Hacivat Ve Karagöz-2-

Perde açılır, ışık yanar,
tef ve davul coşkulu çalınır. Hilal gökte parıldar.
HACİVAT (nazikçe, ritimli
girer):
Yâr bana bir eğlence, yâr bir eğlence!
Perde yeniden açıldı, seyirci coştu işte!
Ramazan ortası, iftar vakti yaklaştı,
Ama bir bela var: Pide kayboldu, naber Karagöz naber?
KARAGÖZ (fırlayarak
girer, eller havada, öfkeli ama komik)
Ulan Hacı Cavcav, ne bağırıyorsun be yine?
Pideyi gördüm dün akşam, mis gibi kokuyordu yine!
Bu sabah kalktım, yok ortada, kayıp olmuş pide!
Kim çaldı lan o sıcacık, susamlı güzel pideyi?
HACİVAT (kafiyeyle, lafı
çevirerek):
Sakin ol Karagöz'üm, telaş etme boş yere,
Belki komşu aldı, belki kedi götürdü gizlice!
Ama şüpheleniyorum senden, itiraf et bakayım,
Gece sahurda mı yedin, midene mi attın yani?
KARAGÖZ (göbeğini tutup
kahkaha atar.)
Ben mi? Vay anam vay! Ben oruçluyum Hacı Efendi,
Pideyi görsem "Âmin" der yutardım bir seferde!
Ama dün gece rüyamda pide gördüm, üstüne bal kestim,
Uyanınca ağzım sulandı, midem zil çaldı!
HACİVAT (gülerek,
dedektif gibi)
O zaman araştıralım, perdeyi dolaşalım,
İlk şüpheli: Davulcu! Geldi kapıya, bahşiş istedi ha ha!
"Ramazan pidesi ver" dedi belki, sen vermeyince aldı,
Şimdi davulunu çalıp pideyi yiyor, oh mis gibi!
KARAGÖZ (sinirlenir,
yumruklarını sıkar)
Davulcu mu? Ulan o herif! "Zil çal çal" diye bağırır,
Bahşiş vermeyince küfür eder, gider gider!
Hadi gidelim kapısına, soralım "Nerede pide?" diye,
Bulamazsak davulunu kırarız, ohh ne güzel şenlik!
HACİVAT (korkuyla, ama
güler)
Dur be Karagöz'üm, şiddet yok bu ayda,
Ramazan affetmek ayı, yumruk değil dua ayı!
Belki yetim çocuktur aldı, aç karnına gördü pideyi,
O zaman helal olsun, sevap yazar Allah defterine!
KARAGÖZ (birden yumuşar,
iç çeker)
Haklısın be Hacı Cavcav, doğru söylüyorsun,
Yetimse aldıysa, bin bereket olsun o pideye!
Ama ya yoksa? Ya fırıncı unuttuysa pişirmeyi?
O zaman ben fırına gider, "Pide nerde lan?" diye bağırırım!
HACİVAT (kıkırdayarak,
kafiyeli)
Fırına gidelim birlikte, soralım ustaya,
"Pideyi kim aldı?" deriz, bakarız suratına!
Belki de fırıncı kendisi yemiş, utanır bakar,
"Bana kaldı son pide" der, verir bir tane daha!
KARAGÖZ (neşeyle zıplar)
Hah şöyle! Fırıncıdan alalım iki tane daha,
Birini yeriz, birini komşuya veririz ha ha!
Ramazan'da paylaşmak en güzel şey değil mi?
Pide kaybolsa da gönlümüz dolu, neşe taşar!
HACİVAT (gülümseyerek,
seyirciye döner)
Bakın efendim, perde şenlendi yine,
Karagöz'le ben, dostuz can ciğeriz ezelden!
Pide bulunur mu bulunmaz mı, Allah bilir,
Ama kahkaha bitmez, Ramazan bereketi gelir!
KARAGÖZ (seyirciye
bağırır, el sallar)
Ne dersiniz efendim, perdeyi kapatalım mı?
Yoksa "Aç aç!" diye bir tur daha mı oynatalım?
Ramazanınız şen, pideleriniz bol olsun!
Kahkahalarınız hiç eksik olmasın!
İkisi birden (el ele,
selam verir)
Hoşça kalın efendim, Allah'a emanet olun!
Bayramınız mübarek, sofralarınız pide dolu olsun!
Perdeyi kapattık kırmadık
gönül, asmayın suratınızı bol bol gülün
Fırsat bulursanız bize de
gelin bizde de gülün neşe dolsun gönlümüz
Mehmet Aluç
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.