Kifayetsiz şairlerin küfe dolu kafiyesiz mısralarında konaklayan düş simsarları aşkın esareti değildir üstelik sevenlerin mahcubiyetidir giydiği şairin o yamalı entari…

 

 

 

Varsa yoksa cesaret bulup da kıyama duranların

Hiçliğinde saklı mazeretleri.

Ölümün küpeştesi değil ki

Ya da mecburi istikametlerden alıkonulmuş

İnsan hakları ve duyarlı sözcüklerin

İtibar yüklü tesellisi

Bir bir tecelli eden yeni günü

Yeniden ölüp doğmayı mecbur kılan

Sefil şairlerin bitimsiz hayalleri

 

Şair ki:

Ruhunda ne öfke barındırır…

Şiir ki:

Uzlaşıların methiyesi

Dirlik ve dinginliğin mucidi

Hazan ya da ilkbahar ne k gönül gözünde saklı tuttukları

Mademki lehinedir şairin

Kimse artık her kimse aleyhinde saklı mücbir yalanları

Sarf ettiği kadar

Ve işte sözcüklerin nasıl da tartışılır s/afiyeti

 

Bir önce saklıdır ki şairin kazılmamış mezarında…

Bazen aşk bazen hüzün ya da sevgi

Konuşlu olduğu duyguları

İhbar etmek belki de değildir akıl karı

Ve işte şairin en büyük sermayesi:

Aklı, beyni

Elem olsa ne ki akabinde ve işte ruhu örülü

Ve işte tasvir gücünün muadili

Şevkin kırbacı

Aşkın hasret çeken izbelerde saklı

 

O gaipten gelen mahcubiyet yok mu hele ki!

Ömür billah sever şair

Ömrüne katık ettiğidir şiir

Şiarı umut

Siren sesinde saklı bulut

Elbet konmaksa en tepeye

Kimine göre m/eziyet kimine göre hediye

 

Duygularla hemhal iken öncesinde

Ve işte hayatın bakiyesi

Ve işte ruhların çözülmesi

Oysaki nasıl da basittir şifresi

Elbet yaşamın

Elbet güzergâhın

Elbet zılgıt yiyen rüzgârdan sormalıdır şairi

Ne kefen bezi durdurur onu

Ne de efemine tavırları insan iklimlerinin

Belki de gün yüzüne çıkmamış sırları…

Akışkan

Asla değilken de yapışkan

Ne mağduriyet ne de kayıp adalet

Heybesi dolu

Aşkın da hırkasında saklı hicretin yolu

 

Aşka açar gözünü şair

Aşkla ihya da olur şehir

Ne de olsa İstanbul’dur

Şairin ruh ikizi

Varsın kavuşmasın o ayrık iki yaka

Varsın yamalı olsun entarisi

Alın teri ve sevgi

İhtişamlı olmaz iken de serveti

Hikâyeler derler şair

Yazgısı ve yâdında saklıdır

Ne çok zamir

Ne köle ne efendi

Ne sıradan ne sıra dışı

En çok da sözcüklerin kuvözü

Sevdiği kadar doğurgandır kalemi

İhtimamla yaşar ve severken

Yazdığının da çok ötesi yürekten taşarken

Kıvancın her zerresi

Hidayetin; alacalı bulacalı değilken de cüssesi

Hamsa piştiği

Hamt edip de evreni

Ta içine ç/ektiği…

 


( Sevenlerin Mahcubiyetidir Giydiği Şairin O Yamalı Entari... başlıklı yazı GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... tarafından 11.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu