Düş ölçümleri ama yetmedi…

Mağdur iklimlerin ölü kahramanları kayıp bebekleri

Masumiyetin çığlığı

Göğe karıştı gülümseyişi ama en sonuncusu

Hani, tam da kurtuldum derken, dibi

Gören bir bebek bir kadın bir çocuk

Eziyetin hası

Harbi delikanlı iken sevdikleri: o masum yüreklerini

Titreten

Vakur gülüş

Endamlı duruş

Bilemedikleri

Bir soy kırım bir de ölü iklim

Mağdur sözcükler Cumhuriyeti

Ama yitmedi en azından şair gitmedi

Terk etmedi bu şehri

Ne de şiiri

En alasından aşkı

Eziyet gördüğü buna rağmen telaşla verdiği savaşı

Elbet içine çekilesi değildi ki hiç biri

Gel gör ki:

İçerlese ne?

İçtiği şerbet aslında saf suyun duru tadı ve hikmeti

Veren Allah’tı madem

Alan da canı…

Ya, yüreğin sönmez yangını?

Ederi ya da atarı zalimin

Öfkesinin kölesi her biri

Aşk mı?

Ya da yoldaş?

Öyküsünde saklı binlerce sır ve sırdaş

Ama yitmedi umudu ümidi

Yatmadı sırt üstü

Yetindiği

Yatırdığı istiareye

Başını koyduğu kadar yastığına ve tek hissettiği:

Yüreğin hafifliği

Aşkla elzem

İtibarı bitimsiz

Serveti belki de serveti fürun değerinde

Mazi mi sadece?

Ya, anda konuşlu hasreti?

En çok en çok da…

Boş ver söyleme, be şair!

Şimdi güldürme düşmanlarını…

Onlar ki acıyla beslenen

Hoş,

Lafını etmeye değmez

Ağzına layık olan sadece Rabbin hikmeti

Ne dil yarası ne gönül

Bozguna uğrayandan sormalı yükünü

Ama sabrın hikmeti

İz bildiğin nasıl ki değer bilmedi

Başkalarının gözünü boş eyle

İçindeki dingin ruhu köz öyle

Özünden sözünden sapmadığına şahit yer gök

Yâdında kim varsa özlediğin

Hani, gök gözlerinde kaybolduğun kadın:

Acın derin

Açmadığındır artık için:

Ama tek Şahidin

Tek Duyan

Tek Bilen

Aşkın da masumiyetin de umudun da duayeni

Nasıl ki tek Servetin

Huda’nın eseridir aslında yazdıkların

Yeter ki:

O, ol desin

Figanı sessizliğe hapsedenin

Ve işte nefsinden

Arındığına binaen

Verdiğin her nefesin

Var mademki bir karşılığı

İç suyunu doya doya

Yükselt ruhunu arşı alaya

Attığın her adımda

Yüklendiğin her derdinde

Derinlerde yaşadığın kadar da varsın değer görmesin

Varlığın

Yokluğun değildir asla zalimi yok saydığından da öte

Yok sayıldığın ne ki üç beş densizin nezdinde?

Aşkla kıyama duran şu kalemin şu kelamın

Nesirler ve şiirlere doyamadığın

Kadar

Yetindiğin ömür

İhya edilesi tüm duyguların

Bak,

Nasıl da bakiyesidir şiir

Azıcık endamlı

Az buçuk yorgun ama dermanı yarınlarda saklı

Sandığından da öte sandıkların içinde

Sarmalında tüm duaların

Aşkın da fıtratı

Yâdında dünün yâd ettiğin muradını

Kandillerin de sönmez ışığı

Aşkla kıyama duran her günü her gönlü

Sevenlerin dilinde yükselirken de dualar

Sırlarına vakıf kâinatın

Belki de şehrin surlarına serili onca günahın

Affını dilediğin kadar Rabbinden

Ant içtiğin kadar da Kutsal Kitaba ve namusuna

Biz aciz faniler ki misafir olduğumuz kadar da dünyaya…

 

 

Kandiliniz mübarek olsun sevgili dostlarım.

 


( Sevenlerin Dilinde Yükselirken Dualar... başlıklı yazı GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... tarafından 15.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu