Gocaman Irabbım Gimseyi Açıkla Terbiye Ediveemesin 1 Bölüm
GOCAMAN IRABBIM GİMSEYİ AÇIKLA TERBİYE EDİVEEMESİN. -1. BÖLÜM-
Camilerde hocaların her Ramazan Ayında mutlaka anlattıkları bir kıssayı ben 2016 Yılında bir belediye otobüsünde Egeli yaşlı bir insandan bakın nasıl dinledim?
*****
Şiir etkinliğimiz bitmiş, artık eve dönme zamanı gelmişti. Arkadaşımla konuşa konuşa durağa geldik. Orada yollarımız ayrılıyordu. Ben normalde minibüse binecektim ama baktım ( hayret bir şey ) bizim mahalleye giden otobüs durakta bekliyor ve kalkmak üzere; hemen daldım tabii ki.
Otobüs adeta boştu. Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde bir dede ve on iki yaşlarındaki torunu gelip tam önümdeki koltuğa oturdular veeeee macera başladı.
Dede torununu yanına oturttuktan sonra sordu?
-Acıgıveedin mi gınalı guzum?
Gınalı guzusu belli ki fena acıkmıştı.
-He dede. Çok acıgıveedim. Hindi borda bi çebiş olsa tek başına yerin. (Yani diyor ki ‘’Şimdi burada bir keçi olsa tek başına yerim.’’ )
Dede sakallarını sıvazladı.
-Az daha sabır gınalı guzum. Bag sene ne deycen? Isanlar ( yani insanlar) niçin acıgır bileyon mu?
Çocuk, fen bilgisi derslerinden öğrenmişti bu sorunun cevabını belli ki. Anında cevap verdi:
-Isanlar bir şeyler yer. Yedikleri enerci olur vücutlarında. Ama zamanla bu enerci dükenir. İşte o zaman yeniden enerci depolamak için yemeleri lazımdır. Yanı yediklerimiz arabanın benzini gibidir. Benzin bitiverise araba duru. Benim benzin dükenmek üzere dede.
Dede gururla baktı torununa.
-Afferim benim agıllı torunum. Emme ısanların yemek yemeleri için bir sebep daha vardır. Yüce Irabbım ısanları açlık ile imtihan eder. Bakem aç iken de bene şükredecekler mi? Öyle ya varlıgda şükretmek goley. Sıkıyosa yoglukta şükredecen ki Allah gatında makbul olsun.. Yani torunum açlık bir nevi imtihandır.
Torun merakla sordu:
-Bizim TEOG gibi mi ?
Dede bilmiş bilmiş başını salladı.
-Ben deyverem KPSS, sen deyve TEOG. Emme bu imtihan daha zorlu. Şeytan bile bu imtihana dayanamamış.
Allahım Allahım. Dede değil derya. Dört kulağımı açmış dinliyorum adamı.
Dede devam etti.
-Gocaman Irabbım bir gün meleklerini çağrıvermiş. Onlara demiş ki ‘’ Gidin bene o Şeytan denen deyyusu çağırın.’’
Melekler birbirlerine bagıveemişler. ‘’ Ülen Şeytan bu. Kim bilir yine gimleri gandırıyo cavırın donuzu. Nerden bulceez’’ Diye düşünüveemişle.
Gocaman Irabbım meleklerin tereddüt ettiğini görünce ‘’ Dur şunlara yardım ediverem. Yoksa bulameycekler’’ Demiş. Sonra demiş ki. ‘’ Şu sıralarda Pensilvanya’da eyleşiyo. Dutun gollarından getiriverin.
Melekler dooru Pensilvanya’ya ucuveemişler. Bagmılla Şeytan orada yaşlı bi herifle gonuşuyo. Herife deyo ki: ‘’ Ula aagedeş anlameyon. Allah beni yarattıysa seni niye yarattı? Seni yarattıysa beni neye yarattı?’’
Hikayenin en güzel yerinde torun soruyu patlattı:
-Dedeee. Şeytan neye benzeyo?
Dede gayet ciddi bir şekilde cevap verdi:
-Bubaanneni gör Şeytanı görme. Aynen bubaannene benzeyo.
Torun cevap verdi:
- E o zaman baya gözelmiş Şeytan?
Dede atıldı.
-Ah dorunum ahhh. Bi de ‘’Ben dogtora gitmem. Gözlerim sağlam.’’ deyodun. Bag, gözlerin bozuk işte. Dogtor boşuna mı gözlük yazdı sene? Neyse nerede galmıştık?
Hah. Melekler Şeytana deyo ki: ‘’ Haydi hazırlan. Yüce Irabbım seni isteyo.
Neyse…Sonunda melekler Şeytanı Yüce Irabbımın huzuruna çıkartmışle. Yüce Irabbım Şeytana öfke ile bağırmış. ‘’ Ula deyyus, söyle bagem ben kimin, sen kimsin?’’
Şeytan hükela hükela ( Ukala bir şekilde yani ) cuvab veemiş: ‘’ Sen sensin, ben benin’’
Yüce Irabbım iyice gazaplanmış. Meleklere emretmiş :’’ Atın bu deyyusu Cehennem’e de Hanya’yı Gonya’yı göösün gavat.’’
Melekler, Şeytan’ı gollarından duttuğu gibi Cehennem’in gapısına götüveemişler.
Cehennemin gapısında zebaniler begleşiyoomuş.
Çocuk yine dayanamadı.
-Dedee. Zebani ne?
-Cehennemden sorumlu üst düzey bürogratlara zebani deyolar o alemde.
-Üst düzey bürograt ne?
-Yani Cehennem’in millet vekilleri, bağanları, müsteşarları, valileri, gaymagamları, belediye başganları…
-Eee Şeytan’ı cehennem’e adıveemişler mi?
-Hele diine, annedecen. ( Hele dinle anlatacağım)
Zebaniler Şeytan’a ‘’ Gel bagalım bizim oğlan. Seni begleyiyoruyduk’’ deyip içeri atmışlar. Sooona veemişler odunu gazanın altına, goca goca körüklerle basmışlar havayı, ataşı eyice bir çoğaltmışlar.
Böylece aradan tam yüz sene geçiveemiş. Yüz sene sonra Gocaman Irabbım meleklere ‘’ Gidin Şeytan’ı alıp huzuruma getiriverin gari. Bagem agıllandı mı gıran giresice deyyus?’’ Demiş.
Melekler yüz sene sonra tekrar Cehennem kapısına gelmişler. Zebaniler soruveemiş ‘’ Hayrola, neye geldiniz ki?’’ Melekler cuvab vermiş: ‘’Rabbımız Şeytan’ı isteyo’’
Zebani itiraz etmiş.’’Gusura galma gaadeş. Burası Cehennem. Giriş va, çıkış yok.’’
Melekler şaşırmış ‘’ Len ooolum burası Türk Telekom Arena mı ki giriş va çıgış yok? ‘’
Gapı önündeki zapırdıyı duyan baş zebani goşa goşa gelivemiş ‘’ Ne höngürdüyonuz ooolum?’’ Diye çıkışıveemiş melekler ile zebanilere. Durumu ona aanadıveemişler.
Baş zebani meleklere ‘’Gusura galman gardaş. Püresedür böle.’’ Deyince Yüce Irabbım bir başga meleğini gönderiveemiş hemen. O melek hemen olaya müdahale edip demiş ki ‘’ Yüce Irabbım deyo ki ‘’ Başlarım onların püresedürüne. Hemen salıveesinle Şeytan’ı, yoksa alayını Cennet’e sokarın.’’
Ben ağzım açık dinlerken torun yine araya girdi.
-Dedee ‘ Püresedür ne?
Dede cevap verdi:
-Gelenek diyem anna garii. Yani Cehennem’e giren bi daha çıgamıyo. Hele de Şeytan oluusa çıkmasının normalde mümkünü yok.
Dede daha başlamadan torun bir soru daha sordu:
-Eyi ya zebaniler salmasınlar Şeytan’ı. Allah da zebanileri Cennet’e atsın. Bundan daha güzel şey mi olu?
İçimden ‘’ Aha da şapa oturdun dede. Haydi buna da cevap ver.’’ Dediğim anda dede cevabı patlattı:
****
Dede ne cevap verdi, bundan sonrasında neler anlattı 2. Bölümde
Camilerde hocaların her Ramazan Ayında mutlaka anlattıkları bir kıssayı ben 2016 Yılında bir belediye otobüsünde Egeli yaşlı bir insandan bakın nasıl dinledim?
*****
Şiir etkinliğimiz bitmiş, artık eve dönme zamanı gelmişti. Arkadaşımla konuşa konuşa durağa geldik. Orada yollarımız ayrılıyordu. Ben normalde minibüse binecektim ama baktım ( hayret bir şey ) bizim mahalleye giden otobüs durakta bekliyor ve kalkmak üzere; hemen daldım tabii ki.
Otobüs adeta boştu. Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde bir dede ve on iki yaşlarındaki torunu gelip tam önümdeki koltuğa oturdular veeeee macera başladı.
Dede torununu yanına oturttuktan sonra sordu?
-Acıgıveedin mi gınalı guzum?
Gınalı guzusu belli ki fena acıkmıştı.
-He dede. Çok acıgıveedim. Hindi borda bi çebiş olsa tek başına yerin. (Yani diyor ki ‘’Şimdi burada bir keçi olsa tek başına yerim.’’ )
Dede sakallarını sıvazladı.
-Az daha sabır gınalı guzum. Bag sene ne deycen? Isanlar ( yani insanlar) niçin acıgır bileyon mu?
Çocuk, fen bilgisi derslerinden öğrenmişti bu sorunun cevabını belli ki. Anında cevap verdi:
-Isanlar bir şeyler yer. Yedikleri enerci olur vücutlarında. Ama zamanla bu enerci dükenir. İşte o zaman yeniden enerci depolamak için yemeleri lazımdır. Yanı yediklerimiz arabanın benzini gibidir. Benzin bitiverise araba duru. Benim benzin dükenmek üzere dede.
Dede gururla baktı torununa.
-Afferim benim agıllı torunum. Emme ısanların yemek yemeleri için bir sebep daha vardır. Yüce Irabbım ısanları açlık ile imtihan eder. Bakem aç iken de bene şükredecekler mi? Öyle ya varlıgda şükretmek goley. Sıkıyosa yoglukta şükredecen ki Allah gatında makbul olsun.. Yani torunum açlık bir nevi imtihandır.
Torun merakla sordu:
-Bizim TEOG gibi mi ?
Dede bilmiş bilmiş başını salladı.
-Ben deyverem KPSS, sen deyve TEOG. Emme bu imtihan daha zorlu. Şeytan bile bu imtihana dayanamamış.
Allahım Allahım. Dede değil derya. Dört kulağımı açmış dinliyorum adamı.
Dede devam etti.
-Gocaman Irabbım bir gün meleklerini çağrıvermiş. Onlara demiş ki ‘’ Gidin bene o Şeytan denen deyyusu çağırın.’’
Melekler birbirlerine bagıveemişler. ‘’ Ülen Şeytan bu. Kim bilir yine gimleri gandırıyo cavırın donuzu. Nerden bulceez’’ Diye düşünüveemişle.
Gocaman Irabbım meleklerin tereddüt ettiğini görünce ‘’ Dur şunlara yardım ediverem. Yoksa bulameycekler’’ Demiş. Sonra demiş ki. ‘’ Şu sıralarda Pensilvanya’da eyleşiyo. Dutun gollarından getiriverin.
Melekler dooru Pensilvanya’ya ucuveemişler. Bagmılla Şeytan orada yaşlı bi herifle gonuşuyo. Herife deyo ki: ‘’ Ula aagedeş anlameyon. Allah beni yarattıysa seni niye yarattı? Seni yarattıysa beni neye yarattı?’’
Hikayenin en güzel yerinde torun soruyu patlattı:
-Dedeee. Şeytan neye benzeyo?
Dede gayet ciddi bir şekilde cevap verdi:
-Bubaanneni gör Şeytanı görme. Aynen bubaannene benzeyo.
Torun cevap verdi:
- E o zaman baya gözelmiş Şeytan?
Dede atıldı.
-Ah dorunum ahhh. Bi de ‘’Ben dogtora gitmem. Gözlerim sağlam.’’ deyodun. Bag, gözlerin bozuk işte. Dogtor boşuna mı gözlük yazdı sene? Neyse nerede galmıştık?
Hah. Melekler Şeytana deyo ki: ‘’ Haydi hazırlan. Yüce Irabbım seni isteyo.
Neyse…Sonunda melekler Şeytanı Yüce Irabbımın huzuruna çıkartmışle. Yüce Irabbım Şeytana öfke ile bağırmış. ‘’ Ula deyyus, söyle bagem ben kimin, sen kimsin?’’
Şeytan hükela hükela ( Ukala bir şekilde yani ) cuvab veemiş: ‘’ Sen sensin, ben benin’’
Yüce Irabbım iyice gazaplanmış. Meleklere emretmiş :’’ Atın bu deyyusu Cehennem’e de Hanya’yı Gonya’yı göösün gavat.’’
Melekler, Şeytan’ı gollarından duttuğu gibi Cehennem’in gapısına götüveemişler.
Cehennemin gapısında zebaniler begleşiyoomuş.
Çocuk yine dayanamadı.
-Dedee. Zebani ne?
-Cehennemden sorumlu üst düzey bürogratlara zebani deyolar o alemde.
-Üst düzey bürograt ne?
-Yani Cehennem’in millet vekilleri, bağanları, müsteşarları, valileri, gaymagamları, belediye başganları…
-Eee Şeytan’ı cehennem’e adıveemişler mi?
-Hele diine, annedecen. ( Hele dinle anlatacağım)
Zebaniler Şeytan’a ‘’ Gel bagalım bizim oğlan. Seni begleyiyoruyduk’’ deyip içeri atmışlar. Sooona veemişler odunu gazanın altına, goca goca körüklerle basmışlar havayı, ataşı eyice bir çoğaltmışlar.
Böylece aradan tam yüz sene geçiveemiş. Yüz sene sonra Gocaman Irabbım meleklere ‘’ Gidin Şeytan’ı alıp huzuruma getiriverin gari. Bagem agıllandı mı gıran giresice deyyus?’’ Demiş.
Melekler yüz sene sonra tekrar Cehennem kapısına gelmişler. Zebaniler soruveemiş ‘’ Hayrola, neye geldiniz ki?’’ Melekler cuvab vermiş: ‘’Rabbımız Şeytan’ı isteyo’’
Zebani itiraz etmiş.’’Gusura galma gaadeş. Burası Cehennem. Giriş va, çıkış yok.’’
Melekler şaşırmış ‘’ Len ooolum burası Türk Telekom Arena mı ki giriş va çıgış yok? ‘’
Gapı önündeki zapırdıyı duyan baş zebani goşa goşa gelivemiş ‘’ Ne höngürdüyonuz ooolum?’’ Diye çıkışıveemiş melekler ile zebanilere. Durumu ona aanadıveemişler.
Baş zebani meleklere ‘’Gusura galman gardaş. Püresedür böle.’’ Deyince Yüce Irabbım bir başga meleğini gönderiveemiş hemen. O melek hemen olaya müdahale edip demiş ki ‘’ Yüce Irabbım deyo ki ‘’ Başlarım onların püresedürüne. Hemen salıveesinle Şeytan’ı, yoksa alayını Cennet’e sokarın.’’
Ben ağzım açık dinlerken torun yine araya girdi.
-Dedee ‘ Püresedür ne?
Dede cevap verdi:
-Gelenek diyem anna garii. Yani Cehennem’e giren bi daha çıgamıyo. Hele de Şeytan oluusa çıkmasının normalde mümkünü yok.
Dede daha başlamadan torun bir soru daha sordu:
-Eyi ya zebaniler salmasınlar Şeytan’ı. Allah da zebanileri Cennet’e atsın. Bundan daha güzel şey mi olu?
İçimden ‘’ Aha da şapa oturdun dede. Haydi buna da cevap ver.’’ Dediğim anda dede cevabı patlattı:
****
Dede ne cevap verdi, bundan sonrasında neler anlattı 2. Bölümde
Gocaman Irabbım Gimseyi Açıkla Terbiye Ediveemesin 1 Bölüm başlıklı yazı Sami Biber tarafından
19.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 15
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.