Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Nasıl Manyaklaşıyoruz?-2.bölüm-

Nasıl  Manyaklaşıyoruz?-2.bölüm-


FASIL 2- EŞREF  ABİ

- Baba  hayırdır?  Neden  kızdın  yine?
-Yahu  gel  de  kızma.  Bu  senaryoyu  kim  yazdıysa  onun  kafasına  vuracaksın  bir  odun.
-Niye  ki?
- Bunlar  hiç  mi  Tarih  okumuyorlar?  Yetimlerin  Babası  Yakup  Baba  mı?
-Allah  Allah… Tarihte  var  mı  öyle  Yetimlerin  Babası  olan  biri.
-Olmaz  mı?  ‘’ Yetimler  Babası ‘’  denince  insanın  aklına  Kazım  Karabekir  Paşa  gelir.  Anayurt  Oteli’nin  Zebercet’i Macit Koper’den  ‘’ Yetimler  Babası”  mı  olurmuş?
-Oldurmuşlar  işte.  El  mahkum  seyredeceğiz.

*******

Ülkemizin  en  namuslu  Mafya teşekküllerinden  olan  Yetimlerin  başı  Yakup  Baba,  Kapalıçarşı’nın  haracını  toplamak  üzere, mumla  aydınlattığı handaki  odasından  çıkıp  Bayezıd  Camiine  geldi  ve  şadırvanda  abdest  alıp  sabah  namazını  kılıp Rabbimizden  esnaf  için  bol  kazançlar diledikten  sonra camiden  çıktı.

Evet  çok  şükür  bugün  cami  avlusuna  - her  gün  olduğu  gibi-  bir   yetim  bırakmamışlardı. Yani  bugün  yetimler  ordusuna  yeni  bir eleman  dahil  olmayacaktı. Daha  doğrusu  Yakup  Baba  öyle  düşünüyordu  ama  Tam  Türkiye  Elektrik  Kurumu  yani  kısaca  T.E.K’in  önüne  gelmişti  ki  merdivenlerde  kundak  içinde  bir  bebek  gördü.  Evet,  malum,  bu  da  bir  yetimdi.

Yakup  Baba  bir  an ‘’ Esra  Erol’a  ya  da  Didem  Aslan’a  müracaat  edip  bu  bebeğin  anasını, babasını, soyunu,  sopunu, ceddini,  cibiliyetini,  yedi  göbek  sülalesini,  gelmişini,  geçmişini araştırsam  mı  ki  acaba?’’  Diye  düşünse  de  sonra  vaz  geçti.
Daha  sonra bebeğin  sağ  kulağına  ezan,  sol  kulağına  kamet  okudu ve ‘’ Sen  madem  ki  bir  eşref-i  mahlukatsın  ve  dahi  seni  T.E.K’in  önünde  buldum,  o  halde  adın  Eşref,  soyadın  Tek  olsun.’’ Dedi  ve  geleceğin  en  psikopat  Mafya  Babasına  hem  bir  ad  hem  de  soyad  verdi.

İsim  koyma  merasiminden  sonra  Eşref  Tek’in  gözlerine  bakan  Yakup  Baba ‘’  Bu  sıpa  okumaz.  En  iyisi sanayiye  vereyim  de  oto  tamircisi  olsun.  Gelecekte  nasılsa  o  da  Mafya  olacak  ama  yine  de  bileğinde  altın  bir  bilezik  olsun ‘’  Diye  Eşref’i  çok  küçük  yaşlarda  bir  oto  tamircisine  çırak  verdi.

İşte  Rüya’yı  orada  çalışırken  gördü  Eşref.

Bu  Rüya’nın  tabii  ki  bizim  Mahire Ria  rumuzlu  Rüya  Uzun  kızımızla  bir  alakası  yok.  Zaten  bizim  Rüya  öyle  mafya  bozuntularına  dönüp  de  bakmaz. 

Neyse  efendim,  zaten  Eşref’in  Rüya’sının  asıl  adı  Nisan. Her  gün  Eşref’in  çalıştığı  oto  tamirhanesinin  önünden  geçip  okula  giderken  Eşref  de  Yörüğün  pekmeze  baktığı  gibi  öylece  kıza  bakıyor.

Ulan  oğlum  bi  git,  konuş  kızla.  ‘’  Sana  aşığım ‘’  de. Yahu  hiç  bir  b.k  yapamıyorsun  en  azından  bir  Tipitip sakız  al  ve  ‘’  Nah  buyurun.  Bunu  sana  aldım,  afiyetle çiğne .’’  De.

Yok… Eşref  abinin  prensipleri  var.

1-‘’Aşığım,  seni  seviyorum.’’  demek  Eşref  abiyi  bozar.
2- Bir  kadına  elli  metreden  fazla  yaklaşmak  Eşref  abiyi  bozar
3- Hele  bir  kadınla  halvet  olmak !!!  Düşüncesi  bile  Eşref  Abinin  rüyalarına  girse  kurdeşen  döker.
4-Eşeref  Abi  sevdi  mi  adam  gibi  sever.  Tabii  ki  onun  bu  manyakça  sevdasına  siz  adam  gibi  sevmek  derseniz.
5- Eşref  abi, Rüya  dışında  bir  kadına  gözünün  ucuyla  bakmayı  en  büyük  ihanet  olarak  görür  kendisi  için.

İşte  bu  sebepledir  ki  kırk  yaşına  kadar  bakir  bir  delikanlı  olarak  hayatını  idame  ettiren  Eşref  Abi, Kırk  birinci  yaş  gününde         Yakup  Baba’nın  ‘’  Gayrı  sen  işlet ‘’  Diye  hediye  ettiği  trilyonluk  otele  şarkıcı  olarak  gelen  Nisan’ı  gördüğü  anda  hissettiği  duygulara  bir  anlam  veremiyordu.

Namus  timsali  Eşref  Abi,  namussuzun  kızı  Nisan’a  resmen  vurulmuştu ama bu  konularda  o  kadar fakir,  o  kadar   bakir  ve  dahi  o  kadar  cahildi  ki hissettiği  duyguların  aşk  olduğunun  farkında  bile  değildi  angut.  Aynen  Rüya’ya  bakar  gibi  bakıyordu  Nisan’a… Baktıkça  Rüya’ya  ihanet  ettiği  hissine  kapılıyordu  ama  şimdi  Allah  için  Nisan da  bakılmayacak  gibi  değildi.

Ha  unutmadan,  Rüya  ile  Nisan  aynı  kişilerdi  aslında  ama  Nazım  Hikmet’in  ‘’  Ben  bir  ceviz  ağacıyım  Gülhane  Parkında/ Ne  sen  bunun  farkındasın  ne  de  polis  farkında ‘’  Dediği  gibi Nisan  da  Eşref  de  bunun  farkında  değillerdi.

****

Eşref  Abi, Nisan’a  yiyecek  gibi  baktığı  için  Rüya’ya  ihanet  ettiğini  düşünüyordu  ki  Zahide  Yetiş  yetişti  ve  ‘’ Zahide Yetiş’le  Sence ‘’ adlı açık  oturum programını    başlattı  yüzünden  o  hiç  bir zaman  düşmeyen  gülümseme  ile.

- Eveeeet  sizce  bir  kere  aldatan  kadın  ya  da  koca  affedilmeli  midir?

85  Milyon  Türkiye’nin  en  az  40  Milyonu,  işi  gücü,  bıraktı. 

Artık  ne  asgari  ücretin   ne  emekli  maaşlarının  ne  kadar  olacağı  hiç  kimsenin  umurunda  değildi.

Gazze’de  ihlal  edilen  ateşkes  ve  öldürülen  insanlar  da…

Libya  Genelkurmay  Başkanı ve  heyetini  taşıyan  uçağın  düşmesi  ve  bunların  ölmeleri ise ‘’Amaaaan  ya  bana  ne ??’’  Kabilinden  bir  olaydı.  Şimdi  mevzu  çok  derin,  hayati  ve  çok  çok  önemliydi:  Evet,  Kadın  ya  da  erkek  bir  kez  aldatırsa  affedilmeli  miydi?

Bir  kez  aldatmak  alışkanlık  yapar  mıydı?

Eşref  Abi,  Nisan’la  ilgili  menfur  emelleri  sebebiyle  Rüya’yı  aldatmış  sayılır  mıydı?

Allah  sizi  inandırsın  tam  dört  saat  bir  tv  kanalında  ‘’  Kadın  ya  da  erkek  bir  kez  aldatırsa  affedilmeli  midir? ‘’  konusu  tartışıldı ama  yine  de  ben  anlayamadım:  Eşref  Abi  Rüya’ya  ihanet  etti  mi  etmedi  mi?

Yok  hani  ilerleyen  bölümlerde   Şile’de  bir  pansiyonda  halvet  oldular  ve  bayağı  şapırdatmalı  sahneler  seyrettirdiöler  millete  ama  yine  de  anlayamadık:  İhanet  sübuta  erdi  mi  yoksa ilk  elin  günahı  olmaz  mıydı? 

***

Siz  şimdi   şeyi  de  merak  ediyorsunuzdur.

Yani  Eşref Abi’nin  ‘’  Tarlaya  ektim  soğan ‘’  türküsü  eşliğinde  yurdumuzun muhtelif yerlerine (  Özellikle  İstanbul- Beykoz, Kavacık,  Ümraniye ) gömdüğü  sayısız  vatandaşı…

Merak  edin  durun,  işinizin  adı  ne?

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 15
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Nasıl  Manyaklaşıyoruz?-2.bölüm-

Nasıl Manyaklaşıyoruz?-2.bölüm-

Sami  Biber Sami Biber