Auremyra, Dünya’nın ilk nefes aldığı yerde oluştu.
İnsan gelmeden önce vardı,
insan unutunca kapandı.
Toprak burada uyur ama ölmez.
Tohumlar bekler.
Çiçekler zamanı bilir.
Sekiz köşeli araçlar geldiğinde,
Auremyra hatırladı.
Ve Dünya yeniden
“yaşamak istiyorum” dedi.

-fısıltılar ne de güzeller öyle değil mi tatlım? 
-dalgalar her zaman fısıldar
-senin gibi tatlı ve zarifler
Elleri sevdiği kadının sivri ile yuvarlak arasında olan yüzünü avuçları arasına almış, alnını alnına dayamış ve dudakları ile tatlı ılık nefesini verir gibi birbirlerine fısıldayarak konuşuyorlardı. 
Saydam ve beyaz bir gökyüzü eşliğinde. Deniz kenarında koşuşan çocuklar ve bir kaç aile vardı. Onlar dağın eteğinin kenarında gözden uzakta dalgaların haşmetle beyaz köpükler saçarak dağlara çarpışını ve geri dönüşünü izliyorlardı. İnci gibi tatlı ve masum gözler birbirine parıldıyordu. Bal rengi saçları ve gözlerinin ve teninin uyumu ve kokusu adamın başını dönderiyordu. Kadın adamın güçlü kolları arasında kendini güvende hissediyordu. Uzun zamandır ilk kez güvende gibiydi. Çekinerek ama gittikçe kendini kaptırarak dalıyordu sessiz bulutun düşünceleri arasına dalar gibi adamın düşünceleri arasına. 
Benimle olmanı istiyorum, sonsuza dek 
Ben yakabilirim
Yak beni
Sarsabilirim
Sars beni
Durmuş zamanı anda benimle esir edebilirim 
Esirin yap beni
Canını yakabilirim
Yak
Acıtabilir ve kanatabilirim sözlerimle 
Hepsini yap, ne istiyorsan onu yap, bunu yap dünya güzeli sevgilim yeter ki yanımda ol
Seninle alay ederler, dalga geçerler, üzülürsün 
Senin yanında ben varım bunu sana kimse yapamaz 
Dudakları ıslak ve nemli bir gülün kokusu gibi birbirine mühürlendiğinde artık son ses müzik denizden geliyordu... Dalga sesi, rüzgarın sesi, görkemli güneşin ışıltısı ve gel git ile oluşan kayalardan, mercanlardan gelen sesler. 
Uzun vuslatlı gecelerde tatlı bir rüyaya uyanır gibi uyandı bu sabah Auremyra. Kollarını iki yana açtı ve sarıldı kendine. 
Çünkü düşünceler çeker iyi ve kötü olanı. Onca zaman kendine ilk kez varmıştı böyle iki sevgilinin varışı ve kavuşması gibi. Birbirinden ayırılan bulutların yeniden sevgi ile buluşması gibi buluştu kendiyle. 
Anlamıştı aslında onca zaman içindeki feryadın geçmişinden, yüzyıllar öncesi yaşadıklarından ötürü geldiğini ve sonunda yine kendine varmasıyla neticeye kavuşacağını.
Sarıldı yeniden kendine iyi bak dercesine. kendine gelircesine. "Özür dilerim, lütfen beni affet! Seni çok seviyorum" . Dedi kendine ve anladı. İçten dışa, dıştan içe sarılmanın bir dünyaya sarılır gibi olduğunu. Auremyra artık huzurlu, mutlu, sağlıklı bir ülkeydi, anaydı, kadındı, sevgiliydi, yarendi, kadındı, geç kız ve küçük bir kız çocuğuydu. 
Auremyra hatırladı sonsuz içindeki akan suların berrak, temiz ve parıltılı olduğunu. Artık içindeki bardak boşalmış, temizlenmiş ve çamurlu akıp gitmiş, zihni aktifleşmişti yeniden. 
Şimdi kendini yeniden kurma ve programlama zamanıydı. Öğrenme ve gelişme ve yeniden büyüme. İhtişamlı, onurlu, Saygın! Elit bir kadındı... Tüm mücevherleri bedeninde oluşan kum, çakıl, toprak, su bütünlemesindeydi. Işıltısı evrene bir ipeksi dokunuş gibi yayılıyordu. Saf ve berrak ve de pasparlak. 
Sevgi işte onu kendine getiren tek dokunuştu. Sevgi. Kendine olan sevgi ve saygısı. Önce kendini sevmeliydi ve sonra toprağını. Ve o da bunu yaptı. Tüm yaşam boyutları ve formlarıyla sevdi. Derinden ve içten. Geçmişe hoşçakalı sevgi ile sarılarak söyledi. Şimdiye sarıldı. Geleceğe merhabayı sevgi ile sarılarak karşıladı. 
Auremyra hatırladı... İçindeki sonsuz güzelliği ve sevgiyi. Kalktı yatağından, giyindi, süslendi ve yeni yollar aramak Üzere yola koyuldu. Bu defa sadece şimdide olmak ve yaşamak ve yaşatmak için kollarını açtı. 
Teşekkür ediyorum sarılıp sevgide duran ve okuyan herkese... 

( Tatlı Bir Sabah Uyandım Ben başlıklı yazı nurcan-dogru tarafından 12.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu