sefer, dışarıya doğru bir yolculuk değil yalnızca; içeriye doğru bir iniştir. İnsan ayrılıkla kendi içinin karanlıklarına iner, özlemle o karanlıkta ışık arar. Ve sonunda anlar: Sevgi, ayrılığı da, uzaklığı da, özlemeyi de içine alır. Onlar olmadan sevgi eksik kalır, vesselam.
Mehmet Aluç
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.