
Ertelenmiş düşler durağı
Hırpani tesellilerden ibaret olmasa
gerek sözcüklerin baskın karakterine
Eşlik eden umudun baş verdiği
Bazen mimozalar gibi sarı
Ama değilken de duygular yeknesak
Ve içten yaşayabilmenin geçmek
bilmeyen baharı
Bağrı delik deşik etse bile ne ki
yalnızlığın kelamı?
Bir düş ertesi
Belki de gerçeklerin ta kendisi
Ertelenmiş ruhlar sapağında
Göğün de bıçkın katedrali
Adeta vuku bulan o serenat
Sözcükleri yoldaş bilen nice tutanak
Aşkın erbabı değil elbet
Kuytular:
Kıymet bilmekle de eş değer…
Hâsıl olan şiirin ruhu
Öylesine endamlı ki bu tutku
Bazen ertelenmiş üç beş utku
Semiren duygular nasıl ki
hissikablelvuku
Aşkın endamı yolgeçen hanı değildir
elbet
Hayatın en kutsal makamı
Mevsimler doldurdu miadını
Oysaki sadece bir tek günde
Ardı ardına eşleşen nice duygu
Var olmakla ilintili şiirin nasıl ki
tuzu kuru;
Bazense şair öfkeli
Bıçkın dalgalara da geçmez iken sözü
Yaza yaza yâd ettiği dünü ne ki
Ömründen sökün eden binlercesi…
Bir günü daha yaşanır yapan
Yazmaya durduğu şu kalemin ruhu
Hem endamına yenik düşen
Bazense müsebbibi yok yere mangalda
kül bırakmazken
Mealini arar da arar sözcükler nasıl
da baskın
Miadı dolmuş olsa ne ki günün?
Yarınlar nasıl da yakın
Bir mizaç ki şairin peşrevi
Bir mihenk taşı ki
Şiirin sermayesi
Elbet hâsıl olan hikâyesi
Bir demlik ki ağzına kadar dolu
dertle
Bir demlendi ki mizaç yaşardığı kadar
yürek hicreti ile…
Kelamın hası
Yazmanınsa verdiği hazzı
Tekabül eden ilhamınsa uçuşan perde
arkası
Gönlün şiirle izdivacı
Olmuyor işte her kula nasip
Ne ederi var ilhamın
Ne de ket vurabilir zalim
Efkârı yitikse günün
Mutluluktur kalbin attığı zemin
Hüzünse eşrafın sunumu
Ahvalin katıksız esareti bilinmeze
Körpe bir imgeyi de baş tacı belledi
mi,
El aman demeden söner öfke.
Göğün metruk hazinesi
Görünmeze biat aşkın kefaret,
Tüm nefretine insanların elbet
İnat
Ettiği kadar şair
Aşktır eşrafı ilhamın
Özlemdir kavuşması çok yakın
Sorgu sual hak getire
İlla ki şair ve eşref saati gün ve
gece nöbette…