
Çürük bir düş’ ün çekimi: teğet
geçilesi gerçeklerin de yerçekimi:
Azat edilesi bir düş:
Meczup gölgelerden ırak yâdında göç
Dünden arakladım bir imge bedelinde
Belki de rayiç değeri ölüm olmalı
Dünde kalan öğretilerin nazenin dili.
Ana baba mirası ve yerleşik duaların
katı
Erişilesi bir mertebe olsa olsa
Renklerden azı düşü
Sözcüklerden gönül sürgün
Çürük bir düş’ ün çekimi
Muadili gerçek aslında
Mevsiminse yokken şeceresi
Semiren bir gök semiren bir yer
Bakracın dibi yanık semaverde pişer
çay,
Dercesine iftar öncesi demlenmiş
Sahura kalkmaya yeltenmiş
Bir kul ki yerden gökten uzak
Allah’ına yakın kimine göre savsak
Oysaki vakur ve inançlı
Aşkın garbında saklı duası
Ve yüreğinin kırık sarkacı
Seyyah gün seferisi döngünün
Şifası Allah’tan Rabbine yakaran
Mümin
Sancılı gün doğumu dünde kaldı madem
Mateminin sırtını sıvazlayan âlem
Arkası sağlam önünde yokuş
Yalnızlığı yok sayan tutunduğu o ağaç
Elbet Çınarı elbet en ulvi ve ulu
Dağı
Bahşeden nasıl ki Mevla
Şimdiler nasıl da hızlıca geçerken
Dünde kalsa da nice öğreti elbet
yarınlara yeten
Bir yetim bir de öksüz
Asla değil çulsuz
Belki de ruhundaki o yarık
Kavuşulası sadık bir tebessüm
Aşkın ihbarı koşmakla eş değer
sevebilmenin meali
Sağım solum önüm arkam
En sevdiğimse sırtımda hüzün hırkam
Annemin ördüğü kırmızı saçlarıma
şimdi yağarken kar
Belki de kandığım kadar cihana
Kardığım kadar da önümü
Kanamaya meyyal bir yürekteki o közü
o sözü
Kimse sarsamaz ezelden
Rabbin adı dilimde
İnancın tadı gönlümde
Aşkla erdiğim şu mübarek günün yüzü
suyuna hürmeten
Aşk nasıl ki eşkâlim
Emsalsiz mevsimin esen delişmen
yeliyim
Belki de rüzgârın kızıdır mahlasım
Aşkla hemhal Rabbim ulvi Sırdaşım…
Yazarın
Önceki Yazısı