Rüzgâr sert estiğinde
kokun savrulmasın diye
seni kalbimin en yeşil yerine bırakıyorum,
orada mevsimler incinmez,
orada fırtına diz çöker zamana.
Göğsümün içindeki o saklı bahçede
adını, yağmurdan sonra toprağa düşen ilk ışık gibi
usulca serpiyorum.
Kokun, bir çocuğun avucunda sakladığı
camdan bir yaz hatırası kadar narin,
kırılmasın diye nabzımın yumuşak çitleriyle çeviriyorum etrafını.
Şiirden bir yaprak koparıyorum sonra
henüz mürekkebi kurumamış,
henüz göğe bakmayı unutmamış bir yaprak.
Seni onunla sarıyorum,
harfler tenine değsin,
mısralar üşümene engel olsun diye.
Sevebildiğim kadar değil,
sevmenin bana yetmediği kadar seviyorum.
Kalbimin en kuytu yerinde
bir kuş kanadı gibi çırpınıyor adın,
her atışta biraz daha çoğalıyor göğsümdeki gökyüzü.
Sanki içimde sakladığım bir baharsın sen
dalından düşmeyen umut,
solmayan sabah,
rüzgâra rağmen dimdik duran bir çiçek.
Sonra gülüşünü üzerime örtüyorum;
gecenin karanlığına karşı
ışık dokunmuş bir battaniye gibi.
Gözlerimi kapadığımda
kirpiklerime asılı kalıyor neşen,
rüyalarımın alnına sıcak bir öpücük konduruyor.
Uykuya değil,
senin sesinin gölgesine sığınıyorum aslında.
Çünkü dünya ne kadar sert eserse essin
ben seni kalbimin en yeşil yerinde sakladıkça
hiçbir rüzgâr kokunu savuramayacak,
hiçbir gece gülüşünü söndüremeyecek.
Ve ben,
şiirden bir yaprağa sarılmış bu aşkı
ömür denen ağacın
en yüksek dalında
titremeden taşıyacağım.
(
Sana Böylesine Deli Misali başlıklı yazı
basak--kaya tarafından
19.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.