Birgün Unutulursun Sanmıştım 4
Bazen sevgi, gözlerin gördüğü yerden başlamaz.
Bir dağın ardında hiç doğmamış bir güneşi beklemek gibidir.
Kimsenin fark etmediği bir tohumu,
Yıllarca toprağın karanlığında korumak gibidir.
Çünkü bazı bağlar, suretlerden önce doğar.
Yüzler değişir.
Mevsimler değişir.
Aynalar değişir.
Ama ruhun içinde bir yerde,
Zamana ait olmayan bir öz kalır.
Ben seni orada tanıdım.
Gülüşünün kıyısında değil,
Bakışlarının renginde değil,
Kalabalıkların sana verdiği isimlerde hiç değil.
Ben seni, sessizliğinin içindeki o görünmez ülkede sevdim.
Bir kuşun kanatlarından önce gökyüzünü sevmesi gibi.
Bir nehrin denizi görmeden ona doğru akması gibi.
Bir yıldızın, gecenin kendisine ait olduğunu bilmesi gibi.
Öyle.
Çünkü dünya, güzelliğe hayrandır.
Parlayan şeyleri alkışlar.
Güçlü duranları över.
Eksiksiz görünenleri kutsar.
Ama sevgi başka bir dildir.
O, çatlak vazoların içinde kalan son çiçeği fark eder.
Kırılmış dalların hâlâ göğe uzandığını görür.
Sönmeye yüz tutmuş bir lambanın içindeki son ışığı korur.
Bir insanın değeri,
Taşıdığı kusursuzlukta değil.
Kırıldığı yerlerden sızan hikâyelerinde saklıdır çünkü.
Kim bilir.
Belki gün gelir bütün renkler çekilir dünyadan.
Bütün aynalar kararır.
Bütün yollar sisle örtülür.
Belki insan kendine bile yabancılaşır.
İşte o vakit anlar insan.
Kendini sevmek ne kadar zor bir yolculuktur.
Çünkü insan bazen kendi içinde kaybolur.
Kendi yaralarını seyretmeye dayanamaz.
Kendi enkazının arasında yürümekten yorulur.
Ve tam o sırada.
Bir başkasının sevgisi çıkar karşısına.
Kışın ortasında unutulmuş bir ateş gibi.
Issız bir limanda sabaha kadar bekleyen fener gibi.
Yıkılmış bir mabedin içinde hâlâ yanmaya devam eden kandil gibi.
Ne istemeden.
Ne şart koşmadan.
Sadece var olarak.
İşte gerçek sevgi biraz buna benzer.
Bir ağacı meyvesi için değil, gölgesi için de değil.
Köklerinin toprağa tutunma inadını sevdiğin zaman başlar.
Bir denizi maviliği için değil.
Derinliklerinde sakladığı karanlığıyla kabul ettiğin zaman büyür.
Bir insanı da en çok,
Dünyanın ondan vazgeçebileceği yerlerde seversin.
Çünkü sevgi.
Parlak günlerin değil,
Sönen ışıkların dilini bilir.
Ve ben biliyorum.
Yıllar geçecek.
Rüzgârlar başka yönlerden esecek.
Takvimler değişecek.
Şehirler eskiyip yenilenecek.
Ama bazı duygular vardır ki zamanın elleri onlara dokunamaz.
Tıpkı denizin dibinde duran eski bir inci gibi,
Tıpkı bin yıllık bir ağacın kökleri gibi,
Sessizce yaşamaya devam ederler.
Çünkü bazı aşklar kavuşmak için değil,
İnsanın içine sonsuzluğu öğretmek için gelir.
Bazı insanlar kalmak için değil,
Bir ömür sürecek izler bırakmak için geçer hayatımızdan.
Bir zamanlar adını taşıyan fırtınalar diner.
Gökyüzü yeniden sakinleşir.
Kıyılar yeniden sessizliğe alışır.
Ama okyanus,
İçinden geçmiş hiçbir dalgayı bütünüyle unutmaz.
Ve ben biliyorum.
Yarın yine başka bir hikâye anlatacağım sana.
Çünkü bazı insanlar bir anı değildir.
Ömrün boyunca yazılan uzun bir romanın
Bitmeyen bölümleridir.
Her gün yeni bir sayfa açılır.
Her gece başka bir cümle düşer kalbin karanlığına.
Ve bazı aşklar bir şiir değildir sevgilim.
Her sabah yeniden doğan,
Her akşam başka bir renge bürünen,
Son satırı hiçbir zaman yazılamayan,
Uzun bir destandır.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.