
ABSÜRT TARİH / SENDEMİ BÜRÜTÜS
Dört yıl
önceye ait bir yazımdır ama eski
arkadaşlarımın yine zevkle
okuyacaklarından, yenilerin ise resmen
bayılacaklarından adım kadar
eminim. )))
**********
Roma İmparatorluğunun en büyük imparatoru Sezar, her zamanki gibi eline lirini
alıp yanık bir türkü okuyordu:
Oy Asiye Asiye
Tutun
goydum kesiye
Baban
seni veriyi da
Bir
bağa pırasiye
Oy
Asiye oy
Senato üyeleri içlerinden ‘’ Yetti lan gari. Mısır’ı feth ettin diye
kulaklarımızı iğfal mi edeceksin gavat?’’ Deseler de bunu Koca Sezar’ın yüzüne
karşı söylemek için mangal gibi yürek, değirmen taşı gibi popo gerekiyordu ve
maalesef hiç bir senatörde bunlar mevcut değildi. Ama bu türkü Kleopatra’nın da
canını sıkmıştı. Merakla sordu.
-Kimmiş bakalım bir evlek pırasiye
giden Asiye?
Sezar açıkladı.
-Asiye mi? Leyla’nın kardeşidir.
-Leyla kim peki?
-Aaaaah ahhh. Onu hiç sorma. Leyla bir özge candır. Kara gözlü Ceylandır.
Doyulmaz hüsn-ü andır. Kanılmaz bir içim su. Leylaaa aaah Leyla.
Kleopatra daha öfkelendi:
-Sezar. Sen beni boynuzluyormusun yoksa banamı öyle geliyor?
Sezar tam nasıl kıvıracağını düşünürken Bürütüs araya girdi.
- Soru ekleri ayrı yazılır bre cahil kadın. ‘’ Boynuzluyormusun? ‘’ değil ‘’
Boynuzluyor musun? ’’ olacak. Ayrıca ‘’ Banamı’’ değil ‘’ Bana mı? ‘’ olacak.
Sezar kızdı.
-Ulan Bürütüs, bana bak! Üvey
anneannene saygılı ol. Yoksa
başlarım sanada senin öğretmenliğinede.
Bürütüs cevap vermeye hazırlanırken senatörler esefle başlarını salladılar.
‘’De- da’’ eklerini doğru kullanamayan bir imparatora Roma daha fazla tahammül
edemezdi. Bu herifi mutlaka tahttan alaşağı etmek gerekiyordu ama nasıl?
Bürütüs saygı ile cevap verdi üvey babasına.
-Babacığım zât-ı âliniz de dahi anlamındaki de-da eklerini yanlış kullanıyorsunuz.
‘’ Sanada ‘’ değil ‘’ Sana da ‘’ olacak. Ayrıca ‘’ Öğretmenliğinede ‘’ değil ‘’
Öğretmenliğine de ‘’ olacak. Yani de-da ekleri bu cümlede ayrı yazılır.
Sezar öfkeyle gürledi.
- Ne demek lan? Benki koskoca Sezarım, ister ayırırım ister bitiştiririm kim
karışır?
Bürütüs yine saygıda kusur etmemeye azami dikkat ederek cevap verdi
-‘’Benki’’ değil babacığım. ‘’Ben ki.’’ Yani orada ki eki ayrı olacak. Ayrıca
‘’ Sezarım’’ değil ‘’ Sezar’ım.’’
Kleopatra sırnaştı Sezar’a.
-Sezaaar. Bu senin veled-i zinan var ya, gökte ki ay kadar güzel olan ben
üvey anneannesinide çok üzüyor. Biraz
kulaklarını çekki aklı başına gelsin.
Senato üyeleri yüzlerini buruşturdular. Sadece Sezar’ı değil Kleopatra’yı da
ortadan kaldırmaları gerekiyordu çünkü onun yüzünden güzelim lisanları tehdit
altındaydı.
Bürütüs patladı artık.
-Ulan sana o kadar İtalyanca dersi verdim hâlâ ‘’ gökte ki ‘’ diyorsun. Gökte
ki olur mu ha? Olur mu? ‘’ Gökteki ‘’ desene Zeus’un belası. Ayrıca ‘’
anneannesinide’’ Değil ‘’ Anneannesini de. ‘’ dahası ‘’ çekki’’ değil ‘’ çek
ki’’ olacak. O kadar üzerinde durdum ama öğrenemedin bir türlü.
Sezar’ın gözleri dehşetle açıldı ve öfkeyle bağırdı.
-Neeeee. Sen Kleopatra'nın üzerindemi durdun? Nasıl durdun? Üzerinde sadece
durdunmu? Başka bir şeyler de yaptınmı?
Senatörler ‘’ Yok arkadaş bu herifi öldürmek şart oldu.’’ Diye fısıldadılar
zira Sezar şu kısacık dört cümlede bile bir sürü imla hatası yapmıştı. Roma
böyle bir imparatoru hakketmiyordu.
Bu sefer Senatör Antonyus devreye girdi.
-Yüce Sezar ! Brütüs’ün, Kleopatra’nın üzerine çıkmasından çok daha önemli bir
problemimiz var. Her şeyden önce ‘’ Üzerindemi?’’ değil ‘’ Üzerinde mi?’’
olacak. ‘’Durdunmu’’ değil ‘’ Durdun mu?’’ olacak. ‘’ Yaptınmı’’ değil ‘’
Yaptın mı’’ olacak.Yani soru eki olan mi- mu ekleri ayrı yazılır.
Sezar biraz sakinleşti.
-Yani diyorsunuzki herhangi birinin - Velevki bu Bürütus olsun- Kleopatra’nın
üzerinde durmasının, hatta duramayıp bir şeyler yapmasının önemi yok. Önemli
olan ‘’ mi- mu- de – da- ki’’ ekleri..
- Aynen yüce Sezar. Ama hemen belirteyim ‘’ Diyorsunuzki’’ değil ‘’Diyorsunuz
ki’’ olacak. Ayrıca ‘’ Velevki’’ değil ‘’ Velev ki’’ olacak. Yani özetle
Kleopatra’nın ko gözüne rahvan gitsin. Maksat imlaya zeval gelmesin. İmla
Kleopatra’dan çok daha önemlidir ülkemiz için.
-Tamam la tamam. Şimdi defolun da Yılbaşı repertuarım için yeni bir türküyü
çalışayım.
Bürütüs ve senatörler oradan ayrılırken Sezar liriyle yeni bir türküye başladı:
Giderim bende bende
Bir
arzum kaldı sen de
Dilerim
ben Allah’tan
Benim
olasın sende
Brütüs öfkeyle parmağını salladı.
-Ulan Sami sapıtma ! Sezar nereden bilsin Ankara Türküsünü. Uydurup durma !
-Niye ki ooolum? Karadeniz Türküsü ‘’Oy
Asiye’yi ‘’ biliyor, ‘’Leyla bir özge candır.’’ şarkısını biliyor da
Dalları bastı kiraz türküsünü mü bilemeyecek? Ama çok berbat okuyor.
- Haklısın. Sadece berbat okusa iyi. Yine bir sürü imla hatası yaptı. ‘’Giderim
bende bende ‘’ değil ‘’Giderim ben de ben de ‘’ olmalıydı. ‘’ Bir arzum kaldı
sen de’’ değil ‘’Bir arzum kaldı sende’’ olmalıydı. ‘’ Benim olasın sende’’
değil ‘’ Benim olasın sen de’’ olmalıydı.
Bürütüs, Sami Biberoğulları ile konuşurken yaşlı senatör Maksimilyanus yaklaştı
ve kulağına fısıldadı.
-Görüyorsun Bürütüs. Bu herifin düzeleceği yok. Gerçi üvey de olsa baban ama
böylesi bir milli felaketi daha uzun süre başımızda imparator olarak tutamayız.
Kendisi ayrı felaket, Mısır’dan getirttiği karısı apayrı bir felaket.
Gebertelim gitsin ikisini de.
Sami Biberoğulları devreye girdi.
- Kleopatra’ya dokunmayın ne olur.
Bürütüs cevap verdi?
-Niye ki? Onun ayrıcalığı ne? O da imla hatası yapıyor.
-Ya tamam o da yapıyor ama baksanıza ilik gibi hatun. İnsan böyle bir afet-i
devrana kıyar mı? Böyle bir hareket delikanlılığa uyar mı?
-İyi tamam. Senin hatırına Kleopatra’ya dokunmayalım. Sen de sevildiğini bil
ihtiyar.
-Eyvallah can Brütüs. Seviliyorsun.
Maksimilyanus tekrar fısıldadı.
-Tamam mı? Anlaştık mı?
Bürütüs cevap verdi:
-Soru ekleri olan ‘’mı-mi’’ eklerini yerli yerinde kullandığın için anlaştık.
Diğer senatörler de hazır mı?
- Biz hazırız Bürütüs. Sende hazırsan hemen halledelim şu işi.
-Maksimilyanus! Kafamın tasını attırma ‘’ sende ‘’ deyip... ‘’ Sen de ‘’
olacak.
-Pardon... Klavye hatası.
-Sı.tırma klavyene şimdi. Adam gibi konuş, adam gibi yaz.
Gerçekten de tüm senatörler hazırdı. Geniş salondan çıkmadan geri döndüler. O
sırada Sezar da yeni bir türküye geçmişti.
Nerde sevdiklerim hani sevenler
Ağlatıyor
beni acı gerçekler
Bitmiyor
isyanlar bitmiyor suçlar
İnliyor
başımı vurduğum taşlar
İhtiyar
olmadan ağardı saçlar
Kar
beyaz saçımı yol asım gelir
Son dizeye kadar çok güzeldi. Hatta o son dize olmasaydı Sezar’ı öldürmekten
vazgeçmişlerdi ama o son dize çıldırttı Bürütüs’ü
-Asım kim ulan? Asım kim? Asım geliyor diye kar beyaz saçlarını niçin
yoluyorsun?
Sezar tabii ki soruyu ve Brütüs’ün öfkesinin sebebini anlayamamıştı. Bön bön
baktı üvey oğlunun suratına.
-Hayırdır evlat? Niye kızdınki?
Bürütüs daha da celallendi.
-Ki ayrı ulan. Ki ayrı. ‘’ Niye ki ‘’ olacak. Bin defa söyledim. Bin defa
anlattım.
Genç senatör Oktavianus ‘’ Konuşturmayın şu edebiyat katilini.’’ Diyerek
hançerini salladı. Hançer, Sezar’ın baldırına saplandığı anda diğer senatörler
de ‘’ Vurun Kahpeye ‘’ dediler. İşte o anda Bürütüs bağırdı: ‘’Kleopatra’ya
dokunmayacağız. Sami Hoca’ya söz verdim. ‘’
Tüm senatörler bu sefer Sezar’a yöneldiler. Artık sokan sokana hançeri... En
son Bürütüs de soktu hem de sırtından.
Sezar acı içinde üvey oğluna döndü.
-Sendemi Brütüs?
Bürütüs acı acı inledi.
-Hâlâ öğrenemedin değil mi? Ölüp gidiyorsun ama hâlâ inat... ‘’ Sendemi’’ değil
‘’ Sen de mi ‘’ Olacak.
Sezar artık son nefesini vermek üzereydi. Acıyla Brütüs’ün gözlerine baktı.
-Diğerleri neysede senin ki çok acı verdi evlat.
Brütüs gözlerinden akan yaşları silerken cevap verdi.
-Ah baba ahh. Ölüp gidiyorsun ama hâlâ ‘’ Neysede ‘’ Diyorsun. Oysa ‘’ Neyse de
‘’ Demen lazımdı. Ayrıca ‘’ Senin ki ‘’ değil ‘’ Seninki ‘’ olacaktı. Yani ‘’Ki
‘’ eki bitişik...
Yazarın
Önceki Yazısı