Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Cümle Kurmak Yırtık Gömleği Dikmeye Benzer



"Cümle Kurmak Yırtık Gömleği Dikmeye Benzer*"

Cümle kurmak yırtık gömleği dikmeye benzer; düğümü içten atarsan tene bakar, dışarıdan atarsan göze batar *

           Rüyada Yırtık Görmek Ne Anlama Gelir? - Diyadinnet Rüya TabirleriRüyada Yırtık Görmek Ne Anlama Gelir? - Diyadinnet Rüya Tabirleri

Hayatın en yalın gerçeği bu belki de. Düşünsene; eski, sevdiğin bir gömlek var elinde. Yırtılmış, ama atmaya kıyamadığın bir gömlek. Dikmek istiyorsun, çünkü o yırtık yer sana bir hikâyeyi hatırlatıyor. Belki bir kavga, belki bir ayrılık, belki de sadece zamanın hoyratlığı. İğneyi ipliği alıyorsun, oturuyorsun bir köşeye. Ama işte mesele orada başlıyor: Düğümü nasıl atacaksın? İçten atarsan, yani o gömleği giyen insanın tenine yakın, neredeyse derisinin altına saklayarak… Rahat olur. Giyince hissetmezsin bile. Yırtık kapanır, gömlek yine gömlek olur. Ama dışarıdan bakınca belli olur mu? Olur. Küçük bir iz kalır, hafif bir kabartı, “burası dikilmiş” dedirten bir işaret. Kimse görmez belki, ama bilen bilir. Sen bilirsin. Dışarıdan atarsan düğümü, estetik olsun, temiz görünsün diye… O zaman göze batar. Hemen fark edilir. “Aaa burası yırtılmış da dikilmiş” derler. Güzel görünür belki ilk bakışta, ama teni rahatsız eder. Kaşır, batırır, giydikçe hatırlatır: “Burası aslında kırık, burası tamir edilmiş.” Ve en kötüsü, o batma hissi hep seninle kalır. Cümleler de böyle değil mi? Bazen birine içinden geleni söylersin. Düğümü içten atarsın. Acıtır belki biraz, ama samimidir. Karşındaki anlar ki o sözler kalpten çıkmıştır. Yarayı kapatır, ilişkiyi onarır. İz kalır belki, ama o iz sevgi izidir. Unutulmaz, ama batmaz da. Bazen de susarsın, çünkü dışarıdan atmak istemezsin düğümü. “Ya yanlış anlaşılırsa, ya göze batarsa, ya kırarsa?” diye korkarsın. O zaman cümle dışarıdan dikilmiş gibi kalır. Kibar, düzgün, ama içi boş. Karşındaki “güzel söyledi” der belki, ama teninde hissetmez hiçbir şeyi. Ne sıcaklık, ne yara, ne de iyileşme. Talha Bora Öğe’nin o alıntısı tam da bu yüzden vuruyor işte. Çünkü hepimiz bir yerlerde o gömleği dikiyoruz. Kimine içten, kimine dıştan. Kimine batıyor, kimine batmıyor. Ama en önemlisi şu: Dikmekten vazgeçmemek. Yırtık bırakmamak. Çünkü yırtık bırakırsan, zamanla gömlek tamamen dağılır. Cümle bırakırsan, kalp tamamen susar. Bazen az konuşmak en büyük dikiş aslında. Çünkü susmak da bir cümledir. İçten atılmış, tene değen, ama kimseyi incitmeden duran bir düğüm. Bazen de konuşmak zorunda kalırsın, dışarıdan görünse bile. Önemli olan niyetin temiz olması. İğnenin ucunda sevgi varsa, düğüm nereye atılırsa atılsın, bir yerden sonra batmaz olur. Evlat, diyor ya o yaşlı teyze…
Cümle kurmak yırtık gömleği dikmeye benzer.
Düğümü içten atarsan tene bakar,
dışarıdan atarsan göze batar. Ama dikmezsen?
O zaman ne tene bakar, ne göze.
Sadece açıkta kalır her şey.
Ve soğuk üfler içinden. İyi ki dikiyoruz hâlâ.
Bazen yanlış yerden, bazen acıtarak,
ama dikiyoruz ya…
O yeter.

 

 



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 8
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Cümle Kurmak Yırtık Gömleği Dikmeye Benzer

kul mehmet kul mehmet