Adalet
Önce hepimizin bildiği hikayelerden başlayalım.
Gerçi ‘’ Hikaye ‘’ deyince kızar bazı dindar dostlar ama başka da ne denir bilmem. Ha, kıssa da denebilir sanırım.
Neyse..
Hattab’ın oğlu Ömer, kız çocuğunu toprağa gömmüştü ve çok ileride bu olaydan duyduğu pişmanlığı şöyle dile getirmişti: "kızımı gömmeye götürürken sakalımdaki tozları siliyordu". [ Kaynak: Mahmud el-Akkâd'ın Abkariyyetu Umer adlı kitabı ]
Hatta bazı rivayetlere göre yine Hz. Ömer’in, Cahiliye dönemi ile ilgili olarak ‘’ Ben o yıllarda yaptığım bir şeyi hatırladıkça gülerim, bir şeyi de hatırladıkça ağlarım ‘’ dediği, bunu dinleyen Müslümanların ‘’ Seni ağlatan ve güldüren şeyler nelerdi Ya Emr el Müminin?’’ Diye sorduklarında da ‘’ Kız çocuğumu ellerimle toprağa gömdüğüm aklıma geldikçe ağlarım, helvadan put yapıp acıkınca bu putları yediğimizi hatırladıkça gülerim.’’ Demiştir
Bu rivayetler doğrudur ya da değildir tartışılır ama camilerde bile çok dinlediğim bir hikayedir bu.
Şimdi bu cepte dursun ve 1. Hikayemiz olsun
*****
2. Hikayeye geçelim:
Başta bizzat amcası Ebu Lehep ve Mekke’nin azılı müşrikleri Amr bin Hişam ( Ebu Cehil ), Ebu Süfyan olmak üzere azılılar, Hz. Muhammed’i öldürmeye karar verirler ve bu işi Ömer bin Hattab gönüllü olarak kabul eder.
616 yılında Hz. Muhammed'i (s.a.v.) öldürmek amacıyla yola çıkar.
Gerisini biliyorsunuz. Hz. Ömer, Hz. Muhammed’i öldürmek için yola çıkmıştır ama kız kardeşi ve kocasının okuduğu Kur’an’dan etkilenir ve Darül’Erkam’a gidip Kelime-i şehadet getirerek Müslüman olur.
******
3. Hikayemiz ise şöyle:
Bedir Savaşında babası Utbe, Amcası Şeybe ve kardeşi Velit öldürülmüş olan Ebu Süfyan’ın karısı Hind binti Utbe, onların intikamını almak için yemin etmişti. Daha sonra da çok iyi mızrak kullanan Vahşi bin Harb’in yanına gitti ve Uhud’da yapılacak Savaşta Hz. Hamza’yı öldürürse onu hem azad edeceğini hem de servete boğacağını söyledi.
Bunu da biliyorsunuz. Vahşi, Hz. Hamza’yı öldürdü, kalbini göğsünden söktü ve hatta bir miktarını da Hind adeta bir yamyam gibi çiğneyip yedi.
**Ve 4. Hikaye: Ayneyn Geçidindeki okçuların aşağı inmesi üzerinde geçitte kalan okçuları öldürüp Uhud’da Müslümanların çok büyük sıkıntılar yaşamasına, daha pek çok şehit vermesine, hatta Peygamberimizin bir dişinin kırılmasına sebep oldu.
Peki bu dört hikaye de Hz. Muhammed ile ilgili olduğuna göre o ne yaptı?
Hz. Muhammed 616 Yılında Darü’l Erkamda huzuruna gelen Hz. Ömer’e
*‘’Sen bana devamlı küfredip durdun. Buraya gelmeden önce de niyetin beni öldürmekti, Şimdi sen benim elime düştün. Öldürmek nasıl olurmuş sana göstereceğim.’’ Demedi.
* Sahabeler de ‘’ Ya Resulallah öldür gitsin. Bu adam hem sana küfretti hem de çocuk katilidir. Bunu öldürmezsen başkalarına kötü örnek olur. Millet sana küfreder, çocuk katliamı yapar, sonra ‘’ Ben tövbe ettim. ‘’ Diyerek paçayı kurtarır. Kötü örnek, örnek olamaz. Kötülüğün önüne geçemeyiz sonra’’ demedi.
* Hayrettir ki – Tövbe edip Müslüman olmadan önce de olsa - kendi evladını öldürmüş olan ( Böyle bir olay olmamış olsa bile biz olmuş kabul ettik çoğunlukla. ) Hz. Ömer’in, Aşere-i Mübaşereden ( Yani Cennetle müjdelenen on kişiden) biri olduğunu bize yine Hz. Muhammed müjdelemiş. Ve bizler Müslüman olmadan önce evlat katili ve Hz. Muhammed’e küfreden biri olduğuna inandığımız Hz. Ömer’in Müslüman olduktan sonra adaletin timsali olduğuna, tövbesinin onu tertemiz yaptığına ve dünyadayken cennetle müjdelendiğine inanıyoruz. Tövbe etmeden önceki günahları bizi hiç rahatsız etmedi.
* Ya Hind bin Utbe’ye ne demeli? Yaptığı affedilecek suç mu? Ama Mekke’nin Fethi esnasında hiç de gönüllü olmadığı besbelli olsa da İslamiyete geçince, tövbe edince affediliyor ve hiç bir ceza görmüyor . Kocası Ebu Süfyan da öyle.
* Vahşi bin Harb--- Hz. Hamza’nın katili. O da Müslüman oluyor ve hiç bir ceza görmüyor.
* Peygamberimiz Pek çok Müslümanın katledilmesinde baş rol oynayan, kendi dişinin kırılmasına, amcasının şehit edilmesine dolaylı olarak sebep olan Halid bin Velid'i de affetti ve ve ona ileride Seyfullah ( Allah’ın Kılıcı dedi.)
Tüm bu yazdıklarım Adalet mi?
Resulullah öyle takdir buyurmuşsa( Ki öyle buyurmuş ) elbette adalettir. Kim itiraz edebilir ki?
Peki Hikayeler şöyle olsaydı ?
1. Hikaye
Hattab’ın oğlu Ömer, Darü’l Erkam’a geldi ve Müslüman olmak istediğini söyledi.
Hz. Muhammed, karşısında Hattab’ın oğlu Ömer’i görünce celallendi.
-Sen kızını kendi elleriyle toprağa gömmüş, bana sürekli küfretmiş, buraya gelirken de kız kardeşini ve eniştesini ağız burun dövmüş biri olarak huzuruma çıkmaya utanmıyor musun? Bu ne küstahlık? Bu ne haddini bilmezlik?
Sonra emretti kapıda bekleyen Hz. Hamza ve Hz. Ali’ye:
-Alın bunu, götürün kellesini vurun.
Hattab’ın oğlu Ömer’i Kelime-i Şahadet getirmesine izin ve fırsat vermeden idam ettirdi.
2. Hikayeye geçelim:
Ebu Süfyan ve Karısı Hind, Hz. Muhammed’in huzurundalar Mekke’nin Fethinden sonra ama hikaye o pek bildiğimiz gibi değil de şöyle cereyan etmektedir. (!)
Resulullah Muhammed öfkeyle bağırdı karşısında duran Hind’e
- Sen benim, gözümden sakındığım amcamı nasıl öldürtürsün? Öldürmekle de kalmayıp yüreğini söktürüp yersin?
Sen şimdi ‘’ Ben Müslüman oldum ‘’ deyip beni kandıracağını mı sanıyorsun? Ben, senin canını kurtarmak için yalan söylediğini bilmeyecek kadar çocuk muyum?
Hem tövbe etmiş olsan ne yazar? Müslümana kısas uygulanmaz diye bir kural mı var?
Sonra Hz. Ebubekir’e emretti:
‘’Al bu kadını götür. Yüreğine mızrak sokarak öldür. Sonra bir kadın sahabe göğsünü yarıp yüreğini söksün ve bana getirsin.’’
Sonra gözlerini Ebu Süfyan’a çevirdi.
-Sen de karından aşağı kalır değilsin. Biz Mekke’yi feth edene kadar aklın neredeydi de Müslüman olmaya yanaşmadın? Hem eminim Amcam Hamza’nın katlinde senin de parmağın var.
Sonra ‘’ Resulullah şuna da ceza verse de şöyle keyifle bir kelle kessek.’’ diye bekleyen Hz. Ali’ye emretti.
-Ya Ali! Al görür bunu. Kellesini kes.
Hz. Ali
-Başüstüne Ya Resulullah. Zaten öteden beri gıcığım herife
Dedi ve anında emri yerine getirdi.
3. Hikaye
Hz. Muhammed, Amcası Hamza’yı öldürenin Vahşi bin Harb olduğunu biliyordu artık.
Mekke’nin fethinden sonra yakalanan Vahşi için de verdi hükmünü:
-Onun yüzünü bile görmek istemiyorum. Sorguya suale de gerek yok. Bir mızrakla kalbinden vurun, göğsünü yarıp yüreğini çıkarın
diye emretti ve emri anında yerine getirildi.
4. Hikaye:
Hz. Muhammed 629’da Medine’de yanına gelen Halid bin Velid’i gördüğü anda hayli öfkelendi zira Uhud’da bir hayli Müslümanı öldürmüştü o. Kendi dişinin kırılmasına, dolaylı olarak Hz. Hamza’nın öldürülmesine de sebep olmuştu.
Emretti Sa’d İbni Ebi Vakkas’a:
-Ol götür şunu gözümün önünden. Uhut şehitlerimizin kanına mukabil kafasını kes ve ibret-i alem için Medine kapısında sergile o kesik başı.
*******
Peki hikayelerin bu versiyonunda adalet var mıydı?
Evet, tabii ki vardı. İslam dininde kısasa kısas diye bir kural vardı ve hikayelerin bu farklı versiyonunda Hz. Muhammed kısas uyguluyordu.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyup söyleyin:
Hikayelerin birinci versiyonunda en ağır suçları bile affeden, hatta o suçlulardan birini Cennetle müjdeleyen, onu Adaletin timsali olarak duyuran, Ona Ömer ül Faruk diyen, bir diğer hikayede pek çok Müslüman öldürdüğü halde affa uğrattığı kişiye Seyfü’d Din ünvanı veren Hz. Muhammed’in adaletini mi daha sevdiniz? ( Ki evet verdiği kararlar, yaptığı uygulamalar Adalet idi ) Yoksa yine adaletten kıl kadar şaşmayan suç ve suçluya asla taviz vermeyen, ceza neyse aynen onu uygulan Hz. Muhammed’in adaletini mi daha çok sevdiniz her ne kadar hikayelerin 2. Versiyonu tamamen kurgu olsa da?
Haa aman gözünüzü seveyim: ‘’ Hz. Muhammed ile ilgili kıssalar senin kurgularının konusu olamaz. Haddini bil’’ ya da bu mealde bir şeyler yazmasın kimse yorum olarak. Bir de onun tartışmasını yapmayalım.
Bazı şeyleri anlatabilmek için maalesef böyle kurgular yapmak zorunda kalıyorum bazen.
Cümle site sakinlerine sonsuz selam ve saygılar.
Adalet başlıklı yazı Sami Biber tarafından
22.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 17
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.